Tamir etmeyi unutan insanlar

Bir şey bozulduğu zaman artık kimse neden bozulduğunu merak etmiyor. Hemen yenisi alınıyor. Çünkü çağımızın en büyük alışkanlığı çözmek değil, değiştirmek. Üstelik bu sadece eşyalar için geçerli değil.

Bozulan telefon değişiyor, eskiyen ayakkabı çöpe gidiyor, sıkılan insan ortam değiştiriyor. Kimse uğraşmak istemiyor artık. Çünkü tamir etmek sabır istiyor. Emek istiyor. Bir şeyin içini açıp anlamaya çalışmak gerekiyor. İnsanlar artık sonucu seviyor ama sürece tahammül edemiyor.

Eskiden evlerde tornavida sesi olurdu. Babalar bozulan bir radyoyu açar, çocuklar merakla izlerdi. Bir şey çalışmadığında hemen vazgeçilmezdi ondan. Önce anlamaya çalışılırdı. Şimdi ise her şey yapıştırılmış gibi üretiliyor zaten; açılmasın, tamir edilmesin, direkt yenisi alınsın diye. Çünkü sistemin istediği şey uzun ömür değil, sürekli tüketim.

Ama insan bunun içinde fark etmeden kendini de harcıyor. Sürekli yenisine alışan biri, eskimeye başlayan hiçbir şeye değer vermemeye başlıyor. Bu bazen dostluk oluyor, bazen aşk, bazen de insanın kendisi. En ufak çatlakta vazgeçmek normalleşiyor.

Oysa tamir etmek çok insani bir şeydir. Bir cihazın içini açıp saatlerce uğraşmak, lehim kokusunun arasında çözüm aramak, sonunda küçücük bir parçayı düzeltip yeniden çalıştığını görmek… Bunlar insana garip bir tatmin verir. Çünkü orada sadece eşya değil, emek de yeniden ayağa kalkar.

Belki de bu yüzden artık birçok insan yaptığı hiçbir şeyden tam anlamıyla keyif alamıyor. Her şey fazla hızlı tüketiliyor. Müzikler birkaç gün içinde eskiyor, filmler bir haftada unutuluyor, insanlar birbirine birkaç mesaj sonra yabancılaşıyor. Sürekli yeniye koşarken hiçbir şeyin ağırlığı hissedilmiyor artık.

Halbuki bazı şeylerin değeri, ne kadar dayandığında saklıdır. Çizilmiş bir gitarın, yıllarca kullanılan bir masanın, eski bir ceketin ayrı bir ruhu vardır. Çünkü zaman taşırlar. İnsan da biraz böyledir aslında. Yaşadıklarıyla anlam kazanır.

Belki de mesele şudur: Tamir etmeyi unutan bir toplum, bağ kurmayı da yavaş yavaş unutuyordur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Muhammet Torun Arşivi
SON YAZILAR