• BIST 107.202
  • Altın 145,447
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • Samsun 25 °C
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 26 °C
  • KÖKTAŞ'TAN SAMSUNSPOR'A ZİYARET
  • SAMSUNSPOR'DA DURMAK YOK
  • SAMSUNSPOR'UN RAKİBİ GİRESUNSPOR
  • KÖKTAŞ'TAN SAMSUNSPOR'A ZİYARET
  • SAMSUNSPOR'DA DURMAK YOK
  • SAMSUNSPOR'UN RAKİBİ GİRESUNSPOR

YILAN KİME DEĞERSE DEĞSİN....

Adnan Bahadır

YILAN KİME DEĞERSE DEĞSİN YAŞAMAMALI

Toplumumuzda çok kullanılan bana değmeyen yılan bin yaşasın ifadesi materyalist zihniyetin ürünü olup, Allah'a ve ahiret gününe inanan hiç bir müminin bu şekilde düşünmesi doğru değildir. Zira İslam Dini müminlerin kardeş olduğunu, birisinin canı acıdığında diğerinin de acıdığını beyan etmektedir. Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir kuralına inanan hiç bir mümin kendisinden başkasının çektiği sıkıntıya duyarsız kalamaz.

Osmanlı Devletinin çöküşünü hızlandıran en önemli etkenlerden birisi de vatandaşın Devlete olan güvenini yitirmesidir. Bunun nedeni Osmanlı'nın son dönemlerinde çetelerin, eşkiyaların kontrol edilememesi ve toplanan vergilerin bu tür insanlar tarafından toplanması sonucu halka yapılan zulumdür. Devletin olmadığı yerde veya adaletin tecelli etmediği ortamlarda mafyalar, çeteler, eşkiyalar devreye girer. Çetelerin, mafyaların en dürüstü insanlara zulüm noktasında tereddütsüz her türlü kötülüğü yapmaktan geri kalmaz. Bu tür insanların ölçüsü çıkarları olduğundan onlarda insaf, merhamet duygusu olması söz konusu olamaz.

İşin enteresan yanı nedir bilir misiniz? Bu şerefsizler kendilerini topluma lanse ederken Hak'dan adaletten bahsedip, devletin çözemediği işleri çözdüklerini söyleyip insanları öyle kandırırlar. Bazılarına zaman zaman yakın durup iç dünyalarını öğrendiğimde adamların doğruluk ve dürüstlükten anladıkları tek şeyin sadistçe menfaat beklentileri olduğunu bizzat müşahade ettim. Ama bu tür adamların yanlarında kendilerini pazarlayan insan görünümündeki yaratıkların olduğunu görünce insanlığımdan utandım.

Piyasada kendisini Adalet bilmem kim olarak tanıtan çete bozuntusunun baş pezevengi durumundaki insan yaratığının yaptığı en önemli iş; bu çete bozuntusunu topluma pazarlamaktır. Anlattıklarını dinlediğinizde sanki bir Allah dostundan bahsettiğini zannedersiniz. Anlattığı çete bozuntusunun asker anılarından başlar, siyaset ve devlet adamlarının onun karşısında nasıl el pençe durduklarından çıkar. Anlattıklarının tamamına yaklını yalandır, sadece bazı korkak bürokratların davranış biçimleri doğrudur onun dışındakilerin tamamı yalandır.

Adam askere gidince oradaki komutan adını adalet bilmem kim vermiş de ondan sonraki hayatında bulunduğu ortamlarda adaleti hep o sağlamış ta daha neler neler. Bu adam ilkokul düplomasını dahi dışardan almış, hayatının hiç bir döneminde helal para kazanmamış, öz kardeşlerini dolandırmış, yiyenlerinin durduğu dükkanı satın alanlardan para alıp, öz yiyenlerini sokağa koymuş, her türlü uyuşturucuyu kullanan, sürekli şehir dışına zamparalık yapmaya giden üç kağıtçının, şerefsizin birisidir.

Peki bu adamlardan sana ne diyen dostlarımızın olduğunu biliyorum, onlar da kendilerine göre haklılar, ancak yıllar yılı herkes bu insanlardan korkmuş, çekinmiş, Allah belalarını versin, bana dokunmasınlar da kime dokunursa dokunsunlar mantığı ile hareket etmiş bu şerefsizler de bunu fırsat bilip şehrin kanını emmişler. Düşünebiliyor musunuz birbuçuk milyonluk koskoca bir şehirde üç beş tane çapulcu herkesi dize getirip istedikleri gibi At oynatmış. Bir şehir bu kadar vurdumduymaz, bu kadar sorumsuz nasıl davranır anlamış değilim.

Adam şehrin Valisi bir Belediye Başkanı bu şerefsizlerden dayak yiyor, gidip durumu Valiye anlatıyor Vali git onlarla anlaş diyor, hiç bu kadar acizlik, bu kadar sorumsuzuluk olabilir mi? Hatta o Vali bu çete bozuntularını yanına alıp poz vererek yemek yemekten zevk alıyor. Hele ki bu şehirden gitti de millet rahatladı. Ancak bu tür bürokratların derhal görevden alınmaları gerekiyor, aksi halde gittikleri yerdeki çetelerle iş birliği yaparlar. Bundan iki yıl önce yazlıktan çıkıp şehre gelirken arabanın önünden bir yılan geçti, durup öldürmek istedim, sonra boşver deyip gittim, aradan bir hafta geçince birde ne göreyin yılan bizim yazlığın bahçesinde demek ki bana değmeyen yılan bin yaşamıyormuş, mutlaka bir gün sizin evinize geliyormuş. Şehirdeki siyasetçiden bürokrata, iş adamından esnafına varıncaya hatta özellikle bizim meslekte olanların bu tür insanların değil yanında olmak kıyından, köşesinden dahi geçmeleri halinde bir gün mutlaka ve mutlaka zarar göreceklerinden emin olabilirler. Bu nedenle yılan kime değerse değsin yaşamamalı. Kalın sağlıcakla

  • Yorumlar 12
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim