• BIST 82.248
  • Altın 147,416
  • Dolar 3,7690
  • Euro 4,0357
  • Samsun 16 °C
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 8 °C
  • CHİBUİKE TRANSFERİNDE SORUN ÇIKTI
  • BAŞKAN BİR KERE YANIMA GELMEDİ
  • İYİ OYNAYARAK KAYBETTİK
  • CHİBUİKE TRANSFERİNDE SORUN ÇIKTI
  • BAŞKAN BİR KERE YANIMA GELMEDİ
  • İYİ OYNAYARAK KAYBETTİK

DİNİME SÖVEN MÜSLÜMAN OLSA BARİ

Adnan Bahadır

İnsanlar birilerini eleştirirken önce kendi geçmişlerini  hatırlamaları gerekmez mi? Efendimiz “Hesaba çekilmeden önce kendi nefsinizi hesaba çekin” buyurmaktadır. Bekara karı boşamanın kolay olduğu gibi insanları eleştirmek, yaptıklarını beğenmemek kolaydır. Ancak insanlar, biraz da kendi geçmişine bakıp, yaşadığı hayatta yaptıklarımızı görüp, ona göre konuşmaz ise birileri yaptıklarını önüne koyup, işte senin amel defterin bu; neresinden istersen oradan yak demezler mi?

            Diyeceksiniz ki ne bu şiddet bu celal, nereden çıktı bu dinime söven Müslüman olsa işi! Çok haklısınız izin verin de izah edeyim. Bir vekilimizin yaptığı en büyük icraat şehre geldiğinde bazı kurumları ziyaret edip, basına boy gösterebilmek için demeç vermekten öteye geçmeyen davranışlarıdır. Bu vekilimizin; iktidar partisine mensup olmasına rağmen, sanki muhalefet partisine mensup Milletvekili imiş gibi beyanatlar verip, dikkat çekmeye çalışması insanı çileden çıkarıyor.

            Geçtiğimiz Pazartesi ve Salı günkü gazeteleri okursanız ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Vekilimiz önce bazı bürokratların Hükümetin icraatlarını sabote etmek istediğinden dem vurup onları eleştirmiş, ertesi gün de bir liseyi ziyaret edip, binayı yapan müteahhide vermiş, veriştirmiş. Neymiş efendim bazı müteahhitler çok vicdansızmış, işlerini doğru yapmıyorlarmış, filan falan. Sizin anlayacağınız tam bir şov edebiyatı.

            Milletvekilinin bahsettiği Bürokratın da Müteahhidin de kim olduklarını bilmem, belki de hiç sevmediğim insanlardır ancak; Vekilimize sormak istediğim birkaç soru var. Birincisi gezdiği bürokratlar içerisinde Ak Partili olan tek bir kişi var mı? İkincisi yakın arkadaş çevresindeki iş adamından gazetecisine Ak Parti ile uzaktan yakından alakası olan tek bir kişi var mı? Üçüncüsü sekiz yıldır iktidarda olmasına rağmen hala daha hükümetin icraatlarını sabote eden bürokrat görevde ise bu kendisinin acizliğini göstermez mi? Dördüncü soruma gelince yoksa bir bürokratı kafaya taktı da onu yemek için böyle bir tezgah mı düzenledi?

            Gelelim Müteahhitlerle ilgili eleştirisine, bu konuda önce bir hatıramı nakletmek istiyorum; Eskiden Anap İl Başkanı olan Şerafettin Albayrak Ağabeyin yanına sık sık uğrardım, Şerafettin Ağabey bir gün çok enteresan bir olay  anlattı. Şevki Yılmaz"ın Rize Belediye Başkanlığını kazandığı seçim sonrası Mesut Yılmaz TBMM" de kendi grubunda seçimleri değerlendirirken illerindeki Belediye Başkanlıklarını kaybeden Milletvekillerine hesap sorarken içlerinden birisine sıra geldiğinde Mesut Yılmaz Belediyeyi neden kaybettiklerini sorunca Milletvekili; “Anlayamadım Sayın Genel Başkanım, yoksa Rize ilini mi sordunuz” deyince Mesut Yılmaz grup toplantısını bitirmek zorunda kalmış.                          

            Müteahhitlerle ilgili eleştiride bulunan Sayın Vekile bu konuda da birkaç sualim olacak. Birincisi sayın vekilimiz yoksa Hazal Yapı Kooperatifini yapan Müteahhidi mi kastetmiş? Yoksa orada taşeron olarak kullandığı arkadaş üzerinden kestirdiği çekleri ödemeyip, arkadaşı perişan eden müteahhidi mi kastetmiş? Yoksa üyelerden yıllarca aidat alıp binayı zamanında ve sağlam olarak ödemeyen müteahhitten mi bahsetmiş?

            Peki bu bahsettiğim olayların dışında yapılan diğer ticari işlere ve kooperatiflere biraz göz atacak olur isek Kültür Mantarcılığı yapacağım diye milletten para toplayıp zarar ettim diyerek paraların üzerine yatan ben miyim, yoksa başkası mı? Vatan, Millet Sakarya edebiyatı ile kurduğu TV kanalı için insanları toplayıp, onlara sizi hissedar yapacağım diyerek aldığı paraların üzerine yattığı yetmezmiş gibi, TV kanalını birilerine sattıktan sonra başkalarını devreye sokup, zorla geriye aldıran ben miyim?

            Elektrik sobaları imalatı yapacağını söyleyip, yanına ortak aldığı insanları perişan eden ben miyim, Üniversitedeki Prof  İle ortak Dershane kurup, yıllarca oranın ekmeğini yedikten sonra ortağına orayı yeniden satan ben miyim? Ankara"da birilerinin işini takip eden ve sakalı şerifini alan ben miyim. Hatta birileri ile orada ortak inşaat yapan ve ortaklarını istediği şartlara getirmeye zorlayan ben miyim?

            Bu saydıklarımı çoğaltmak istersem o kadar çoğaltırım ki sormayın gitsin. İnsan başkalarını eleştirirken birazcık kendisine bakarsa o zaman bu söylediklerini söylemez veya söyleyemez. Nasıl olsa geçmiş mazide kaldı, gün bu gündür mantığı ile hareket ederseniz; birileri amel defterinizi önünüze koyarsa kral çıplak demekten başka bir şeyiniz kalmaz. Birazcık insaf, biraz da merhamet etmez iseniz dinsizin hakkından imansızın geldiği gibi, sizin de geçmiş günahlarınızın hakkınızdan geleceğini unutmamalısınız. "İnsanların dinine sövmeyiniz ki onlar da sizin dininize sövmesinler" ilkesini getiren efendimize salat ve selam ederek sözlerime son veriyorum. Kalın sağlıcakla     

                       

 

  • Yorumlar 6
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim