• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Samsun 24 °C
  • Ankara 25 °C
  • İstanbul 30 °C
  • HELAL OLSUN SANA !
  • DİALİBA MALATYASPOR’A VEDA ETTİ   
  • DAHA ÇOK ÇALIŞMALIYIZ !
  • HELAL OLSUN SANA !
  • DİALİBA MALATYASPOR’A VEDA ETTİ   
  • DAHA ÇOK ÇALIŞMALIYIZ !

DANANIN KUYRUĞUNUN...

Adnan Bahadır

DANANIN KUYRUĞUNUN KOPMASINA NEDEN OLAN OLAY

Dün pazar  olması  nedeniyle  kayınçomla   ilgili  yazıya  bir  nebze  ara  verdik, bugün  kaldığımız  yerden devam  edeceğiz. Aslında bugün yazmamız gereken konu Ak Parti İl Başkanlığı'nda geçtiğimiz hafta gündeme getirilen DENGE  Gazetesi  ile  ilgili konuyu  enine  boyuna  tartışmaktı, ancak  siz  değerli   okurlarımızın  ısrarla ve merakla beklediğiniz  yazı  dizisinin devamına  ara  vermek  istemediğimden  konumuza  kaldığımız yerden devam edeceğiz. Sadece bir hususun  altını çizerek bazı  gerçekleri ifade ettikten sonra asıl konumuza geçmek istiyorum.

Malumunuz geçtiğimiz hafta Ak Parti  Milletvekili aday adayları ile ilgili  yapılan temayül oylaması ile ilgili yazdığım köşe yazısında  tavukçudan, boyacıdan  İl Yönetim Kurulu Üyesi yaparsanız  kamyoncular  birinci çıkar demiştim. Bu yazıyı bir yönetim kurulu üyesi  fotokopi yapıp tüm İl Yönetim Kurulu Üyeleri'ne dağıtmış, ardından da  toplantıda  DENGE  Gazetesi'nin partiye alınmaması  yönünde  bir  gündem açılması istenmiş. İl Başkanı konuyu gündeme almamış ancak  bu işin başını çeken arkadaşımızın kim olduğunu merak ettim ve araştırma sonucunda  İl sağlık müdürlüğünün yemek ihalesini  alan Aşçıbaşı  yönetim kurulun üyesinin  olduğunu, diğer tavukçularla, boyacıların da desteklediğini  öğrendim.

Bu arkadaşlarımızın unuttuğu şey DENGE Gazetesi'nin yaklaşık 3 yıldır Ak Parti İl Başkanlığı'na girmediği halde dimdik ayaklata durması bir yana Kamyon şoförleri, Vezir Hazretleri, Yağ tulumları, Ademciğim, böyyüük iş adamları, hadedehaneciler, bazı  milletvekilleri  bu gazetenin aldığı reklamlara  müdahale edip reklam sahiplerinin  verdikleri reklamı  geri çektirmiş olmalarına rağmen dimdik ayakta durmuştur. Dördüncü  yılında olan bu gazete  bu günden sonra  bazı  zırtopozların  uğraşması ile kaybedeceği hiç bir şeyi olmadığı gibi, bilakis o tür insanların  karşımızda  olmasından onur duyarız. Değil onlarla yan yana durmak yemek yedikleri kaptan yemek yemeyiz, su içtikleri kaptan su içmeyiz, aksi halde onların pis huylarından bizlere de bulaşmasından endişe ederiz.

Gelelim asıl konumuza  Merkez İlçe  Başkanlığı'nı  İbrahim  Sandıkçı'nın  kazanması ile birlikte Ak Parti'de siyasi yelpaze  Ali Akyüz'den yana esmeye başladı, Fuat  Köktaş  merkez ilçeye hiç aday çıkarmamış olsa idi  İl Başkanlığı'nı kazanmasında en ufak bir problem olmazdı. İbrahim  Sandıkçı'nın seçimi kazanması ilk  bakışta  şer olarak gözükse de aslında çok iyi oldu, İbrahim Sandıkçı'nın gerçek kimliği toplum tarafından öğrenilmiş oldu ve kendi kendisini bitirdi. Bugün kü  konumuz  ise   Fuat  Köktaş ile mesafeli olan hukukumuzun bitme noktasına gelmesine neden olan olay sonrasında aramızdaki ilişki bitme noktasına geldi.

Malumunuz Yıldırım  Kömürcülük eskiden sahil şeridinde Liman bölgesinde  faaliyet göstermekte idi, Y. Ziya Yılmaz  sahilimi istiyorum kampanyası ile sahili açmak istiyordu. Bu  doğrultuda Yıldırım  Kömürcülük'e  sahayı boşaltmasını  söyleyince onlar da yer bulunması şartı ile olur demişler. Bunun üzerine Mülkiyeti hazineye ait olan Samsunspor  Kulubü'ne  tahsis  edilmiş   Tekkeköy  bölgesindeki 55 dönümlük araziyi kendisi de kulüp başkanı olması nedeniyle  Yıldırım'lara  tahsis ederek liman bölgesindeki  yerlerinden oraya taşınmalarını temin etmiş. Ardından Samsunspor Kulubü'nün paraya ihtiyacı olduğundan onlardan 60.000 Dolar borç para almış, ancak onlar parayı borç verirken başkan hibe olarak düşünmüş.

Aradan belli bir dönem geçince Yıldırımlar parayı istemiş, başkan hayır o para kulübe yardım olarak alındı deyince  mahkemelik olmuşlar. Bu arada Yıldırımlar taşındıkları yerin etrafından 170 dönüm arsa  almışlar. İşin enteresan tarafı aldıkları bu arsa kendi şahsi mülkleri olmasına rağmen, oturdukları 55 dönümlük hazine arazisi ile birleştirerek tek parsel haline getirmişler. Ardından ise  hazineye ortaklıktan ayrılmak için izalei şuyu  davası açarak bu arsanın satışını istemişler (Şu anda Vahap Çelik'in İlkadım'da yaptığının aynısı) Arsanın gerçek değeri o günkü rakamlarda  5 trilyon lira iken 200 milyar gibi  çok komik bir rakamla satışa çıkarıldı. Y. Ziya Yılmaz bana  bu olaya  engel olmamız gerektiğini, zira burada kamunun çok büyük zarara uğratıldığını, tüyü bitmemiş  yetimin burada hakkı olduğunu söyleyince ben de tamam dedim. Y. Ziya Yılmaz'ın derdi kamunun parasının heba olması olmadığını çok iyi biliyordum, onun derdi kendisini mahkemeye veren Yıldırımlar'dan intikam almaktı. Ancak  benim için önemli olan kamu  malının birilerine peşkeş çekilmesinin önünde durmak  olduğundan olayı sahiplendim. Olayı  sahiplendim de ne  oldu derseniz yine bize ayrılan yer bittiğinden bir başka yazıda bundan sonraki bölümü anlatmak üzere kalın sağlıcakla

 

 

  • Yorumlar 10
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim