• BIST 108.489
  • Altın 152,396
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Samsun 17 °C
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 17 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

SPOR KULÜPLERİ NEDEN DESTEKLENMİYOR

Adnan Bahadır

                                  

   

            Bu şehirde sporla çok arası olmamasına rağmen spordan ötürü en çok mağdur olmuş kişilerin başında gelmekteyim. Spor her yönüyle mükemmel bir uğraştır. Gerek sağlıklı yaşam açısından, gerek zaman geçirme bakımından, gerek şehrin tanıtımı bakımından fevkalade yararlı bir iştir. Her insanın yapısı, kültürü, sağlığı farklı spor dallarına meyillidir. Bazı insanlar futbolu severken, bazıları voleybolu, bazıları basketbolu, bazıları ise boks, güreş v.s den hoşlanmaktadırlar. Hangisinden hoşlanırsak hoşlanalım aşırıya gitmemek kaydı ile hepsi insanlığa yararlı ve toplumun sağlıklı gelişimini sağlayan spor dallarıdır. Eskiden spor denince akla güreş, boks gibi spor dalları gelirken son elli yılda bu kültür tamamen futbola ve salon sporlarına kaydı. Şehirler anılırken veya tanıtılırken meşhur olan şeyleri ile tanıtılmaya çalışılır, şayet şehrin önemli bir spor takımı varsa onunla anılır, başka tanıtıma da ihtiyacı yoktur.

            Bundan on beş, yirmi yıl önce gerek futbolda, gerekse basketbolda İstanbul takımları anılırdı, futbolda üç büyükler vardı, basketbolda ise yine aynı şekilde üç büyüklerin yanı sıra Tofaş, Botaş, Migros gibi takımlar vardı. Ne zaman ki Anadolu takımları piyasaya çıkmaya başladı,  İstanbul takımları bu işten fevkalade rahatsızlık duymaya başladı, önce futbolda dört büyükler dönemi başladı, beş büyükler tabiri ortaya çıktı. Basketbolda ise Tofaş, Migros, Botaş gibi takımlara ayrılan ödenekler azalınca yine üç büyüklerin borusu ötmeye başladı. Son zamanlarda Anadolu takımları da teker, teker piyasaya çıkıp, Süper Lig"e tırmanınca bundan birileri rahatsız olsa da gerek oyuncular, gerek hocalar, gerekse kulüp yöneticileri her türlü fedakarlığı yaparak kulüplerini şaha kaldırmayı becerdiler, bu anlamda tümünü tebrik ediyor, alınlarından öpüyorum. Samsunspor Kulübü ile ilgili çok fazla yazı yazdığımdan bu gün o konuya girmek istemiyorum, ancak bu kulüpte yöneticilik yapıp, tek kuruş para vermeden temlik koyup, şimdi takır, takır paralarını alan kendisini akıllı sanan ahmakların bir kısmını daha önce yazmıştım, hatta bu konuda Süleyman Salur Bey"de köşesinde ilginç şeyler yazmış, konunun muhataplarını arayıp, neden cevap vermediklerini veya mahkemeye gitmediklerini sormuş, aldığı cevap ise bir kısmı ciddiye almadığını söylemiş, bir kısmı ise konuyu mahkemeye taşıdığından konuşmak istemediğini söylemişlerdi. Sanırım bu yazıları yazalı üç, beş ay oldu, yazıyla ilgili çok ciddi sansasyon oldu, konuyla ilgili herkes hop oturdu, hop kalktı, ancak bu konuda ne mahkeme celbi geldi, ne de arayıp, soran oldu. Keşke yazı yazdığım arkadaşlar arama cesaretine sahip olsalardı da oturup, konuyu enine boyuna tartışabilseydik. Samsunspor Kulübü"ne geçmişte yöneticilik yapan insanların bir kısmı şöhret olup, gazetelere çıkabilmek için yapmış, bir kısmı paraları iç etmiş (Belgeleriyle elimde mevcut.) Bir kısmı ise hasbi hane samimi bir biçimde futbol adına didinmiş durmuş, ancak çoğunluk art niyetli olunca kulübün içine etmişler.

            Samsunspor Kulübü"nün Süper Lig"den birinci lige düşmesi ile birlikte şehri temsil noktasında elimizde kısa adı ile SBK yani Samsun Basketbol Kulübü kalmış, SBK iddialı bir takım, oyuncuları, hocaları, kulüp yöneticileri samimi uğraş veren insanlar. Geçen yıl hayli uğraş veren Hüseyin Tayinci şehirden beklediği desteği bulamayınca sıkıntıdan sağlık sorunları yaşamaya başladı, nihayet ailesinin de baskısı sonucu Kulüp Başkanlığını bırakmak zorunda kaldı. Aslında Hüseyin Tayinci gayet güzel bir Başkanlık dönemi geçirdi, fakat adamcağıza kimse destek olmayınca bırakmaktan başka çare bulamadı. Kulübün şimdiki başkanı olan arkadaşımız da gayet mütevazi, sevecen, işinde, gücünde olan bir arkadaş, bu arkadaşımız iyi niyetinden ötürü kulüp Başkanlığını kucağında buldu. Ahmet Öztürk ekonomik alt yapı olarak bu işin altından çıkmakta güçlük çekeceğini bilmesine rağmen, mangal gibi yüreği ve güçlü yönetimi sayesinde bu işin altına elini koymuş. Ahmet Başkan"da yürek var, fedakarlık var, adamlık var, peki bu şehri yönetenlerde de azıcık adamlık olsa da ona destek verseler ne olur? Dilerseniz onu da söyleyeyim, SBK şahlanır, şehir her yerde konuşulur, ama bu başarı topluma mal olacağından birileri rahatsız olur. Şehirdeki bilbordlarda milletin parası ile millete hizmet edenler Saddam gibi resimlerini asarken SBK"nın alacağı başarıdan ötürü böyle bir şey yapamayacakları için asla destek vermezler. Geçenlerde bir gazetede okudum, Büyükşehir Belediyesi Basketbol ve Voleybol takımı kurmayı planlıyormuş, ancak Şahin Eker karşı çıkıyormuş. Bre Allah"tan korkmaz, kuldan utanmaz adamlar bu şehrin Birinci Lig"de futbol takımı var, Süper Lig"de basketbol takımı var, siz bu takımları desteklemekten imtina ederken kalkıp yeni takımlar kurarsanız bu milletin sizi affedeceğini mi sanıyorsunuz. Haaa belki kuracağınız takımlarda kalede Akın Özgün geri dörtlüde Serciyo, Kayıkçıbaşı, Koca Kelle Neco durur, ileri dörtlüde tek başına Vezir Hazretleri golleri atar, hakemliği de Ademciğim yapar o zaman değil voleybol, basketbol takımı, futbol takımı kurmazsanız hakkım olsun. Kalın sağlıcakla

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim