• BIST 90.383
  • Altın 145,017
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Samsun 7 °C
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 10 °C
  • TRABZON’DA KARADENİZ DERBİSİ
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • HASTA YATAĞINDA ÇARŞAMBASPOR AŞKI
  • TRABZON’DA KARADENİZ DERBİSİ
  • HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR
  • HASTA YATAĞINDA ÇARŞAMBASPOR AŞKI

PARTİLER ADAYLARINI ERKEN AÇIKLAMAYA BAŞLADI

Adnan Bahadır

PARTİLER  ADAYLARINI  ERKEN  AÇIKLAMAYA BAŞLADI         

Bundan  önceki  yerel seçimlerde siyasi partiler adaylarını Yüksek Seçim Kurulu'nun takvimine  göre açıklarlardı ancak önümüzdeki yerel seçimler öncesinde seçimlere yedi ay gibi bir zaman kala adaylarını açıklamaya başladılar. Bu durum bir bakıma iyi oldu. Parti içi çekişmeler ve dargınlıklar  artmadan adayların açıklanması  küskünlüklerin çoğalmasının önüne geçme imkanı  getirecektir.

2009 yılında yapılan yerel seçimlerde aday adaylarının mücadelelerinin ardından aday olamayanların bir kısmı partisine çalışmamış, bir kısmı ise el altından karşı tarafın adayına çalışarak partisinin belediye seçimlerini kaybetmesine neden olmuştu. Örneğin birleşen  Gazi ve İlkadım Belediyeleri'nin aday adayları olan Süleyman Kaldırım ile Erdoğan Tok kıyasıya bir adaylık yarışına girmişler, son dakikaya kadar nerede ise kesin olan Erdoğan Tok'un adaylığı yapılan bir hamle ile Büyükşehir Belediye Başkanı'nın, Cemal Yılmaz Demir'in ve o günkü İl Başkanlığının atağı sonucu Süleyman Kaldırım'ın adaylığı ile sonuçlanmıştı. Asıl sıkıntı da ondan sonra başladı. Erdoğan Tok ciddi anlamda alınganlık göstererek kabuğuna çekildi, Süleyman Kaldırım ise seçimi garanti gördüğünden Erdoğan Tok'dan yardım talep etmedi. Hal böyle olunca seçimi kaybetmek mukadder oldu.

Bazı çevreler ısrarla Erdoğan Tok'ın el altından Süleyman Kaldırım'ın seçimleri kaybetmesi için çalıştığını  söylüyorlar. Hatta o günkü il başkanlığı bu yönde bir rapor hazırlayıp AK Parti Genel Merkezi'ne gönderdiği söyleniyorsa da ben böyle düşünmüyorum. Bana göre Süleyman Kaldırım adaylığı kesinleştikten sonra yanına partiden bir heyet alarak Erdoğan Tok'un kapısını çalmalıydı. Erdoğan Tok, netice itibarı ile AK Partili bir siyasetçi olduğundan kendisinden istenilen yardımı reddedecek hali yoktu. Bu konu şahitler huzurunda tespit edildikten sonra Süleyman Kaldırım yanına Erdoğan Tok'u da alarak seçim çalışmalarına devam etmeliydi. Parti içi çekişmeler buna imkan tanımadığı için Süleyman Kaldırım da kendi haline bırakılmadı ve sonuç böyle oldu.

Bazı çevreler 2009 daki İlkadım seçiminde AK Parti adayının Erdoğan Tok olması halinde seçimi kazanacağı  söylense de ben aynı fikirde değilim. Süleyman Kaldırım yapı  itibarı ile çok yumuşak, sevecen, halim, selim bir arkadaştır. Diyeceksiniz ki Erdoğan Tok öyle değil mi? Elbette ki  Erdoğan Tok da herkesle kucaklaşan, güler yüzlü bir arkadaştır ancak Tok'un ekibi ve kardeşleri konusunda kamuoyunda ciddi anlamda bir tepki var.

Erdoğan Tok ile ilgili gazetemizde yaptığımız haberlere gelen yorumların büyük bir kısmını siliyoruz. Bu yorumlarda o kadar enteresan konular işleniyor ki anlatamam sizlere. Neticede Erdoğan Tok da bizim arkadaşımız olduğundan çok fazla yıpranmasına gönlümüz razı olmuyor. Erdoğan Tok'un işinin çok  kolay olmadığını düşünüyorum. Bana göre yapması gereken en önemli şey kardeşlerini biraz kendisinden uzak tutmak. Bir de belediyede yanında olan çaycısından, özel kalemine varıncaya dek hepsinin altında son model araçlarla müteahhitlik yapmaları ciddi anlamda eleştiriliyor. Bunları yazma nedenim  siyasetçiler yanlarındaki yağdanlıkların söylemlerine aldanmayıp piyasada kendileri hakkında konuşulanları bilmeleri ve ona göre tedbir almalarıdır. İmamı Gazali Hazretleri “dost acı söyler” buyurmakta. Biz siyaset yapan herkese dosthane eleştirilerimizi yaparız, tedbir alıp almamak onların tercihidir.          

Gelelim adaylarını açıklamaya başlayan MHP'ye; Kanaatimce MHP'nin en rahat  seçim alacağı ilçelerin adayları açıklandı. Kavak ve Ladik son günlerde işlerimin o bölgede olması nedeniyle ve haftanın en az üç gününü o bölgede geçirdiğimden dolayı kamuoyunun  nabzını biraz olsun biliyorum. Her ne kadar AK Parti köylerde çok güçlüyse de küçük yerlerde parti değil, insan önemli olduğundan ilçe halkları ulaşabilecekleri ve sorunlarını iletebilecekleri  siyasetçileri tercih ediyorlar. Gerek Kavak'ta gerekse Ladik'te Belediye başkanlarının kapılarının halka açık olduğunu ve gelen her sorunu çözmeye uğraştıklarını gördüm. Vatandaş direk belediye başkanına gelip her isteğini açık  bir şekilde ifade edebiliyorsa  ve Belediye Başkanı da bu sorunu anında çözüyor ise o başkan hangi partiden aday olursa olsun seçimi kazanır.

Sözlerime son vermeden son olarak bir konuyu daha dile getirmek istiyorum. Özel bir haber sitesinde CHP İl  Başkanı'nın  Atakum ve bazı ilçelerde ön seçim yapılacağı yönünde bir açıklamasını gördüm. Umarım bu açıklamada bir yanlışlık vardır. CHP nin bu ilde alabileceği üç yerden birisi Metin Burma  olmak kaydıyla Atakum ilçesidir. Hayati Tekin'le Tekkeköy ve Burhan Bayraktar olmak şartı ile Yakakent olduğunu düşünmekteyim. Buralarda ön seçime gitmek akıllı bir siyasetçinin yapacağı iş değildir. Siyasetle hiç ilgisi olmayan kişilerin dahi yapamayacağı bir hatadır. Umarım haber yanlıştır aksi halde açıklamayı yapanlar bunun vebalini ağır öderler. Bugünlük de bize ayrılan yer bitti. Kalın sağlıcakla

  • Yorumlar 3
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim