• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Samsun 7 °C
  • Ankara 5 °C
  • İstanbul 7 °C
  • "Galibiyetlere alıştık"
  • PEKŞEN AİLESİNİN EN MUTLU GÜNÜ
  • Final Etabı Programı Belli Oldu
  • "Galibiyetlere alıştık"
  • PEKŞEN AİLESİNİN EN MUTLU GÜNÜ
  • Final Etabı Programı Belli Oldu

İBADETLERİN ÖNEMİ

Sami Kesmen

Günümüzde her türlü konfor ve teknik imkanlara rağmen insanlardaki huzursuzluk ne yazık ki artarak büyük boyutlara ulaşmaktadır. Uyuşturucu kullanımı, aile içi geçimsizlikler, intihar, saldırganlık, savaş ve zulüm, gasp ve tecavüz olayları, şiddet ve terör, toplumların sosyal düzenini derinden etkilemektedir ve ruhsal dokusunu bozmaktadır. Bunlar, büyük ölçüde, çağımız insanının inanç değerlerinden uzaklaşmasındandır. Oysa Dinimizin hedefi, ilim ve inançla yoğrulmuş, tertemiz nesiller ve toplumlar oluşturmaktır. İbadetlerin amacı da, aynı hedef için aracı olmak ve katkı sağlamaktır.

Din’de ibadetin yeri çok büyüktür ve insan hayatı için ibadet çok önemlidir. Din, ibadetler aracılığı ile insanı kötülüklerden ve ruhsal gerilimlerden korur. Çalışmayı emreder, tembelliği yasaklar, kin, haset ve düşmanlığa izin vermez. Sıkıntılar  karşısında sabrı tavsiye eder.

İbadet, insanın asli görevidir. İnsana yakışan, bu görevini yerine getirmesidir. Zaten insanın yaratılış gayesi, Allah’a kulluk etmektir. Kur’an-ı Kerim’de “Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım” buyurulmaktadır.

Allah’ın emri olan ibadetler, samimiyetle yapıldığında makbul olur ve sahibini kötülüklerden uzaklaştırır. Her ibadet, insanı mutluluğa ve huzura ulaştırma gayesi taşır. İnsan kendisine verilen nimetlere şükretmek durumundadır. Allah’ın vermiş olduğu nimetlere karşı, en büyük şükür, ancak ibadetlerle yapılır.

İbadetin sahası çok geniştir. Allah rızası gözetilerek yapılan her iş, bir ibadettir. İslam, gösteriş ve riya olmadığı müddetçe, insanlığa faydalı olan her türlü sosyal çalışmayı ibadetten saymıştır. Ancak bu; Namaz, Oruç, Zekat ve Hac gibi temel ibadetlerinin yerine geçmez ve onları asla ortadan kaldırmaz.

İnsan, günde beş vakit namaz kılmak suretiyle Rabbini hatırlamış ve hesap gününü unutmadığını ortaya koymuş olur. Allah için malının bir kısmını fakire zekat olarak veren bir insan, muhtacın sıkıntısını gidermiş, onu gözetmiş, sosyal dayanışmayı sağlamış bulunur. Oruç tutan da, nefsini eğitmiş, yoksulların durumundan haberdar olmuş olur.

Öyle ise, yaratılışımızın gayesine uygun olarak hareket edelim; verilen nimetlere karşı en büyük şükür olan ibadetlerimizi samimiyetle yerine getirelim. Yaptığımız her işte Allah rızasını gözetelim, haktan, adaletten ve doğruluktan ayrılmayalım ki, her iki dünyada da mutluluğu tadalım. İbadetlerimizin, günahlarımızın bağışlanmasına vesile olduğunu da unutmayalım.

Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle, kendimizi bir daha ve derinden sorgulayalım. Peygamberimizi anlayalım, bildirdiği İlahi mesajları da hayatımıza kılavuz yapalım. Böyle yaparsak “Kutlu Doğum” bizim için mutlu bir doğum haline gelmiş olur. Hem de Kutlu Doğum Haftasını en ulvi bir şekilde değerlendirmiş oluruz.

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim