• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Samsun 21 °C
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 26 °C
  • BİLLY ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI 
  • DİALİBA TAMAM GİBİ    
  • TAKIMDAKİ EN ÇALIŞKAN OYUNCULARDAN BİRİ 
  • BİLLY ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI 
  • DİALİBA TAMAM GİBİ    
  • TAKIMDAKİ EN ÇALIŞKAN OYUNCULARDAN BİRİ 

Türk İnsanı Nereden Nereye!

Salih Parlak

Türk İnsanı Nereden Nereye!
Evet, ne günler gördük!
60 ihtilalinde bir gençtik.
969 Kanlı Pazar’ını yaşadık.
12 Mart 71’de öğretmen idim.
M Ali Aybar-Mihri Belli Sosyalistliği;
Tartışılıyor…
Genç Subaylar siyaset sahnesindeydi.
Devletin tepesinde siyasi kavgalar…
İsmet İnönü-Celal Bayar kavgaları…
Ülkede taş üstüne taş konmamış.
Devlet tamamen askeri otoriteye emanetti.
Adam kayırmalar… ihale yolsuzlukları…
Devleti eline geçirenlerin ilk işiydi.
1980’de neler oldu?
171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi
Yeni anayasa ile sendikalaşma kaldırıldı,
grev hakkı yasaklandı.
Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi
73 kişiye -doğal ölüm raporu- verildi,
43 kişinin -intihar ettiği- bildirildi
1970'li yılların ortalarında başlayıp;
yıllarca Türkiye'yi kasıp kavuran;
siyasal şiddet olayları;
 12 Eylül askeri müdahalesiyle birlikte
"bir gün" içerisinde hissedilebilir bir biçimde azaldı .
kısa bir süre büyük ölçüde durdu.
1983 seçimlerinin ertesine kadar süren;
12 Eylül dönemi boyunca;
binlerce kişi tutuklandı.
binlerce kişi sıkıyönetim mahkemelerince;
çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı.
12 Eylül darbesinin asıl haklı sebebi;
ülkede anarşinin önüne geçilememesidir.
1980 yılına gelindiğinde;
ülkedeki insanlar arasında birçok gruplar oluştu, bloklaşmalar yaşandı.
Türkiye’nin nerdeyse tüm bölgelerinde;
büyük bir anarşi baş gösterdi.
İnsanlar rahatça sokağa çıkamaz oldu.
Bunun en büyük örneği;
Ordu’nun Fatsa ilçesinde;
seçimle gelen belediye başkanı;
ülkedeki kargaşa ortamını fırsat bilerek;
Fatsa’da kendi bağımsızlığını ilan etti.
Hatta kendi yargısını kurdu;
insanları ülkenin başı Ankara’dan;
tamamen bağımsız olarak;
infaz etmeye başladı.
fail-i meçhul cinayetler… suikastlar...
Bedrettin Cömert Ankara’da…
Abdi İpekçi İstanbul Teşvikiye’de…
İşçi Partisi il başkanı Ceyhun Can;
yazıhanesinde öldürüldü.
bunlar sadece yapılan suikastların;
 çok küçük bir kısmını oluşturuyordu.
Ülkede hükümete karşı yapılan grevler;
güçlenmeye başlayan sendikalar;
artık hükümete iyice baskı yaptı.
Sanayinin çarkları durma noktasına geldi.
Bir grevde sadece 40.000 işçi iş bıraktı.
Toplumun büyük çoğunluğu;
kendi arasında sağ ve sol diye ayrılmıştı.
Pol-Bir ve Pol-Der dernekleri polisler arasında;
yaşanan ayrışmanın en açık göstergesiydi.
12 Eylül 1980 darbesinin haklı sebeplerinden biri;
Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik darboğazdı.
tüm dünyada 1970 ekonomik durgunluğu vardı.
İthalat şartlarında iç talep artırılması;
yüksek enflasyon oranları oluştu.
ortalama yıllık % 20 olan enflasyon oranı,
1978–1980 döneminde % 75’e fırladı.
cari açık hızla arttı… 1977’de  % 7,1 ‘e ulaştı.
Hükümet IMF ve Dünya Bankasının kapısını çaldı.
 dışarıdan alınan para arttı.
sıcak paraya ülke muhtaç idi.
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel;
 “70 Sent’e muhtacız” sözü acziyetini gösterdi.
Bu yanlış politikalar;
hızla yükselen işsizlik %16,1’lere fırladı.
Halk artık evine temel ihtiyaçlarını karşılayamadı.
“tüp kuyruğu, yağ kuyrukları” oluştu.
Demek isteriz ki; Kenan Evren Paşa;
Ahirete yapayalnız… cemaatsiz gönderildi.
Şimdi nerelere geldik!
PKK…
1988 yılında Bağdat ile İran’ın desteğiyle;
.kuruldu… palazlandı.
Türkiye’ye girişte İran’dan da yararlandı.
Komşu üç ülkenin sağladığı bu hareket alanı
İç bölgelere daha fazla sızarak,
Türk Silahlı Kuvvetleri’ni daha geniş;
kontrolü zor bir alana yayılmaya zorladı.
 
Dönemin Irak lideri Saddam Hüseyin,
Kuzey Irak’taki Mesut Barzani'ye saldırdı.
İran’a kaçmak zorunda kalan Barzani birlikleri;
arkalarında bıraktıkları silahlara;
PKK tarafından el konuldu.
Barzani’ye bağlı bazı militanları;
bünyesine katmayı başardı.
Kürtçülük hareketi uluslararası platformda;
Desteklenir konuma yükseltildi.
İşte nereden nereye!
G20lilerin ayağının tozu oluyorduk;
Şimdi kendilerini ayağımıza çağırıyoruz.
Hiç tereddütsüz koşa koşa;
Hem de Cumhurbaşkanımızın huzuruna;
Çıkıyorlar.
Güçlü iktidar…
Halkın oyuyla gelen istikra…
İşte G20liler buna muhtaç!
Koşarak geliyorlar.
Hele şu PKK…
Önceden alışılmıştı.
Daima üçüncü göz işe karışırdı.
Amerika gibi… Fransız gibi…
PKK ve CİA ajanları nefeslenirdi.
Türk hükümetleri de üçüncü gözlerin;
Dediklerini harfiyyen uyguladıklarından;
Birkaç dolar daha borçlanma ayrıcalığına;
K a v u ş u r d u.
Ama Tayyip Erdoğan Türkiye’sinde…
Yok artık!
Dünya liderleri arasına girdiğini;
G20 Antalya  Zirvesi gösterdi.
2001 öncesi Türk hükümet başkanları;
Üç kuruş yardım alacak diye;
Dünya liderleri karşısında iki büklüm iken;
Tayyip Erdoğan dünya lideri olarak;
Dimdik… kol-kola gezebilmektedir.
PKK’yı tamamen milli güç ve silahlarla;
Dize getirme çabasındadır.
Rabbim muvaffakiyetler ihsan buyursun.
Rabbim. Fatih Sultan Mehmet zamanını;
Türk insanına yeniden yaşatsın.
Rabbim, Ulu Hakan Abdülhamit’e;
Jön Türklerce çektirilenleri;
Tayyip Erdoğan’dan ırak eylesin.
Rabbim Tayyip Erdoğan arkasına
yardaklanmış sünepelerden bizi kurtarsın.
Bu sünepeler, 7 Haziran uyarısına;
Neden olmuşlardı.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim