1. YAZARLAR

  2. Salih Parlak

  3. Acayipliklerle Dopdolu Bir Dünya
Salih Parlak

Salih Parlak

Acayipliklerle Dopdolu Bir Dünya

A+A-

Bir yerde seller;
 dağ-taşı önüne katarken
Yanıbaşındaki ülkede aylardır
yere damla düşmemiş!
Bir yanda kuraklık…
Öte yanda seller afeti!
 Yıllardır dünyayı kasıp kavuran;
Devlet terörünü normalleştiren
İsrail Her çağda öyledir, ama;
Bugünler acayipliklerle dolu!
Bilmiyorum;
Ben mi melankolik olmuşum?
Yoksa dünyamız mı karanlıklara doğru ilerliyor?
Dünyanın adından da anlayacağımız gibi;
 Alçak!
Alçaklıklarla dopdolu!
Dünya…
Alçaklık tutkusu içindekileri baş tacı ediyor;
Ama ahrette cehennemde olacak;
O dünyanın cennetlikleri!
Ahır zamanda Mehdi gelecek;
Dünyayı yeniden Deccallardan temizleyecek;
Yeryüzünde Firavunlar da kalmayacak veya sinecek;
İsrailoğulları ötekileşecek;
Yalnızlaşacak;
O kadar yalnızlaşacak ki…
Hiçbir kaya parçası Gerisinde Yahudi'yi kabul etmeyecek;
Her gelip geçen ezilmişe:
“Arkamda Yahudi gizlenmiş; al! diyecek;
Bu sözler mizansen değil!
Uydurma… abartı da hiç değil!
 Tamamen mehleme dediğimiz;
Büyük insanların belleklerinden
kitap sayfalarına dökülmüş ilahi inciler!
Bu çerçevede ben düşünüyorum;
Bu düşündüklerimi sizlere de aktarıyorum.
Çok zor günler geçiriyoruz.
Tarih yeniden yazılacak;
Ortadoğu yenilenecek…
İslam dünyası yeniden bir biçim alacak.
Benim de pek inanasım gelmiyor ama;
İki gündür 11 Eylül senaryosu yazanlar;
Amerika;
yeni bir terör saldırısının şokunu yaşıyor.
Acaba bilmiyorum mizansen mi?
Ama yine de yel esmeyince yaprak sallanmaz derler.
Bakınız;
Mısır da ayaklanmış;
Altı askerini şehit eden İsrail'den özür bekliyor;
Dün gece Mısır ayakta!
Öyle ayakta ki;
İsrail Büyükelçisi kaçmış!
Adamları da kaçış;
Tıpkı Davutoğlu'nun 5 maddelik uyarısından çok önce;
İsrail Büyükelçisinin Türkiye'yi terk etmiş olması gibi!
İşte sevgili dostlar;
Belki de çağımızın Mehdisi o niyetle olmasa da
Yaptığı hareketler… uyarıları… tehditleri
Dünyayı ve özellikle İslam dünyasını öyle silkelemiş ki;
Çürük elmalar… armutlar birbir dökülüveriyor.
İsrail iki ülkeye dayamıştı sırtını;
Birisi Ergenekon'un emrindeki Türkiye…
Öteki de Hüsnü Mübarek Firavunlarının Mısır'ıydı.
İkisi de çatırdamış;
Sadece onlar değildi sırtını iyi dayadığı dostu…
İşte Suud müşrikleri de Arap Emirlikleriyle yarışıyor;
İslam'ın yücelmesi için mi?
Nerde!?
Müşrik şeyhlerin daha rahat tatil etmesi için;
Arap Emiri Dubai'de 7 yıldızlı otel döşemiş;
Suud müşrikleri de 9 yıldızlısı için yarışıyor.
İMF'nin fonları zaten onlarda!
Tayyip Erdoğan:
“Değişin!”
Kendinizi yenileyin;
Halkınıza zulmetmeyin;
Halkınızın dediklerine kulak verin
 O Firavunlar da kulak verecek yerde;
Halk meydanlarını dolduran…
Kendi öz vatandaşlarına;
Kurşun… Tank mermisi gönderiyorlar.
İşin garip tarafı şu ki;
Kılıçdaroğlu da… arkadaşı Bahçeli de…
Hükümetin İsrail ültimatomundan rahatsız!
İkisi de küçük farklarla rahatsızlıklarını dillendiriyorlar.
Ayrıntılarına girmeden bir noktaya daha değinmeliyiz.
Alışılmış bir uygulama var;
Her ne zaman İslam dünyasında iyi bir gelişme olursa…
Bir halk hareketi olursa;
Hemen Amerika CİA'si… FBİ'si
gizli güçlerini seferber ederlerdi.
O İslam ülkelerinde;
Ne kadar muhalefetler varsa
Hepsini silahlandırırdı.
Birbirlerine vurdururlardı.
Acaba Erdoğan'ın Mısır ziyareti öncesi;
Libya ve Tunus'a gitmeden;
Bu anlatılanların ne değeri olacak ki?
İşin en önemli yanı;
Bakalım İsrail nasıl bir tavır alacak?
Ama şu bir gerçek ki;
“Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz!
Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
Yüzüstü çok süründün,
ayağa kalk, Sakarya! ...
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.