• BIST 82.477
  • Altın 147,865
  • Dolar 3,7883
  • Euro 4,0490
  • Samsun 9 °C
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 8 °C
  • SAMSUNSPOR'DAN 4 TRANSFER DAHA
  • İYİ NİYET YETMİYOR
  • ADANADEMİR HAZIRLIKLARI BAŞLADI
  • SAMSUNSPOR'DAN 4 TRANSFER DAHA
  • İYİ NİYET YETMİYOR
  • ADANADEMİR HAZIRLIKLARI BAŞLADI

SURİYEDE MISIRDA ZULÜM VAR DA BİZDE YOK MU

Adnan Bahadır

SURİYEDE MISIRDA ZULÜM VAR DA BİZDE YOK MUGerek Suriye'de gerekse Mısır'da yaşanan olaylar insanı adeta çileden çıkarıyor. Yıllardır Ortadoğu'da bir türlü sular durulmazken, son yüzyılda Filistin, Fas, Tunus, Cezayir, Libya, Mısır, Suriye ve Irak topraklarında Müslümanlar adeta inim inim inledi. Zalim yöneticiler her türlü zulmü uygulalarken, geçtiğimiz yıl başlayan Arap Baharı rüzgarı da son yaşanan olaylarla Arap zulmüne dönüştü. Bundan seksen yıl önce başlayan İhvan Hareketi, Kral Fuat ve Abdünnasır dönemlerinin ardından en sıkıntılı günlerini yaşamaktadır. Aslında Ortadoğu Coğrafyası'nda yaşanan olaylar bölgenin ve islam aleminin gelecek yüz yıllık politikalarını belirlemektedir. Mısır'da yaşanan devrimin ardından Suriye'deki muhalifler de başarılı olsalardı İsrail bölgedeki hakimiyetini kaybetmiş olacaktı. Bunu çok iyi bilen İsrail ve ABD olaya anında müdahil oldular ve Ortadoğu'daki düzenlerini bozmayacak sistemin devamı için gereken her şeyi yaptılar. Yapılan bu operasyonların ardından yüzlerce, belki binlerce müslüman katledildi. Bu durum ülkemiz açısından da ciddi anlamda sıkıntı yaratırken, yapılan operasyonlar bölgedeki müslümanların her türlü aleyhinde olduğu açıkça görldü.Peki Ortadoğu'da durum böyle iken ülkemizde durum nasıl? Genel anlamıyla müslümanların lehinde olan bir çok önemli gelişme olmakla birlikte iktidar içerisindeki bazı erkler bürokrasiyi ve adli yargının bir bölümünü öyle bir baskı altına almışlar ki anlatamam. Biraz farklı ses çıkaran veya dik duruş gösteren insanlar adeta yok edilmek isteniliyor. Adalet kişinin iktidara olan yakınlığına göre işlemekte. Doğruları yazıp, çizenler ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Şehrimizde bizim dışımızda duruş gösteren tek bir basın-yayın organı olmadığı ortada. Bizi yok edebilmek adına öyle enteresan tezgahlar kuruyorlar ki sormayın gitbin. Son altı yıl içersinde üç büyük operasyon geçirdim. Dördüncüsünü de yapmak için telefonlarımızı, iş yerlerimizi ve özel mahrem yerlerimizi o kadar detaylı dinleyip, fiili gözetleme yapıyorlar ki, yaptığımız telefon görüşmelerinde konuşmalarımız sürekli dinlendiğinden kesintilere uğruyor ve bulunduğumuz mekanlara adeta gözetleme kuleleri kurarcasına bizleri gözetliyorlar. İyi güzel de kardeşim “biz ne yaptık? Birilerinin dümen suyuna gitmemenin dışında en ufak bir şey yapmadık. Peki bunca baskı ve zulüm niye derseniz bazı egemen güçler kayıtsız şartsız bağlılık istiyor hatta bu konuda bizimle ilgili o kadar enteresan tezgahlar kuruyorlar ki insanın aklı şaşıyor. Geçtiğimiz Kasım ayında bize yapılan operasyonu bu satırlarda daha önceden sizlerle paylaşmıştık. Operasyon yapıldığı günün ertesi gün tutuklama kararı çıkmayınca bu arkadaşlar anında bir araya gelip, “bu adama yeni bir operasyon başlatalım” kararı almışlar. Yapılan operasyonda görev verdikleri bazı emniyet görevlilerini bizi paketleyemedikleri için sürgün ettiler. Yeni operasyonla ilgili görev verdikleri arkadaşlar bu işi becerip bizi paketleselerdi onları terfi ettirecek yok onlarda bu işte başarılı olamazlarsa onları da diğerleri gibi sürgün edeceklerdi. Şimdi size soruyorum Suriyede, Mısır da zulüm var da bizde yok mu? Düşünün ki bir sabah saat 6.30 da evinizin kapısı çalınıyor onbeş, yirmi polis yatak odanıza kadar gelip arıyor. İş yeriniz, eviniz, yazlığınız, araçlarınız adeta talan edilircesine aranıyor ve bunu yaptıran insanlar da biz de müslümanız diyebiliyor iseler onları ben Allah'a havale ediyorum.Düşünebiliyor musunuz bir ülkede adalet belli bir kesime farklı, diğer bir kesime farklı uygulanabiliyor sa o ülkede hak ve hukuktan bahsetmek mümkün mü? İş yerinizde gözetleme cihazları, telefon dinlemeleri, takipler varken siz hala daha Suriye'deki, Mısır'daki insanlara yapılan zulmü kınamakla yetinemezsiniz. İnsan ilk önce kendi evinin önündeki pisliği temizleyecek ardından komşularının yardımına koşacak. Bazı siyasetçiler telefonlarda bürokratlara “şu arsayı falanca Holdinge vermezsen seni Başbakan'a şikayet edeceğim” diyebiliyor ve bu yatırımcıya destek oluyor. Siz ise çalıştırdığınız personelin maaşını, SSK primini, vergisini tam yatırmak için gazetenize reklam almak isterseniz o en büyük çete suçu oluyor. Kimse unutmasın ki zulüm ile abat olunsa idi Karunlar, Firavunlar, Hamanlar, Nemrutlar abat olurlardı. İki günlük dünya makamını ellerine geçiren bazı zalimlerin yaptıkları veya yaptırdıkları zulümler yanlarında kar kalacağını düşünüyor salar bu dünyanın öbür dünyası olduğunu da unutmasınlar. Kalın sağlıcakla

  • Yorumlar 3
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim