• BIST 102.383
  • Altın 146,529
  • Dolar 3,5207
  • Euro 4,1817
  • Samsun 24 °C
  • Ankara 24 °C
  • İstanbul 27 °C
  • KÖKTAŞ'TAN SAMSUNSPOR'A ZİYARET
  • SAMSUNSPOR'DA DURMAK YOK
  • SAMSUNSPOR'UN RAKİBİ GİRESUNSPOR
  • KÖKTAŞ'TAN SAMSUNSPOR'A ZİYARET
  • SAMSUNSPOR'DA DURMAK YOK
  • SAMSUNSPOR'UN RAKİBİ GİRESUNSPOR

8 Mart: Kadınlarımızın Günü

Salih Parlak

Tek kullandığımız bir tekerleme:

Kadınlarımız başımızın tacı…

Evimizin sultanı!

birçokları horlanan…

kıymeti bilinmeyen…

aşağılanan evlerinin sultanları kadınları;

kendilerini kabul ettirebilmek için,

önce kendileri ile uğraşıp,

geliştirip gerçek kadınlar,

hakkıyla anneler,

en güzelinden eşler,

gerçek sultanlar olmaları dileğiyle...

içinde bulundukları şartları…

yaşadıkları sıkıntıları…

düştükleri boşlukları…

arayış yollarını iyi bilirim.

İş hayatının acımasız yarış ortamı…

birilerini geçme…

birilerine çelme takma…

ya da birilerince beğenilme gibi uğraşları;

ev ortamında azalmakta…

stres doğrudan düşmektedir.

Bir kadın öncelikle evinde bir işe yararsa;

başka alanlarda yaptığı işler işe yarar. 

Aklı çok yere bölünen kadın,

hem kendi hem de yakın çevresini ihmal ediyor.

Malumdur ki, sağlıklı aile de, sağlıklı toplumun temelidir.

Ah şu sanayi toplumu!

dışarıda çalışan kadın sayısı artmış!

hem kendilerinde…

hem de eş ve çocuklarında stres artmış.

Hastalıklar…

davranış problemleri artış göstermiş!

Ben her zaman söylüyorum;

Biz din adamı adayıyız;

Çırpınıyoruz,

Yedi kaptan su getiriyoruz;

Toplumumuza yararlı olalım diye…

Daha iyi sosyal tarihçi olalım;

Çok uzaklaştırılmış toplumumuza…

Anne olacak yavrularımıza

Kur'an kültürünü nasıl sosyalleştirelim;

Onların anlayabileceği kıvama…

Örgüsünü örebilecekleri anlaşılırlığa…

Emzirip anne sütünü yudumlatırken;

Doyurup oynatırken;

Çocuğunu sokağa salarken

Seçtiği arkadaşlarının dimağlarına kazınmış;

Şarkılarda… türkülerde… skeçlerde…

İlahiler biçiminde… koro halinde;

Ulu çınarlarla yarışırcasına oyunlara yansıtan

Annelere nasıl çeyiz bohçası yapalım;

Diye çırpınıyoruz.

Kur'anda kadın hakları var mı?

Kadının hangi hakları var?

Kur'an kültüründe kadından nasıl söz edilir?

Cennette bizim kadınlarımız bizim mi olacak?

Orada da meyhanede içkisini içen kocalar;

Evde yavrularını ilahilerle uyutmuş…

aşını kaynatmış… sofrasını da hazır etmiş;

gece yarılarına… sabahlara kadar;

kocasını bekleyen;

zil zurna sarhoş evlerinin kapısını açtıklarında;

Vefakar… cefakar kadınlarımızın saçını yolacaklar mı?

Uzun sözün kısası;

Bu kadınlardan cennette nasıl söz ediliyor?

Ben Kur'an kültüründen öğrendim ki;

Bu cefakâr kadınlarımı cennette kadın olmayacak;

O kocalar da onların kocası olmayacak!

Çünkü o kadınlar; doğumlarından önce;

Nefs-i vahideleri Berzah Alemindeyken;

Kadın değillerdi.

O kadınlarımız “Elestü birabbiküm?” hitabını dinlerken;

Cennette kadın değildi.

Ölümle kadın bedeni mezara konduğunda

O kadının nefs-i vahidesi Berzahlara uçarken;

Kadın değildi.

Kadın olan bedeni kabir toprağıyla nemlenip;

Toprağa karışırken;

Annesinin karnındayken kuyruk sokumundan;

Meleğin ona üflediği nefs-i vahidesi;

göklerin ötesinde;

Berzah aleminde

Kocasının nefs-i vahidesi gibi;

Erkek-kadın ayrımını toprağa gömecek;

amel defteriyle cennet bahçesinde…

veya cehennem çukurunda kıyamete kadar öylece bekleyecektir.

Senin anlayacağın;

Dünyadaki kadın-erkek cinsiyeti;

Tek cinsiyete dönüşecek;

Tamamı erkek gibi yaşayacaktır.

Durum böyleyken değerli kadın kardeşim;

Senin kadınlık cinsiyetin;

Kundak öncesinden teneşir tahtasına kadardır!

Onun dışında kadın cefası çekmeyeceksin!

Cennette senin de kocanınkiler gibi hurilerin olacak!

Amel defterinin gücüne göre…

Kocanı cennette görecek misin?

Görebilirsin ama;

Onun alanı ayrı… seninki de ayrı!

Eğer dünyada kocanızla kafa dengi olmuşsanız;

Bedenini örtünmende…

Açılıp saçılmanda kafa dengi olmuşsanız;

Günlük yaşamınızda sürtüşmeleriniz olmamışsa;

Örtünüp kapanarak düğün yapmışsanız cennette…

 Açılıp saçılarak düğün yapmışsanız cehennemde;

Aynı katta olacaksınız;

Birbirinizi görebileceksiniz.

Öyleyse dünyada kadın hakları neye yarar ki!

Kadın-erkek sevmiş evlenmişlerse bir sevgi yumağı olmuşlar;

Ayrı-gayrıları mı olacak!

Kim-kimden mal alacak?

Ailenin sahip oldukları mal mülk kimin?

Son nefesinde her şey değişecek!

Bitecek!

Senin-kocanın sandıkların ortada kalacak;

Hiçbir şeyi götüremeyeceksin;

Öyleyse hangi kadın hakları!

Hangi koca hakları!

Her şey devletin!

Her şey Allah'ın cc!

Mal-mülk ayrımı kavgası yapmayın!

Mehr-i müeccel ile dinen kazandığı mal rejimi;

Hukukan da senindir.

Han-hamam sahipleri!

Kiradaki han-hamamların sahipleri Marmara depreminde ne oldu?

Dünyada yaşadığın sürece nafakanı kimseye kaptırma!

Çoluk-çocuğun aç sefil olmasın!

Ama onun ötesine kafayı takma!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim