1. YAZARLAR

  2. Adem Alan

  3. MÜSLÜMANIN YOBAZLAŞMASI
Adem Alan

Adem Alan

MÜSLÜMANIN YOBAZLAŞMASI

A+A-

MÜSLÜMANIN YOBAZLAŞMASI

      -İslamın yozlaştırılması -
 

Tarih boyunca ; Hak Batıl savaşı olagelmiştir.

Allah'u Teala; sapıtan, ahlakı bozulan kullarına daima peygamberler göndermiştir.

Hz. Adem (a.s.)'den son peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.)'e kadar on binlerce peygamber gelmiştir insanoğluna...

Gönderilen sayfaların, kitapların özü; Tevhid inancı, kul hakkı, güzel ahlak ve hesap gününün hatırlatılmasıdır.

Son kitap ve son peygamber'de gelmiş, insanlığın kıyamete kadar Mavi, yeşil, siyah, kırmızı çizgisi çizilmiştir.

Kur'an ve İslam; evrensel bir kitap-din olmasına rağmen, hemen peygamberimizin ardından; yobazlaşma, yozlaştırma başlamış ve devam etmektedir.

Sonuç:İmtihandır.

Tabii ki kazananları da olacak, kaybedenleri de....

Gönlümüz tüm insanlığın kazanmasını arzu eder.

Günümüzde; kişilerde yobazlaşma ve İslam'ı yozlaştırma o kadar hızlı çoğalmaktadır ki, belki de 1400 yılda görünen yobazlaşmanın ve yozlaşmanın katbekat fazlası artık, bir kaç yılda olabilmektedir.

Bunu sebebi; İletişimin, ulaşımın hızlı olması ve eğitimin değil de öğretimin gittikçe artmasındandır.

İslam dışındaki dinlerde ve Müslümanların dışındaki din mensuplarında; yobazlaşma ve yozlaşma daha azdır.

Bunun da sebebi; gayri müslim devletlerde HUKUK ve ADALETİN biraz daha fazla oturmuş, yerleşmiş olması, devletlerinin kendi kanunlarına göre “ADİL” olmasındadır.

Müslüman ülkelerde; maalesef ne doğru dürüst hukuk vardır ne de adalet...

Müslümanlar yedikleri her haltı; ya şeytana ya da bir dış güce ihale etme basitliğinden sıyrılamamışlardır...

Hatta iş o hale gelmiştir ki, iş şeytana ve dış güçlere iftira boyutunu bile aşmıştır çoktan!
Halkı müslüman olan devletlere bakın!

Ne kanun vardır ne de hukuk!

Olanı da göstermeliktir ve adamına göre uygulanır…
İnsanlar okullarda öğretilmektedir ama eğitim yerlerde sürünmekte, aileden gelen eğitim, örf ve an’aneler de yok edilmektedir.

Böyle olunca; İnsanlar çıkış yolları aramakta ve kolayca, örgütlerin kucağına düşmektedir.

Bu örgütler bazen; terör örgütü olur, bazen cemaat, tarikat, vakıf v.b. kurumlara sızarlar.

Bazen de devlet düzeyinde bile olabilirler!

Irak, Suriye, Afganistan, Mısır, Libya gibi…

İletişim ve ulaşımın hızlı olması, dünyanın artık cep telefonuna sığdığı günümüzde “etkileşim” de aynı hızda olmaktadır.
Mer’i  hukukun bile oyuncak haline getirildiği, siyasetin figüranı olduğu  ülkelerde ne ilahi ne de beşeri dinler yozlaşmaktan, inananları da bilerek veya bilmeyerek yozlaşmaktan kurtulamazlar.

Diğer devletlerde durum bu da, ülkemizde nedir?

Diğer ülkelerle kıyaslanamayacak kadar daha; eğitim-öğretimli bir nüfusa, devlete sadakat ve güvene sahibiz ama yeterli değildir.

Aynı yobazlaşma ve yozlaşma maalesef ülkemizde de son yıllarda kartopu gibi büyümektedir.

Bu büyümede sadece ülkeyi yönetenler değil, yönetilenler ve yönetilemeyenler de suçludur.

Şeytanın suçu yok mu diye sormaya gerek yoktur!
Şeytan kişinin akidesini bozduktan sonra işlediği diğer kişisel günahlara dönüp bakmaz bile!

Öyle her türlü haltı yapıp da şeytana da iftira atmayalım!

Kıyamet günü bilin ki; şeytan bile kendisine iftira edenlerden hakkını alacaktır!.

Yobazlığın değil, ilmî ışığın, yozlaşmanın değil anlaşılabilir ve yaşanabilir İslam anlayışının yerleşmesi dileğiyle…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum