• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Samsun 4 °C
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 8 °C
  • CHİBUİKE TRANSFERİNDE SORUN ÇIKTI
  • BAŞKAN BİR KERE YANIMA GELMEDİ
  • İYİ OYNAYARAK KAYBETTİK
  • CHİBUİKE TRANSFERİNDE SORUN ÇIKTI
  • BAŞKAN BİR KERE YANIMA GELMEDİ
  • İYİ OYNAYARAK KAYBETTİK

ESKİ MANTIK BİTTİ ARTIK HERKES AKILLANDI

Adnan Bahadır

ESKİ MANTIK BİTTİ ARTIK HERKES AKILLANDI

Her zaman ısrarla söylediğim eski bir reklam sloganı ile bugünkü yazıma başlamak istiyorum. Yıllar önce bir çorap firması eski çoraplarınızı atın artık Türkiye'ye falanca marka çoraplar geldi diye bir reklam sloganı yapmıştı, o reklamı yıllardır unutamam. Zira reklamın sloganı çok güzel, vermek istediği mesaj harika, bu reklamı şimdi bizim meslektaşlar için uyarlamak gerektiği kanaatindeyim. Yıllarca bu şehirde gazeteciyim diye gezip, insanları perişan edenler var, bunların kimler olduğunu siz değerli okurlarımız çok iyi bildiğinden özel tarife gerek yok, ayrıca sayıları da çok olduğundan tamamını tarif etme imkanımız yok. Zaten biz kişilerin değil, zihniyetin ve uygulamaların karşısında olduğumuz için eleştiri konumuz icraatlar olacak.

Meslektaşlarımızın büyük bir kısmı lise seviyesinin üzerinde tahsil görmemiş, Devlet umuru nedir bilmeyen, gerek siyasetçiler, gerekse kamu çalışanları tarafından kendilerine biraz değer verildiğinde ne yapacaklarını şaşıran insanlardı. Gazetecilik mesleği ekonomik bakımdan istenilen düzeye gelmediğinden kimse maaş alamaz, ay sonu geldiğinde evinin kirasını ödeyemez, lokantaya gittiğinde çorba içmeye para bulamazdı. Hal böyle olunca bu insanlar bir yemeğe, bir çaya, bir şişe ellilik rakıya istenilen haberleri yapan insanlar haline gelmişlerdi. Gazeteyi kurduğumda ilk yaptığım iş Mutfak kurup, tüm çalışanların yemeğini yiyebileceği, nezih bir ortam hazırlayarak, çalışanlarımızı sağlıklı bir ortamda yedirme imkanı sağlamak oldu. Ardından çalışan insanların ayın biri geldiğinde maaşlarını ödeyip, evlerinin kirasını, elektrik, su parasını ödeme imkanı sağlamak adına maaşlarını zamanında ödemekti.

Allah'a nihayetsiz şükürler olsun ki kuruluşumuzdan bugüne kadar geçen beş yıllık süreçte hiç bir çalışanımız maaşını ayın ikisinde almamıştır. Ayın biri geldiğinde herkes maaşını alır, gider gerekli ödemelerini yapar. Bu şehirde bizim gibi çalışan bir gazete daha var, onun dışındaki gazetelerde bir hayli ekonomik sıkıntı var. Gönül hiçbir meslektaşımızın ekonomik sıkıntı çekmesini istemez ancak üzülerek ifade etmek gerekirse mesleğin bu hale gelmesinin nedeni yine gazeteciler olduğu muhakkak. Yaptıkları işi sadece işin gereği için değil de üç beş kuruş menfaat için yapanlar hem kendilerini, hem de mesleği perişan ettiler. Bir akşam rakısına haberi takla attırıp, tam tersine çeviren gazetecilerden ne beklenir siz takdir edin. Bu insanların bir kısmı mesleği sürekli bu anlayışla yaptıklarından mesleğin böyle olduğunu düşünmeye başlayıp, durumu adeta kanıksamışlar. Hal böyle olunca da bu kez başkalarını da kendileri gibi zannedip, kafalarına göre ahkam keserler. Başkalarının adam gibi işini yapıp ayakta durmasına bir türlü anlam veremeyenler unutmasınlar ki işini düzgün yapan insanlar hangi meslek erbabı olursa olsunlar onları kimse yıkamaz.

Gazetecilik mesleğine başlama nedenim işte bu tür gazetecilerin kanıksadığı yanlışları ortadan kaldırıp, topluma doğruları anlatmaktı. Allah'a binlerce kez şükürler olsun ki bunu fazlası ile başardık. Toplumumuz kimin doğru, kimin yanlış, kimin menfaat, kimin Allah rızası için iş yaptığını çok ama çok iyi gördü. Gazeteyi ilk kurduğumuzda yaptığımız kokteyl'de anlattığım bir fıkra vardı, Müftünün birisinin keçisi çalınmış, karakola, adliyeye, belediyeye müracaat edip bulamayınca aklına gazeteler gelmiş ve soluğu bir gazetede almış. Gittiği gazeteye durumunu anlatınca ona demişler ki hocam hiç merak etme biz yarın bu olayı haber yapar, gereğini de yerine getiririz. Müftü büyük bir sevinçle ertesi günün gazetesini bekler, sabah ilk işi gazete bayiisinden gazeteyi alıp okumak olur. Müftü efendi gazetenin manşetine baktığında bir de ne görsün! Manşette MÜFTÜ KEÇİ ÇALDI yazıyor. Gazeteyi eline alan Müftü efendi soluğu gazetede alır. Gazetedekilere manşetin neden öyle yapıldığını sorunca aldığı cevap çok manidar; Hocam her gün yüzlerce keçi çalınıyor, keçinin çalınması haber değeri taşımaz ama bir Müftünün keçi çalması haber değeri olan bir olay olduğundan haberi bu şekilde yaptık. Açılış kokteylinde de dediğim gibi biz müftüye keçi çaldırmayacağız mantığı ile yola çıktık ve o gün bu gün aradan beş yıl geçmiş olmasına rağmen biz asla Müftüye keçi çaldırmadık, olay nasıl cereyan etmiş ise aynen haber yaptık. Muhatabı, faili kim olursa olsun bizim için asla değişmedi ve değişmeyecek. Doğru olan ne ise bu toplum onu öğrenecek, velev ki aleyhimize olsun hiç önemli değil. İşte bu nedenle diyorum ki “eski meslektaşlarımız unutmasınlar artık eskisi gibi kafalarına göre haber yapıp, nemalanma dönemi bitti, camiada öncü DENGE Gazetesi var. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son veriyorum. Kalın sağlıcakla

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim