AK PARTİ'NİN İNTİHARI OLUR

Gazetecilik mesleğine başlayalı 18 yılı geçti. Gerek yazdığım köşe yazıları nedeniyle gerekse yapılan haberler nedeniyle 400 civarında davaya girdim. Büyük bir bölümünü kazandım ama kaybettiklerim de olmadı değil. Mahkemelerin yüzde doksanı, eleştiri sınırını aştığımız ve hakarete varacak boyutta yazılar olduğu iddiasıyla açılan davalardı. İlk zamanlarda çok sert ve eleştirel yazılar yazmama rağmen çoğundan beraat ediyordum. Zaman geçtikçe durum tam tersine döndü. Bugün o yazıları yazsam zamanımın çoğunu cezaevinde geçirmek zorunda kalırım. Neden böyle bir girişle yazıma başladığıma gelecek olursak, şundan eminim ki ülkemizde fikir özgürlüğü her geçen gün azalmakta. Kimse en ufak bir eleştiriye tahammül edemiyor. Adli yargıda da sürekli değişen ceza yasaları ve HSYK'nın yapısındaki değişikliklerden sonra, atama noktasında hakim ve savcıların çok daha temkinli davranmak zorunda kaldıkları da bir gerçek. İnsanlara hakaret etmek asla doğru değil, ben buna kesinlikle katılmıyorum. Hiç unutmuyorum, geçmişte yazdığım bir yazıyla ilgili mahkemede hakim bana "Bunu neden böyle yazdın?" diye sorduğunda, "Hakim Bey, ben özgürlük hakkımı kullandım, siz de hakim olarak kendi hakkınızı takdir edin" demiştim. Benim literatürümde özgürlük, bedelini ödemek kaydıyla bireylerin dilediğini yapmasıdır.

Ancak çıkarılan bazı yasaların özgürlükleri ciddi anlamda engellediğini de söylemeden geçmek istemiyorum. Örneğin ben 2012 yılında Samsunspor'la ilgili bir köşe yazmıştım. Köşe yazımda da 2002 yılında İçişleri Bakanlığı Dernekler Masası denetçilerinin Samsunspor'la ilgili verdikleri raporları yazmıştım. Taraflar beni mahkemeye verdi. Ben hakimin karşısına elimdeki belgelerle çıkmama rağmen mahkeme, haberin güncelliğini kaybetmesi gerekçesiyle köşe yazıma tamı tamına 8 ay hapis cezası vermişti. Gelelim asıl söylemek istediğime; geçtiğimiz hafta Kurban Bayramı'nı Of'ta geçirmek üzere şehir dışına çıktım. Köydeki evde eksikleri yapayım derken adeta telefonum kilitlendi. Konuyu hiç bilmediğimden azıcık araştırayım dedim. Önce Ersan Aksu Bey'i aradım, konu nedir dedim. Basın İlan Kurumu'ndan ilan alan internet siteleri ve gazetelerle ilgili iki maddeyi geçtiğimiz yıl Anayasa Mahkemesi iptal etmişti. Bu maddeler, Basın İlan Kurumu'nun 195 sayılı Kanunu'nda yer alıyordu. Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü bununla ilgili bir taslak hazırlayıp meclise sunmuş. Mecliste de taslak üzerinde AK Parti grubu bir tartışma yapmış, ardından buna enteresan bir madde ilave ederek komisyona havale etmişler. Normalde hazırlanan yasa teklifinde sadece şu var; Basın İlan Kurumu'ndan resmi ilan alan gazeteler Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı yayın yapamaz minvalinde iki madde bulunuyormuş. Ancak AK Parti Grubu bu iki maddenin dışında enteresan bir madde eklemiş. Taslağa eklenen maddede özetle aynen şu var; "...her ne surette olursa olsun laikliğe aykırı olarak propaganda yapan veya telkinde bulunan kimse, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile yargılanır.”

Bu bana önce asparagas haber geldi ve Ersan Bey'i arayınca o da doğru deyince emin olun ne diyeceğimi bilemedim, adeta aptallaştım. İşin enteresan yanı yasa teklifi AK Parti grubunda geçtiğimiz haftalarda tartışılmış, ardından plan bütçe komisyonuna gelmiş, önümüzdeki günlerde de yasalaşacak. Plan Bütçe Komisyonu Başkanı ve Vekilimiz Dr. Mehmet Muş Bey'e durumu anlatan bir mesaj attım, o günün akşamında AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik Bey bürokratik hata veya ona benzer bir açıklama yaptı biraz rahatladım. Ancak içimde hala daha bir ukde var, bir oldu bittiye getirilip yasalaşırsa Allah'a yemin ediyorum AK Parti'ye benim evimden bir tane dahi oy çıkmaz.

Ben öyle ötesi berisi oynayan bir adam değilim. Neysem açık ve net söylerim. Ben Milli Görüş geleneğinden gelmiş, laiklikle ilgili tavrı açık ve net belli olan bir adamım. Laikliği adam gibi din ve devlet işlerini ayırmak olarak anlayıp öyle hareket etseler eyvallah ama bu ülkede yıllarca laiklik adı altında Müslümanlara zulmedildi. Alttan yeni nesiller yetişmemesi için imam hatip orta okulları kapatılıp kökü kesildi, yetmedi 8 yıllık eğitimi almayan çocuklar Kuran kurslarına gidemez denildi, yetmedi 28 Şubat zulmü yapıldı. 24 yıllık AK Parti iktidarında bunca güzel kazanımlardan sonra böyle bir yasa kabul edilirse emin olun AK Parti'nin intiharı olur. Allah'a peygambere inanmamak suç değil laikliğe inanmamak suç olacak öyle mi? Gidin Allah aşkına. Benden söylemesi, gerisini siyasetçiler kendileri bilir. 5816 sayılı kanunu Merhum Menderes çıkardı ama buna rağmen dar ağacına gitti. Sanırım matlup hasıl oldu, kalın sağlıcakla.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Adnan Bahadır Arşivi
SON YAZILAR