• BIST 108.052
  • Altın 143,033
  • Dolar 3,5299
  • Euro 4,1310
  • Samsun 28 °C
  • Ankara 25 °C
  • İstanbul 23 °C
  • KOMBİNELER SATIŞA ÇIKTI 
  • ÇAĞRI ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI
  • ÇARŞAMBASPOR TOPBAŞI YAPTI 
  • KOMBİNELER SATIŞA ÇIKTI 
  • ÇAĞRI ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI
  • ÇARŞAMBASPOR TOPBAŞI YAPTI 

HAMDOLSUN AMACIMIZA ULAŞTIK

Adnan Bahadır

 

HAMDOLSUN AMACIMIZA ULAŞTIK

Gazetecilik mesleğine başlama nedenlerimizin başında şehirde yaşanan olumsuzluklarla ilgili ortaya konmayan tavra isyanımız olduğu hepinizin malumu, zira şehrimizde yaşanan olaylar o kadar enteresan bir hal almıştı ki anlatamam. Güçlü olan insanlar zayıfları sadece ezmiyor adeta üzerlerinden D8 dozerleri ile geçiyorlar, yetkililer ise sessiz kalmayı tercih ediyorlar veya onlara yardımcı olmak zorunda kalıyorlardı. Ortaya koyduğumuz tavır sonunda bu şehirde herkes gördü ki artık bir şey yapılacağı zaman yasalara uygun değilse biz olayın sonuna dek karşısında durup gerekeni yapacağız.

Gazetecilik mesleği o kadar önemli bir meslektir ki toplumun vicdanı, adaletin tecelli etmediği yerde mazlumun yardımcısı, siyasetin ve demokrasinin düzgün gitmediği yerde siyasete yön veren bir meslektir. Ama bu dediğim işini adam gibi vicdanına danışarak yapanlar içindir, ölçüsü vicdanı değil cüzdanı veya menfaati olan insanların bunu yapma şansı yoktur. Üzülerek ifade etmek gerekirse şehrimizde son yirmi yıldan beri bu meslek ciddi anlamda erozyona uğramış, hiç olmaması gereken insanlar meslekte olmuş, onlar topluma yön vermeye çalışmışlar ama sonunda topluma zulmettikleri açıkça ortaya çıkmıştır.

Bu işi yapmaya başladığımızda şehirde birçok anlamda dokunulmaz olduğu düşünülen kişi, kurum, çete mensubuna dokunduk, bir hayli çile çektik ama sonunda o kadar güzel şeyler oldu ki sizlere anlatamam. Bundan beş yıl önce başladığımız mücadelede siyasette olmaması gereken bir çok insan siyasetin en önemli yerinde yer almakla kalmamışlar, şehrin adeta kanını emdikleri hepimizin malumu, ama bugün siyasetin dışında kalmakla yetinmeyip haksız olarak kazandıklarını ve tüyü bitmemiş yetimin hakkını onlardan almanın zamanının geldiğini görmeye başlayınca keyiften dört köşe olmaya başladık.

Elimde gizlilik kararı olan bir iddianame var iddianame yaklaşık 150 sahife, elli sahifesini okudum, okudukça keyiflendim, neden keyiflendin derseniz iddianamenin ihbarcısı biziz. Hazırlanmasında bizim köşe yazılarının ve haberlerin büyük katkısı olmuş, işin enteresan yanı hazırlanan iddianameyle ilgili bilirkişi raporları benim söylediklerimin bire bir aynısı, ben söylediklerimi elbette işkembei kübradan atmıyordum, yasalara dayalı konuşuyordum ama bazen bilirkişiler yasalardan ziyade şahsi kanaatleri yönünde raporlar hazırlayabiliyorlar, bunların örneklerini çok gördüğümden bu iddianamede bu tür bir kaygıya yer olmadığını görünce mutlu oldum.

İddianamede gizlilik kararı olma nedeni kanaatimce sanıkların bazısı Devlet memuru ve seçilmiş kişilerden oluştuğundan onlarla ilgili istenilen soruşturma izinlerine müdahil olunmaması veya konunun basına aksamadan mahkemeye ulaşması istenildiğinden, bu tür bir yol izlenmiş olabilir . Ancak nasıl bir yol izlendiğinden ziyade iddianamenin içeriği çok dolu, yasal dayanakları, belgeleri çok sağlam bir iddianame, bazı eksikleri var ama onları yapabilmek için bazı kişilerin dokunulmazlık zırhından çıkmaları gerekiyor, kanaatimce zamanı gelince o da yapılacak.

İlkokulu dışarıdan bitirmiş bir adamın kamu kurumundaki üst düzey bürokratlara verdiği talimatların yer aldığı telefon dinlemelerini okusanız aklınız şaşar, adama bürokratlar emret abi, emrin olur abi, derhal abi dedikleri kayıtları yayınladığımda aklınız şaşacak. Adam sadece bununla da kalmamış, şehrin en üst makamlarının yapma yetisinde olan bazı işlemlerle ilgili arıyor bir bürokratı ve ona diyor ki “Emir verdim kurul toplanacak ve o karar Çarşamba günü çıkarılacak” çıkarılacak dediği karar üç dört aydan aşağıya çıkması mümkün olmayan bir karar ama bu beyefendi nereden nasıl bir güç almış ise o kararı bir haftalık kısa bir zaman diliminde çıkarıyor.

Şu ana kadar iddianamenin ancak elli sayfasını okuyabildim, ağır ağır okuyorum ki detay atlamayayım, okuduğum elli sayfanın kırkdokuzunda bu zatı muhteremin adı mevcut ama adam hala kamu kurumlarına giriyor çıkıyor, itibarlı bir iş adamı, hatta üst düzey bürokratlara gitmeye de devam ediyor ama az sabırlı olun bir iki ay sonra iddianameyi yayınladığımda bakalım o zaman sokağa nasıl çıkacak. Peki bu adam bu yaptıklarını yalnız mı yaptı derseniz elbette ki hayır o kadar çok yardımcısı var ki anlatamam, şehirde en üst düzeydeki bürokratların çoğu ona yardımcı olmak için can atıyorlar, hatta bazılarının Devletin alması gereken paraları almamak için verdikleri uğraşı gördüğünüzde dudaklarınız uçuklayacak.

Allah'a nihayetsiz şükürler olsun ki bu şehirde artık herkesin yaptığı yanında kar kalmıyor, bedel ödesek de şehirdeki olumsuzlukların büyük bir kısmına artık el atılmış durumda, bunu görünce insan yaşadığı tüm sıkıntıları unutuyor, Atalarımız, dedelerimiz Çanakkale'de, Sarıkamış'da, Balkanlar da bu Vatan için can vermiş iseler bizler de bizden sonraki nesillerimiz için bedel ödemek zorundayız, hikayelerle, masallarla sizleri avutmak benim işim değil. Kalın sağlıcakla


  • Yorumlar 4
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim