BURHAN'IN FENDİ TOPSAKAL'I YENDİ
Yazıma başlamadan bir hususa değinmekte yarar görüyorum. Köşe yazılarıma genellikle olumlu yorumlar yazan değerli okurlarıma teşekkür ediyorum. Ancak takdir edersiniz ki herkesin köşe yazılarımı beğenmesi imkânsız, benim de böyle bir derdim yok zaten. Önemli olan hakkı ve doğruyu konuşmaktır. Bundan yirmi, belki de otuz yıl önce merhum Doktor Osman Mutlu ağabeyle bir sohbetimizde, kendisine o günkü SSK Hastanesi'nde bir başhekimle ilgili, “Nasıl biri, kendisinden herkes memnun mu?” diye sorunca bana hayatım boyunca unutamayacağım bir ders verdi ve dedi ki: “Bak Adnancığım, sevgili kardeşim, bir yöneticiden herkes memnunsa anla ki hayatında hiç bir iş yapmamış, sadece sandalyesinde oturup gelene gidene gülücükler dağıtmış. Bu adam kötü adamdır. Yöneticiden herkes şikâyetçi ise o da çok zulmetmiştir, herkes kendisinden şikâyetçidir, o da kötü adamdır. Toplumun yarısı memnun, yarısı şikâyetçi ise demek ki adam güzel işler yapmış, iyi insanlar memnun, kötüler şikâyetçidir. İşte o adam iyi bir idareci ve iyi bir insandır.” Allah rahmet eylesin, Osman ağabeyi severdim. Eşi Yaşar ablayla 1996 yılında annemciğimle birlikte hac yaptık, çok kıymetli bir abladır. Oğlu İlker de iyidir, Allah selamet versin. Bu detayı verme nedenimi sanırım anlamışsınızdır. Yukarıda da dediğim gibi bizim kimseyi memnun etme veya üzme gibi bir derdimiz yok, derdimiz topluma doğruları anlatmaktır.
Gelelim yazı başlığımıza. Uzun zamandan beri MHP ile ilgili köşe yazmadım, program da yapmadık. Bazı okurlarımız ısrarla neden yapmadın deyince birkaç kelam etme gereği duydum. MHP, ilkeli insanların oy verdiği, ağırlıklı olarak ülkücü camianın oluşturduğu milliyetçi, muhafazakâr bir partidir. Merhum Alparslan Türkeş'in ölümünün ardından koltuğa oturan Devlet Bahçeli, rakipsiz Genel Başkan'dır. Rakipsiz derken zaman zaman rakipleri olsa da hepsini alt etmesini becermiş, adı gibi arkasında Devlet olan bir liderdir. Zaman zaman bazı bölünmeler olmuş, İYİ Parti, BBP, Zafer Partisi ve Anahtar Parti bu oluşumlardan meydana gelmiştir. Bu doğrultuda Samsun'da da MHP'den kopanlar İYİ Parti'ye ve diğer partilere kaymışlardır. Ülkücü camianın muhafazakâr kesimi MHP'de lidere bağlı olarak yoluna devam etmiş, Cumhur İttifakı'na tepkili olanlar İYİ Parti saflarına katılmış veya onu desteklemiştir. Erhan Usta da bu furyadan nasibini almış, önce MHP'den milletvekili olmuş, ardından liderin haberi olmadan yaptığı açıklamalar sonucunda partisinden ihraç edilip soluğu İYİ Parti'de almıştır.
İlyas Topsakal, Samsun'da hiç siyaset yapmamış, ülkücü camiayla uzaktan yakından ilgisi olmamış, öğrenciliğinden sonra akademisyen olarak yoluna devam etmiş, ardından Türk Cumhuriyetleriyle ilgili çalışmaları olmuş, topluma üst perdeden bakan yapıya sahip bir siyasetçi olarak karşımıza çıkmıştır. Taban siyasetiyle uzaktan yakından ilgisi olmayan, ocak kültürüyle uzaktan yakından bağı bulunmayan bu arkadaş, şehre geldiği günden bugüne dek sürekli hatalar yapmış ve sonunda hem MHP Genel Merkezi'nde hem de Samsun'da umduğunu bulamamış bir siyasetçi unvanına kavuşmuştur. Bu kadar kısa sürede camiasından ve toplumdan bu kadar tepki almayı beceren ender siyasetçilerdendir. Şehre ilk geldiğinde edindiği çevreden başlamak üzere gittiği yerlerde yaptığı konuşmalardaki hataları ve özellikle de yerel seçimlerde aday tespitlerinde bazı arkadaşları direkt ilçe belediye başkan adayı olarak topluma lanse edip ardından hiç birinin olmaması, kendisine olan inancı ciddi anlamda zedelemiştir.
Yaklaşık bir yıldan beri İl Başkanı Burhan Mucur'u görevden aldırıp yerine atanacak ismi de topluma çekinmeden lanse eden Topsakal, bazı yakın arkadaşlarına da ilçe başkanı bulmaları konusunda gizli çalışmalar yaptırmış ama tamamında hüsrana uğramıştır. Bu kadar acemice siyaset yapan bu arkadaşımız, Genel Merkez nezdinde de İzzet Ulvi Yönter ekibinin adamı olarak kabul gördüğünden o yönüyle de sıkıntı çekmektedir. Nihayetinde görevden aldıracağım dediği Burhan Mucur, koskoca Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekilini alt ederek İl Başkanlığı koltuğunda kalmayı başarmış ender siyasetçilerden biridir. Son olarak SAMÜ Rektörlüğüyle ilgili bir arkadaşı Devlet Bahçeli'ye getirmiş, onunla resim vermiş, bir açılışta da yeni Rektör SAMÜ içerisinden olmalı ifadesini kullanarak bu arkadaşımızı desteklediğini ima etmiştir. Umarım o arkadaş atanır ama çok zor gözüküyor. SAMÜ'de 57 aday var. Sayın Cumhurbaşkanı, bu aday bolluğunda "görev verilmez alınır" mantığıyla bunların dışında birini atarsa şaşırmam. Topsakal burada da çuvallarsa artık şehre nasıl gelecek merak ediyorum. Yazı başlığımda da dediğim gibi, “Burhan'ın fendi Topsakal'ı yendi” ifadesi tam anlamı ile gerçekleşmiştir. Ama Burhan Mucur yine de Topsakal'la çalışma konusunda esnek ve saygılı bir yapıya sahip olduğundan bir şey yokmuş gibi davrandığını kamuoyu gözlemlemiştir. Arkadaşımıza tavsiyem, bu işi bilen, aklı başında ağabey olarak kabul edeceği kim varsa onlarla oturup istişare etsin. Bir de yakın dostlarını üzüp kendisinden uzaklaştırmasın. O insanların ona ihtiyacı yok ama onun onlara var. Ayrıca siyasette en önemli şey güvendir. Şu ana dek Topsakal, kendi yakın çevresine de topluma da beklenen güveni veremediğini bilmeli diyerek sözlerime son veriyorum. Kalın sağlıcakla.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.