• BIST 107.152
  • Altın 143,431
  • Dolar 3,5606
  • Euro 4,1613
  • Samsun 30 °C
  • Ankara 32 °C
  • İstanbul 32 °C
  • BİLLY ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI 
  • DİALİBA TAMAM GİBİ    
  • TAKIMDAKİ EN ÇALIŞKAN OYUNCULARDAN BİRİ 
  • BİLLY ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI 
  • DİALİBA TAMAM GİBİ    
  • TAKIMDAKİ EN ÇALIŞKAN OYUNCULARDAN BİRİ 

POLİSLERİMİZE ŞÜKRAN BORÇLUYUZ

Sami Kesmen

Toplumun huzur ve güvenini sağlamak, insanların malına, canına, ailesine ve kutsal değerlerine her hangi bir zarar gelmemesi için çalışmak sadece güvenlik kuvvetlerinin görev ve sorumluluğu değildir. Bu değerleri korumak 7’den 70’e herkesin kendi bulunduğu pozisyon itibariyle asli görevlerindendir. Peygamberimiz, kendilerine sorulan bir soruya; “deveni bağla ve öyle Allah’a tevekkül et” buyurmuştur. 

Güvenli yaşamak için tedbirli olmak, her vatandaşın dini, insani ve hukuki görevlerindendir. Herkes üzerine düşen sorumluluğu öncelikle bilmeli ve sorumluluğunun gereğini mutlaka yerine getirmelidir. Huzurlu bir toplumun oluşturulması için güvenlik şarttır. Güvenliğin sağlanması için sağlam kapılar ve çelik kilitler yeterli değildir. İnsani değerlerin kapıları kırılmamalı, gönül atmosferi bozulmamalı, vicdanlarda tamiri zor yaralar açılmamalıdır. Aksi halde demir kapılar ve çelik kilitler güvenlik için yeterli olmayacaktır.

Canlı-cansız hiçbir varlığın insanla direk bir problemi yoktur. Toplumu yaşanmaz hale getiren, hayatı çekilmez duruma sokan, huzuru ve güveni ortadan kaldıran; insanların birbirleriyle olan ilişkilerindeki olumsuzluklardır. Maalesef insanlar arasındaki çekişmeyi hiçbir tedbir ortadan kaldıramamaktadır.

Müslüman çevresine güven vermelidir. Eline ve diline sahip olmalıdır. Sevgi, samimiyet ve sorumluluk duygularını yaşayan ve yaşatan olmalıdır. İnsanların, kişiye ve güce göre değil,  manevi değerlere, hukuk kurallarına ve moral duygulara göre hareket etmesi,  huzurlu ve güvenli bir toplumsal yaşamın ortaya çıkmasını sağlayacaktır. Müslüman olarak, birbirimize güvenmek ve güvenilir olmak için milli ve dini değerlerimiz elimizin altındadır. Yeter ki  o değerleri doğru anlayalım, doğru anlatalım, doğru yaşayalım ve doğru yaşatalım. 

4-10 nisan tarihleri arası “Polis Günü ve Haftası” olarak kutlanmaktadır. Zor şartlarda görev yapan güvenlik kuvvetlerimiz her türlü takdiri hak etmektedir. Maddi imkanlarının ve sosyal hayatlarının iyi olması morallerine de yansıyacak, moralli olan güvenlik mensubu, her hizmetin kutsallığına inanarak toplumun güveni için çalışacaktır. Allah(c.c.)ın dokunulmaz olarak ilan ettiği kutsallarımızın muhafazası güvenlik güçlerimizin varlığı ile sağlanmaktadır. Mal, can, akıl, din ve namus gibi önemli değerler, korunması gereken asli unsurlardır. Toplumun öz evladı olan polislerimizin varlığı güvenimizin teminatıdır.

Manevi değerlerimiz, toplum olarak güvenle yaşamamıza yetecek güçtedir. Ancak, tecrübeler göstermektedir ki, Müslümanların bile birbirlerinden emin olmaları gerekirken, bunu polis ve güvenlik kuvvetleri olmadan sağlayamamaktadırlar. Organize olmuş güvenlik kuvvetlerine ihtiyaç her zaman vardır. Polisimiz de dünyanın en organize güvenlik teşkilatlarının başında gelir.

Emniyet Teşkilatımızın bu önemli gününü ve haftasını kutuluyorum. Ahirete irtihal eden polislerimize Allahtan rahmet, dünyada olanlara sağlık ve afiyet, görevi başında olanlara başarılar temenni ediyorum. Güven içinde uyumamız, tereddütsüz yaşamamız, dış ve iç tehlikelerden korunmamız, onların sadakat ve samimiyetine bağlıdır. Allah(c.c.) Yar ve Yardımcıları olsun. Onlara şükran borçluyuz.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim