12 EYLÜL VE ATAKUM BELEDİYESİ
Bugün iki konuya değinmeye çalışacağım. Bunlardan ilki, 46 yıl önce bir cuma sabahı radyo ve televizyonların “Asker yönetime el koydu, Millî Güvenlik Konseyi işbaşında” anonsuyla uyanmamız olacak. İkinci konumuz ise Atakum Belediyesi’nde beş aydan beri ödenemeyen maaşlar olacak. Osmanlı’nın en önemli hatalarından biri, askerleri sürekli yönetimin başında tutmaları oldu. Paşalar Sadrazam, Vezir, Veziriazam oldular, zaman zaman padişahlara dayatmalar yaptılar. Yeniçeriler isyan etti. Vaka-i Hayriye olarak bilinen meşhur isyan çıktıktan sonra 2. Mahmut tarafından 16 Haziran 1826 tarihinde topa tutularak yok edildi. Cumhuriyet’in kuruluşu esnasında da askerler yönetimde söz sahibi olmuşlar, bir dönem askerler aynı zamanda milletvekilliği yapmışlar, daha sonra ikisinden birini seçme zorunluluğu getirilmiş ve askerler görevlerine dönmüşlerdir. Ancak asker, 15 Temmuz hain darbe girişimine kadar sürekli demokrasinin tehdidi olmuş; 1960 darbesi, 71 muhtırası, 80 ihtilali, 2007 e-muhtıra derken nihayetinde vatandaşın 15 Temmuz’daki hain darbe girişiminde sokağa inip 252 şehit vermesinin ardından sivil otorite kendini ispat edebilmiştir. 12 Eylül ihtilali ağırlıklı olarak ülkücü camia ile solculara zulmetmiş, Millî Görüş camiası ve İslami hizmetler çok fazla etkilenmemiştir. Yetmişli yıllarda kan gövdeyi götürdüğü dönemlerde aynı asker sıkıyönetim ilan edildiğinde kanın akmasını durdur(a)mamış ama 12 Eylül’de bir gecede akan kan durmuş, ülke güllük gülistanlık olmuştu. Onca insana askerî mahkemelerde zulmedilmiş, çiçeği burnunda gençler yıllarca cezaevlerinde kalmış ve hayattan koparılmış, 50 civarında insan da idam edilmişti. Merhum Erbakan Hoca bu süreçte kendisi bedel ödese de camiasına bedel ödetmemiş, gençliği silahtan uzak tutmayı becermiş, mücadeleyi meşru zeminde fikirle ve siyasetle yapmayı becermiş bir liderdi. Aradan geçen 46 yıllık süreçte çok insan sıkıntı çekmiş, nihayetinde bu günlere gelinmiştir.
Allah bir daha bu günleri göstermesin diyerek ikinci konumuza geçecek olursak; Atakum Belediyesi’nde beş aydan beri çalışan işçiler maaşlarını alamıyorlar. Bu, çalışanlar açısından da yönetenler açısından da ciddi bir sıkıntıdır. Hiçbir işveren çalışanının maaşını ödememekten mutlu olmaz, tam aksine üzüntü duyar. Burada konuşulması gereken asıl konu, belediyelerde çalışan personelin ne kadarının lüzumlu olduğu, ne kadarının bankamatik personeli veya iş yapmadığı konusudur. Normalde 2024 seçimlerinde yeni seçilen başkanların bir kısmı işten adam çıkarma konusunda kararlıydılar ancak işin içerisine girdiklerinde olayın çok daha farklı boyutlarının olduğunu görünce bundan vazgeçtiler. Bu konudaki en büyük sıkıntı işten çıkarılan personelin kıdem tazminatlarıydı. Tazminatları ödeyecek bütçesi olmayan belediyeler, “Bari işten çıkarmayalım, ödeyebildiğimiz kadar maaşlarını ödeyelim, ödeyemediğimizi de ödeyemeyiz.” moduna girdiler. Hatta belki bazı çalışanlar işi kendileri bırakıp piyasada iş bulurlar da biz de kıdem tazminatı ödemekten kurtuluruz diyen belediye başkanları da oldu, ama ve lakin kimse işten çıkmadı.
Belediyelerin en büyük sıkıntısı personel fazlalığıdır. Allah kulu da çıkıp bu gerçeği söylemiyor. Oysaki bugün belediyelerin büyük bir kısmında çalışan personelin üçte biri ile işler rahatlıkla yürür ama her seçilen başkan kendi adamlarını doldurunca işin içerisinden çıkılmaz bir hâl aldı. Bazı belediyelerde hiç işe gitmeden maaşlarını tıkır tıkır alanların olduğu da bir gerçek. Hatta bazı mafyavari adamların, ellerinde bazı belediyelerin maaş kartları ile köpeklerini yemlediği de gelen bilgiler arasında. Devlet, parti ayrımı yapmaksızın bu incelemeleri yapıp çalışmayan kim varsa işten atmalı. Bu sayede hem başkanlar rahatlamalı hem de halkın heba edilen parası halkın hizmetine sunulmalı. Herkes çıkmış boykottan bahsediyor, iyi güzel de bu belediyelerde ne kadar şişme eleman var, ne kadar adam işe gitmeden para alıyor? Ayrıca muhalefet belediyesi olan Atakum Belediyesi elindeki mülkleri satamıyor, İller Bankası’ndan gelen pay zaten kesintili geliyor, faiz yükü çekilmeyecek noktada. Çözüm için Başkan Serhat Türkel çareler arıyor ama muhalefet belediyesi olmak öyle kolay değil. Sağ olsun Halit Başkan elinden gelen desteği veriyor. Öte yandan bazı meslektaşlarımız da çıkmış, “Yok efendim, Büyükşehir Belediye Başkanı, Atakum Belediyesi’nin ve maaş ödeyemeyen belediyelerin maaş ödeyebilmesi noktasında yardımcı olmasını eleştiriyor.” İnsan biraz Allah’tan korkar. Bir belediye başkanı, parti ayrımı yapmaksızın çalışan emekçinin maaşının ödenebilmesi için uğraş veriyorsa alkış tutman gerekirken, sırf laf olsun torba dolsun misali cahilce yazı yazanları bu toplum elbette ciddiye almıyor. Ama birileri de hadlerini bildirmeli diyerek sözlerime son veriyorum. Kalın sağlıcakla.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.