• BIST 105.400
  • Altın 147,246
  • Dolar 3,4963
  • Euro 4,1886
  • Samsun 26 °C
  • Ankara 35 °C
  • İstanbul 30 °C
  • KÖKTAŞ'TAN SAMSUNSPOR'A ZİYARET
  • SAMSUNSPOR'DA DURMAK YOK
  • SAMSUNSPOR'UN RAKİBİ GİRESUNSPOR
  • KÖKTAŞ'TAN SAMSUNSPOR'A ZİYARET
  • SAMSUNSPOR'DA DURMAK YOK
  • SAMSUNSPOR'UN RAKİBİ GİRESUNSPOR

Başhekimlerin telefonlarını ....

Adnan Bahadır

Başhekimlerin telefonlarını kapatma lüksü var mı?

Devlet memurluğu mesaiye tabi bir görev olduğundan sabah sekiz, akşam beş mesaisi vardır. Kişiler bunun dışındaki zamanını dilediği gibi kullanabilir. Ancak bazı görevler vardır ki değil sabah sekiz akşam beş, 24 saat arandığında bulunması gerekir. Hafta sonu, hafta içi, akşam tatili gibi tatilleri, dilediği gibi kullanma lüksü yoktur.
Bu bahsettiğimiz görevlerden birisi de Hastane Başhekimliğidir. Bu görevde bulunan arkadaşlarımız, sadece hastanenin idaresinden sorumlu değillerdir. Bu arkadaşlarımızın telefonlarının, arandıklarında 24 saat boyunca açık olarak bulunmaları gerekmektedir. Yaklaşık dokuz yıl, üniversite öğrenci yurdu müdürlüğü yaptım. Dokuz yıl boyunca cep telefonum, çekmediği yerlerin dışında hiç kapanmamıştır. Bırakınız Cumartesi, Pazar'ı, bayramlarda dahi yurdu kapatmadım. Hatta bir bayram tatilinde tek bir öğrenci kalınca, "Kızım, istersen seni eve getireyim. Burada sıkılırsın. Hem de koca bina; gereksiz yere kalorifer, elektrik, su harcanmasın" dememe rağmen, "Olmaz ailem kabul etmez" deyince tek bir öğrenci için, bayram süresince nöbet bekledik.
Doktorluk en zor, en çileli mesleklerdendir. Gecesi, gündüzü yoktur. Ancak idari görev alanların işi, daha da zordur. Bir yandan hastane idare etmek, diğer yandan hem halkla, hem bürokrasi ile uğraşmak zorunda olan bir görevdir. Ancak bu göreve talip olan arkadaşlarımız, bunları kabul ederek göreve talip oluyorlar. Birçok hekim, idari görevi bu yüzden istemez, verilse de kabul etmez.
Bundan iki yıl önce bir bayram sonrası, Maçka'dan İstanbul'a gitmekte olan bir aile, Kavak yolunda karşı şeritten gelmekte olan bir otomobilin yoldan çıkarak, orta refüjleri de geçerek, berideki gidiş istikametinde olan araca çarpmıştı. Bu kaza, aracın içerisinde bulunan baba ile annenin ölümüne, çocuklardan bir kısmının ağır yaralanmasına, bir kısmının ise hafif sıyrıklarla atlatmasına neden olmuştu. Bu aile çok yakından tanıdığım bir aile olmamakla birlikte, Trabzon'dan, İstanbul'dan, Ankara'dan hatta Almanya'dan telefon açıp "Ne olur ilgilen ve bize de haber ver" diyen dostlarım olunca, çeşitli hastanelere sevk edilmiş olan hastaları, 1-2 saat içerisinde bulup, ilgilendim. Ölenleri yıkatıp, kefenletip, memleketlerine gönderdim. Olayla ilgili tutulması gereken avukatı tuttum, v.s... Yapılması gereken ne ise yapmaya çalıştım.
Geçtiğimiz Cumartesi günü, Kavak-Samsun arasında benzer bir kaza yaşandı. İstanbul'dan Gümüşhane istikametinde gitmekte olan bir otomobil kaza yaptı. İçerisinde bulunanlardan bir tanesi vefat etti. Kalan yaralıların bir kısmı Gazi devlet Hastanesine, bir kısmı Mehmet Aydın Araştırma Hastanesi'ne, bir kısmı da Tıp Fakültesi'ne sevk edildi. Kaza yapanları hiç tanımıyorum ama İstanbul'dan bir tanıdık telefon ederek konu ile ilgilenmemi isteyince ilgilendim. Ancak her aradığım bürokrata ulaşma imkânım olmasına rağmen, Mehmet Aydın Araştırma Hastanesi'nin Başhekimine ulaşamadım. Sekreter hanım, hastane görevlilerinden cep telefonunu isteyince, görevli arkadaşlar "Geçen hafta benzer bir olay yaşandı, telefonunu verdik diye hastaneyi başımıza yıktı" demişler ve cep telefonunun numarasını istemeyerek de olsa veremediler. Neyse ki hasta, arkadaşımızın eşinin şef olduğu bölümde yatıyordu da durumu ile ilgili bilgi aldık da yakınlarına bildirdik.
Gerek trafik kazalarında, gerekse cinayetlerde bazı özel bilgileri, ancak Başhekimler bilir ve onlar konu ile ilgili bilgi verebilir. Vatandaşa karşı en hassas davranılması gereken konulardan birisi, bu konudur. Bu şehirde, siyasetin zirvesinden, ticaretin bilmem nesine kadar görev yapan birisi olarak ben bilgi alamıyor ve Başhekime ulaşamıyorsam, vatandaş nasıl ulaşacak çok merak ediyorum. Efendim neymiş de Devlet Hastanesi'ni, Araştırma Hastanesi yapmışlar da kaliteyi artırmışlar da, başına bir akademisyen getirmişler de, çok daha iyi olacakmış, mış, mış, mış, daha neler, neler.
Sokaktaki herhangi bir vatandaş, hastası veya hastalığı ile ilgili olarak bir hastanenin Başhekimine istediği dakikada ulaşamıyor ise, o başhekim gitsin dağda çobanlık yapsın. Böyle saçma sapan iş olmaz.  Başhekimlik görevi bürokraside çok önemli bir görev değil, sadece hastanedeki sevk ve idareden sorumlu olan bir birimdir. Bu sorumluluk, sadece devlete karşı değil, aynı zamanda vatandaşa karşı da duyulan bir sorumluluktur. Vatandaş aradığında derhal kendisini bulabilmelidir. Kendisinden önceki Başhekim acaba hiç telefonunu kapatmış mı bir soruversin, diğer hastanelerin başhekimlerine. Hatta Sağlık İl Müdürü'ne 24 saat ulaşabiliyoruz da bu arkadaşımıza neden ulaşamıyoruz merak ediyorum doğrusu!..
Arkadaşımız Ankara'dan şehrimize geldiği için, oradaki uygulama farklı olabilir veya akademisyen olduğundan insanlara yukarıdan aşağıya bakabilir. Ancak unutmasın ki, biz ne yukarıdan aşağıya bakanları, aşağıdan yukarıya bakar hale getirmişizdir! Değil Başhekim olmak, değil Parlamenter olmak, Sayın Başbakan, her toplantısında tüm seçilmişlere ve atanmışlara, " Telefonlarınız 24 saat açık olacak, her arayan size ulaşacak" demiştir. Bunu kimse unutmasın.

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim