Mehmet Ali Coşkuner

Mehmet Ali Coşkuner

BAYRAMIN GÖLGESİNDEKİ DÜNYA

Kurban Bayramı…

Asırlardır sadece dini bir vecibenin yerine getirildiği kutsal günler değil; aynı zamanda paylaşmanın, yardımlaşmanın, kardeşliğin ve insan olmanın yeniden hatırlandığı özel zamanlardır.

Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Hz. İsmail’in sadakatini temsil eden bu büyük bayram; aslında insanlığın vicdan muhasebesidir.

Fakat bugün dünya, bayramların ruhuna yakışmayan ağır bir karanlığın içinden geçiyor.

Bir yanda savaşlar…

Diğer yanda ekonomik krizler…

Bir tarafta açlık ve sefalet…

Öte tarafta milyarlarca dolarlık silah ticaretleri…

İnsanlık, teknoloji çağının zirvesine ulaşırken vicdan konusunda belki de tarihinin en zayıf dönemlerinden birini yaşıyor.

Gazze’de çocuklar bayram sabahına bomba sesleriyle uyanıyor. Yıkılmış evlerin enkazı arasında insanlar hayatta kalma mücadelesi verirken, dünyanın büyük bölümü sadece ekranlardan izlemekle yetiniyor.

Rusya-Ukrayna savaşı yıllardır sadece iki ülkeyi değil, küresel ekonomiyi de derinden sarsıyor.

Enerji krizleri, gıda fiyatlarındaki artış ve küresel enflasyon; savaşların artık sadece cephede değil, insanların mutfaklarında da yaşandığını gösteriyor.

Ve şimdi dünya yeni bir gerilim hattının gölgesinde…

İran ile İsrail arasında yaşanan karşılıklı saldırılar, Orta Doğu’yu yeniden büyük bir savaşın eşiğine sürüklüyor. İran’ın bölgedeki etkisi, İsrail’in güvenlik politikaları, ABD’nin müdahil pozisyonu ve Körfez ülkelerinin hassas dengeleri; sadece bölgesel değil küresel bir tehdit oluşturuyor.

Çünkü Orta Doğu’da çıkan bir savaşın etkisi yalnızca o coğrafyayla sınırlı kalmıyor.

Petrol fiyatları yükseliyor.

Enerji maliyetleri artıyor.

Küresel ticaret daralıyor.

Ekonomiler sarsılıyor.

Bugün dünyanın yaşadığı ekonomik kırılganlığın en büyük sebeplerinden biri de işte bu bitmek bilmeyen jeopolitik gerilimlerdir.

Silaha ayrılan bütçeler büyürken, insanlığa ayrılan umut küçülüyor.

Tam da bu nedenle Kurban Bayramı’nın taşıdığı anlam bugün çok daha değerlidir.

Çünkü kurban; sadece bir ibadet değildir.

Kurban, paylaşmaktır.

Kurban, vicdandır.

Kurban, “Ben tokken komşum aç mı?” diye düşünebilmektir.

Kurban, insanlığın yeniden merhameti hatırlamasıdır.

Türkiye’ye baktığımızda ise vatandaşın son yıllarda ağır ekonomik şartlar altında yaşam mücadelesi verdiği açıkça görülüyor.

Yüksek enflasyon, hayat pahalılığı, kira fiyatlarındaki artış, temel ihtiyaç ürünlerine gelen zamlar ve alım gücündeki düşüş; toplumun geniş kesimlerini derinden etkiliyor.

Eskiden bayramlar haftalar öncesinden hissedilirdi.

Çocuklar bayramlık heyecanı yaşardı.

Evlerde telaş olurdu.

Komşular arasında ikramlar hazırlanırdı.

Bugün ise birçok aile bırakın kurban kesmeyi, bayram sofralarını kurabilmenin hesabını yapıyor.

Kurbanlık fiyatlarının ulaştığı rakamlar da ekonomik tablonun en net göstergelerinden biri haline geldi. İnsanlar artık sadece ibadetin manevi yönünü değil, ekonomik yükünü de düşünmek zorunda kalıyor.

Fakat tüm zorluklara rağmen Türkiye toplumunun önemli bir özelliği hâlâ ayakta duruyor.

Dayanışma ruhu…

Depremde gördük…

Sel felaketlerinde gördük…

Yangınlarda gördük…

Gazze için yapılan yardım kampanyalarında gördük…

Bu millet, zor zamanlarda birbirine omuz vermeyi bilen bir millettir.

İşte siyaset kurumuna düşen en önemli görev de tam burada başlıyor.

Toplumu ayrıştırmak yerine birleştirmek…

Gerginliği artırmak yerine umut vermek…

Ekonomik sorunları inkâr etmek yerine çözüm üretmek…

İnsanlar artık sadece siyasi tartışmaları değil; huzuru, güveni ve geleceğe dair umut duymayı istiyor.

Türkiye’nin bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey; üretimi artıran güçlü ekonomi, adalete güven veren güçlü hukuk sistemi ve toplumsal birlik duygusunu koruyan güçlü bir devlet anlayışıdır.

Güçlü devlet sadece askeri güçle ayakta kalmaz.

Güçlü toplum, güçlü ekonomi ve güçlü adalet olmadan hiçbir ülke uzun süre ayakta kalamaz.

Belki de Kurban Bayramı’nın asıl mesajı tam olarak budur…

Paylaşmak…

Birlik olmak…

İnsanı yaşatmak…

Dünyanın bugün daha fazla teknolojiye değil, daha fazla vicdana ihtiyacı var.

Çünkü bayramlar sadece takvimdeki özel günler değil, toplumların insanlık aynasıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet Ali Coşkuner Arşivi
SON YAZILAR