• BIST 97.859
  • Altın 145,775
  • Dolar 3,5783
  • Euro 3,9984
  • Samsun 20 °C
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 23 °C
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI
  • SAMSUNSPOR'A 83 BİNLİK REKOR CEZA
  • BASIN TOPLANTISI İPTAL EDİLDİ
  • GÖSKU YAŞADIĞI O ANLARI ANLATTI

İskender Bey

Bayram Ocak

İskender Bey

Kosova’da  Osmanlı İmparatorluğuna ait eserleri gördükçe  atalarımızla gururlanıyor fakat  her  mezarlık ve  evde asılı , kırmızı zemin üzerinde iki başlı  kartal şeklinde olan Arnavutluk  bayrağını gördükçe de şaşırıyorduk. Burası Yugoslavya’ ya ait bir yerleşim yeri idi .

Dağ köyünde ki bir okula, daha önceden belirlenen  yardım malzemesi getirmek üzeri hazırlık  yapılırken, başka bir köyde 1500’lü yıllardan kalan Osmanlı’ya ait bir caminin Araplarca restore edilmek istendiği haberi üzerine o köye uğrayıp durumu araştırmamız istendi. Köy baraj gölüne hakim tepeye kurulmuş, Kosova direnişin sembolü Uçk’nın  merkezi Zur’a  bağlı, yeşillikler içerisinde şirin bir yerleşim yeri idi. Osmanlı’dan kalan bir tarihi eseri Arap mimarisine göre neden restore etmek isterler ? Araplar buralara hiçbir zaman hakim olmamıştı.  Ülkemiz bölgede yol, su, kanalizasyon, güvenlik ve  insani yardım konularında oldukça etkin ve  tarihinde bu bölgeye hakimken , Araplar birkaç asır sonra ,ekonomik yardım ve destekle yanınızdayız mesajını vermeye çalışıyordu. Nasıl ülke bölündükten sonra başka bir devletin bayrağı orada sallanıyorsa, parçalanmış vatanlarda söz sahibi olmak isteyen devletlerin  varlığı da kaçınılmazdır.

Arapların varlık nedeni ise, bağımsızlık savaşında orada kendilerine ait savaşçıların bulunmasıdır. Nasıl ki Hristiyan olan devletler köylerden topladıkları insanlara üs bölgelerinde kilise içerisinde yardım malzemesi dağıtıyorsa,  orada varlığın olan devletler, kendi ülkelerinin propagandasını yapıyordular.

Yardım malzemesi getirdiğimiz köy oldukça bakımsız ve fakir bir yerleşim yeri idi. Sınıfa girdik, tahta sıralar ile bir öğretmen masası, masanın arkasında ki duvarda yağlı boya çalışması ile yapılmış bir şahsın resmi.

Öğretmene,tercüman yardımı ile ’’ Bu kim ? ‘’ diye sorduk.

‘’Bizim milli kahramanımız İskender bey ‘’ dedi. ‘’Ne yapmış ülkeniz için ?’’

‘’Türklerle savaştı onları buraya koymadı.’’

‘’Peki biz kimiz ?’’ diye sorduk. ‘’Türk askerisiniz’’ dedi.

600 yıl hüküm sürmüş bir imparatorluk ve onun  devamı olan Türkiye Cumhuriyetin askerleri, atalarının hüküm sürdüğü topraklara yardım elini uzatmış ve atalarıyla savaşan adamın resminin altında o okula yardım malzemesi  veriyor. Gurur  ile hüzün arası bir duygu karmaşası içinde idik.

Peki İskender Bey kimdir ?

İskender Beyi  babası Yuvan, Osmanlı sarayına rehin olarak gönderdi. Edirne'de II. Murad'ın hizmetinde bir iç oğlanı eğitimi görürken  Müslüman oldu ve İskender adını aldı. Osmanlı sarayına alındığı zaman 18-19 yaşlarındaydı, Osmanlıda önemli askeri hizmetlerde bulundu Anadolu ve Rumeli seferlerine katıldı. 1443 yılın Morava muharebesi sırasında kaçmış, sancak beyi olduğunu ilan eden sahte bir fermanla Kroya kalesini ele geçirmiştir. 1468'de ölümüne kadar Osmanlı Devleti'nin Arnavutluk’ta yerleşmesine karşı mücadele etmiştir.

 Oysa uzun yıllardır kendi vatanımız içerisinde askerlerimizi şehit edip, ayrılıktan bahseden binlerce insan ile aynı bayrak altında yaşıyoruz. Bu insanlar mecliste siyaset yapıp, yeri geldi mi bölgenin gençlerini sokaklara dökerek isteklerinin kabul edilmesi için çalışıyorlar. Biz yıllar sonra Avrupa’nın bir şehrinde atalarımızla savaşan adamın bize rahatlıkla anlatılmasına kızarken, yıllar sonra gençlerimiz , askerlerimizi şehit ettirenlerin  siyasette  rahatlıkla konuşmalarına şahit olacaktır.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim