KORONAVİRÜS SONRASI SOKAKLAR...

 Koronavirüs nedeniyle, yaklaşık 75 günden beri sınırlı da olsa, yasaklı bir süreç yaşadık ülkemizde. Küçük iş yerleri kapalı olduğu ve sokağa çıkma yasağı da bulunduğundan dolayı sokaklar büyük ölçüde boş kalmıştı. 1 Haziran itibariyle yasaklar kalktı ve sokaklar eski canlılığına da kavuştu.
     Koronavirüs tedbirleri kapsamında açılan iş yerlerinde, kurallara riayet edilmesi halinde süreç olumlu bir şekilde yürüyecektir. Ancak; kurallara riayet edilmez, tedbirler ihmal edilirse; pandemi sürecinin olumsuzlaşacağı ve yeni yasaklar dönemi başlayacağı da kaçınılmazdır.  
     "Bana bir şey olmaz.  Atın ölümü arpadan olsun. Ölüm kaçınılmaz" gibi maksadı aşan bir takım söylemlerin tahrikine gelmemek lâzımdır. Kurallar; diğer insanları korumak içindir. Toplu yaşamının kuralları mutlaka işletilmelidir. Hem, pandemi süreci henüz bitmemiştir. Yapılan her ihlâl, yeni bir problem olarak toplum önüne çıkacaktır.
     Kurallara riayet etmemek, kul hakkı ihlâlidir. Kul hakkı ihlâli de büyük günahlardandır. Bilerek yapılan ihlâl sonucu ortaya çıkacak bir olumsuzluğun bedeli ağır olacaktır. Koronavirüs tedbirlerine riayet etmemekten kaynaklanan sebeple bir ölüm gerçekleşmiş olsa, bu,ihlâli yapan cinayet işlemiş gibi olur.
     1 Haziran itibariyle sokaklar hareketlendi. Özellikle çay ocakları büyük bir rahatlama oluşturdu. Bu rahatlamanın, rehavete dönüşmemesi gerekir. Mesafe ve maske; söz konusu tedbirlerin merkezini oluşturmaktadır. Çay ocakları; toplu sohbet ve muhabbetlerin yapıldığı odaklardır. Stres giderilmesinde en fonksiyonel mekanlar çay ocaklarıdır.
    Görüldüğü kadarıyla, sokaklarda Koronavirüs kurallarına uyulmakta, mesafe ve maskeye titizlik gösterildiği müşahede edilmektedir. Çay ocağı sahipleri de, mümkün olduğu kadar müşterilerine sıcak yaklaşmakta ama gerekli uyarıları da yapmaktadır.
    1 Haziran sonrasında rehavetten ziyade, kurallara riayete daha çok özen gösterilecektir. Belli bir disiplinin de oluştuğu toplumunuzda, bundan sonra kurallar daha iyi işleyecektir. Yaşanılan tecrübe, geleceğe dönük yeni bir yaklaşım ve yaşam biçimi oluşturacaktır.
     Koronavirüs süreci, bireylerin ve dolayısıyla toplumun kendini sorgulamasını sağlamıştır. Kendiyle yüzleşme fırsatı bulan her birey, yapılan hataları terk etme konusunda kararlı bir tavır geliştirmiştir. Bu tavırlar da sokağa yansıyacaktır.
     Selamlâşmadan kucaklaşmaya, konuşmaktan oturmaya, yemeden içmeye tüm kurallar yineden şekillenmiştir. Ahlaki bir olgunluğun da geliştiği Koronavirüs sürecinin, bundan sonraki devamında, daha titiz bir hayat tarzı olacaktır.
    Sokaklar tekrar eski doluluğuna kavuşmuş ama disiplinli bir yürüyüş oluşmuştur. Saygılı bir muhabbetin görüldügü sokaklarda, seviyeli sohbetler yapılmaktadır. Mesafe ayarına dikkat edilerek, maskelerle gezilmektedir.
     Koronavirüs süreci bitmiş olsa da, toplum bu neden sahip olduğu güzel alışkanlıkları devam ettirecektir. Bundan sonra, daha düzeyli ve sağlıklı muhabbetlere şahit olacağız. Yeni dönemin hayırlı ve hayırlara vesile olmasını diliyorum. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sami Kesmen Arşivi
SON YAZILAR