1. YAZARLAR

  2. Adnan Bahadır

  3. DOĞDUĞUN YERDE NASIL DOYARSIN
Adnan Bahadır

Adnan Bahadır

DOĞDUĞUN YERDE NASIL DOYARSIN

A+A-

Hangi işi yaparsak yapalım her zaman doğruları konuşmak zorunda olduğumuzu unutmayalım, yalan yanlış söylemlerin ömrü kısadır. Sırf toplumu galeyana getirmek için farklı söylemlerde bulunup, insanları farklı yönlere çekmek doğru bir davranış biçimi değildir. Bunu birkaç örnekle açıklamak gerekirse; Büyükşehir Belediyesinde daire başkanı ile ilgili yaşanan olayın Mustafa Demir’in Cumhuriyet Savcılığına verdiği dilekçe sonunda ortaya çıktığını yazmış olmamıza rağmen bazıları farklı söylemlerle ortaya çıktılar. Aradan birkaç hafta geçince Mustafa Demir’in imzasını yayınlayıp üst yazı olmadan 'evet doğru Mustafa Demir şikâyet etmiş' diye haber yapanların ne yapmaya çalıştıklarını anlamak mümkün değil. Aynı şekilde biyokütle santrali ile ilgili sürekli haber yapanlar çevreye zarar verdiğini yazıp çizmekteler. Oysaki bu santrallerden Türkiye genelinde tam 136 tane var, açsınlar Enerji Bakanlığının sitesini baksınlar, şayet dediğim gibi değilse ben de onlarla beraber olacağım.

Türkiye genelinde 136 tane santral olmasına rağmen o santrallerin bulunduğu bölgelerin ziraat oda başkanları, siyasetçileri veya sivil toplum kuruluşları en ufak bir sorun çıkarmazken, bırakın mitingleri basın açıklamaları dahi yapmazlarken Çarşamba’daki  santralle ilgili yapılan tezviratlara anlam vermek mümkün değil. Bu şehirde yatırım yapmak gerçekten çok zor bir iş. Siyasetçisinden gazetecisine, STK’sından vatandaşına dek herkesle uğraşmak zorundasınız. Kimse olayın müspet tarafına bakmıyor, yapılan yatırımla şehre ne kadar katkı sağlanacak, ne kadar insana iş aş verilecek, bölge insanına ne kadar faydası olacak diyen yok. Tek dertleri var, o da egolarını tatmin etmek ya da farklı beklentiler. Muhalefet siyasetçilerini anlayabilirim, onlar işlerini yapıyorlar, siyasi gelecekleri adına bu tür çalışmalara destek veriyorlar. Mesela yapılan mitingin hoparlörle anonsunu bir partinin aracının yaptığını herkes gördü ama diğerlerine anlam vermek mümkün değil. Adamlar çıkmışlar doğduğun yerde doymak istiyorsan santrale karşı çık diyorlar. İyi güzel de santralin sağlayacağı istihdamla gurbete gidecek yüzlerce insan gurbete gitmeyip doğduğu yerde doymuş olacak ya. Bunu görmek istemeyen insanlara nasıl inanırız, nasıl güveniriz, iyi niyetli olduklarını nasıl düşünürüz?

Santralde bugün itibarı ile yüz kişi çalışmakta. Faaliyete geçtiğinde bu sayı iki yüze çıkacak. Bir de tedarikçileri işin içine kattığımızda bu sayı binleri bulmakta, buna çiftçiden alınacak yakıt malzemesini de eklediğimizde bölgeye sağlayacağı katkıyı düşünebiliyor musunuz? Adamların bu konuda yaptıkları açıklamalara bakıldığında amaçlarının üzüm yemek mi yoksa bağcıyı dövmek mi olduğu açıkça ortaya çıkıyor. Santral henüz faaliyete geçmeden çıkıp hayvanların süt verimi düştü, sütü kesildi gibi ipe sapa gelmez açıklamalar yapan adamların amaçlarının ne olduğu ortada. Bu insanları az dinleseniz ne kadar boş konuştuklarını rahatlıkla anlarsınız. Bunlar bir yandan Cumhur İttifakından söz ederler, bir yandan giderler marjinal sol gruplarla iş tutarlar. Hükümetin desteklediği projelere karşı çıkarlar ama konuşurken tam tersini söylerler, milletin de bunu yuttuğunu zannederler.

Çevreye zarar vermediği bilimsel olarak ortaya konmamış olsa devlet halkına zarar verecek bir projeye onay verir mi?  Böyle bir şey olabilir mi? Bırakın Çarşamba’daki santrali ülkenin en verimli tarım arazileri olan Adana, Çukurova, Balıkesir, Afyon bölgesine bu santrallerden yaptırır mıydı? Bu bölgelerde ziraat odaları, STK’lar ve siyasetçiler yok mu? Bırakın aleyhte beyan vermelerini emin olun tamamına yakını destek vermiş durumda. Kaldı ki Adana Belediyesi CHP’de, şayet desteklemeseydi oralarda bu santrallere ruhsat almak mümkün müydü? Doğduğun yerde doymak istiyorsan santrale karşı çık diyenlere bir soralım; acaba ömrü hayatlarında doğdukları topraklara kaç lira yatırım yapmışlar? Kaç liralık istihdam sağlamışlar? Kaç insana iş aş vermişler? Hani derler ya ‘bekâra karı boşamak kolay’ diye, işte bu misal. Konuşmak kolay, hadi yatırım yap, istihdam sağla, yok. Bu tür işlere bu toplumun karnı tok. Millet iş aş diyor, yapılan santral de iş aş verecek, bölgeye ciddi ekonomik katkı sağlayacak. 

Dedikleri gibi bu santralin çevreye zararı olduğuna inansam veya yaptığım araştırmalardan bu yönde bir sonuç çıkarmış olsaydım, onlardan çok karşısında olacağımdan en ufak şüpheniz olmasın. Bu insanların bu güne kadar şehre en ufak bir katkıları olmamıştır. Birisi çıkmış Samsuspor’un yanındayım demiş, Samsunspor’un yanında olmak ona ekonomik destek vermekle olur. Bu arkadaşımız bu güne kadar Samsunspor’a kaç lira vermiş? Bırakın vermeyi, eski Vali Osman Kaymak’a iş adamlarından şu kadar para toplarız destek oluruz dedikten sonra ne yapmış? Osman Kaymak onu bu yüzden bir daha makamına dahi kabul etmiş mi etmemiş mi? Bunları söylesin de ondan sonra çıkıp Samsunspor’un yanındayım desin. İnsanlar azıcık geçmişlerine bakıp konuşurlarsa böyle zor duruma düşmezler ama nerede… Bugünlük de bu kadar, kalın sağlıcakla.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum