• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Samsun 26 °C
  • Ankara 29 °C
  • İstanbul 32 °C
  • HELAL OLSUN SANA !
  • DİALİBA MALATYASPOR’A VEDA ETTİ   
  • DAHA ÇOK ÇALIŞMALIYIZ !
  • HELAL OLSUN SANA !
  • DİALİBA MALATYASPOR’A VEDA ETTİ   
  • DAHA ÇOK ÇALIŞMALIYIZ !

ZALİME ENGEL OLMAK YA DA ZİHİNSEL ENGELLİ OLMAK

İsmail Okutan

Dünyanın tüm zulüm, sömürge ve işgal beldelerinde fiili uygulamalarda, zorbalıklarda olduğu gibi kelimeler, kavramlar, sözlerile insan zihniyle de baskı unsuru oluşturulur. İnsanın zihin dünyası manipüle edilir. Bundan dolayı ısrarlıbir şekilde hayata dokunmaktançekinen, korkak kalabalıklaroluşturuluponların adına geleceklerini inşa ederler. Komikbir yazgısı vardır bu hikâyenin. Bir ülkede parayı ve imkânı ele geçiren güçler insana ait olan,  kendi hükümranlıklarına aykırı olan her şeyi değiştirmek isterler. Özellikle insanın düşünce kodlarıyla oynarlar, zihinleri kendilerine itaat edecek duruma getirirler. Bir çeşit gönüllü kölelik sistemi oluştururlar.

   Zalimin zulmüneengel olmak kişinin karakterini ortaya koyan bir tavırdır. Aynı zaman da karakterin gerçekleştirdiği bir tavırdır. Görünürde önünde bir neden, bir engel bulunmadığı halde kişi nasıl olur da zulüm ver haksızlığaengel olmaz, konusu bir tez konusudur. Benim anladığım şudur; zalime ya da zulme engel olmak aslında herkesin istediği bir durumdur. O karakterli, o asil duruşu aslında herkes sergilemek ister. Kişi kendisinin doğal yapısında bulunan bir tavrı eğer dışarıdan bir müdahale olmaksızın sergilemiyorsa demek ki o kişide arıza vardır. İşte o da zalime engel olmaktan alıkoyan zihnin bir güç tarafından kodlanmış olmasıdır.Yani gerçekte zihinsel engelibulunma durumudur. Engelli olmak, özürlü, kısıtlı olarak kabul edilen kişinin bazı organlarının eksik, yetersiz ya da işlevini yitirmiş olması değil zulme engel olmamasıdır. Zalime engel olmayan kişinin yüreğinin ve beyninin her hangi bir yerinde bir eksiklik, bir özür vardır. Bundan dolayı korku ile hareket edip zalime engel olamamaktadır. Bundan dolayı yeryüzünde aşkla yürümeyi becerememektedir.Hep korku ile yürümektedir. Korkakça yaşamaktadır. Oysaki toplumda engelli olarak tanınan insanlar korkusuz yaşamaktadırlar.

Zulüm denince akla sadece savaş ve işgal beldelerindeki ölüm, katliam, işkence, açlık ve göç olayları gelmektedir. Oysaki asıl zulüm haksızlık, adaletsizlik, inkâr, şirk,nankörlük ve ihanettir. Zulümayrıca bir şeyi gerektiği gibi yapmamak, ölçüsüz davranmak, haddi aşıp haksızlık yapmak demektir.  Zulmün zıddı adalettir. Adalet ise; her şeyi Allah istediği yapmaktır. Her şeyi yerli yerine koymak, her işte ölçülü olmaktır. Allahın verdiği zihin melekelerini doğru kullanıp işleri doğru yapmaktır. Zulüm insanı yakar, yıkar ve yok eder.Adalet ise insanı yaşatır. Hayat ancak adaletle kaimdir. “Allah göğü yükseltti ve ölçüyü koydu ki dengeden sapmayasınız. Ölçüyü düzgün tutasınız ve eksik tartmayasınız’’ ayeti kerimesi hayatın ince çizgisini ortaya koymuştur. O ince çizgi ölçüyü düzgün tutmak, dengeli olmaktır.

Mazluma yardım etmek gerektiği kadar zalime de yardım etmek gerekir. Mazluma nasıl yardım edileceğini herkes bilmektedir. Ancak zalime yardım etmek konusu yeterince bilinmemektedir. Genellikle de zalim olanlar kalabalıklarısindirip baskı altına aldıkları için zalime yardım konusu aslından çıkıp zalimin zulmüne yardım olarak algılanmaktadır.Zalime yapılacak en iyi yardım ve destek onu zulmünden vazgeçirmektir. Allah Resulü(sav) şöyle buyurmuştu: “Zalim de olsa, mazlum da olsa kardeşine yardım et, Mazluma yardım ederim, zalime nasıl yardım ederim? diye soran sahabeye; “Onu zulümden alıkoyarsan, bu da ona yardımdır.” (Buhari) İnsanlar zalime zulmünü engelleyerek yardım etmezlerse azap şimşeklerini üzerlerine çekmiş olurlar. “Şüphesiz ki insanlar zalimi görüp de onun zulmüne engel olmazlarsa, Allah’ın kendi katından göndereceği bir azabı hepsin üzerine yayması yakındır.” (Tirmizi)

Zalimin zulmüne engel olmak gerekirken onun zulmüne destek olmak büyük felaketlere yol açacak bir durumdur. Firavuna destek olanlar kurtulmayı umarlarken denizde birlikte boğuldular. Yüce Rabbimiz ‘’Bak zalimlerin sonu nasıl oldu!(Kasas-40)’’ diyerek bizi uyarmaktadır. “Kim bir zalimin bekâsı için dua ederse, yeryüzünde Allah’a isyan edilmesinden hoşlanıyor demektir.”(Beyhaki)Hadisi Şerifini okuduktan sonra zihinsel engelli olmayan her insan zalimin zulmüne engel olmaya çalışır. Aksi takdirde Allahın azabı gelip bizi bulacaktır. Toplumsal bir helak anlamadığımız bir şekilde elimizdeki her şeyi, hatta canımızı bile alıp götürebilir.

 

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim