• BIST 108.392
  • Altın 142,851
  • Dolar 3,5345
  • Euro 4,1192
  • Samsun 28 °C
  • Ankara 35 °C
  • İstanbul 21 °C
  • KOMBİNELER SATIŞA ÇIKTI 
  • ÇAĞRI ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI
  • ÇARŞAMBASPOR TOPBAŞI YAPTI 
  • KOMBİNELER SATIŞA ÇIKTI 
  • ÇAĞRI ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI
  • ÇARŞAMBASPOR TOPBAŞI YAPTI 

MİLLETVEKİLİ ARKADAŞLARIMIZIN ...

Adnan Bahadır

MİLLETVEKİLİ ARKADAŞLARIMIZIN ÖNCELİKLERİ NE OLMALI?

Kamu kurumlarında her bir görevlinin yapmakla yükümlü olduğu görevleri belirten görev yönetmenliği vardır. Bu yönetmenlikte her bir kamu görevlisinin yapmakla yükümlü olduğu işler ve sorumluluk alanındaki konular belirlenmiştir. Devletin tüm kademelerinde durum böyle iken özel sektörde de işler aynı minvalde yürür. Özel bir işletmede çalışan personelin de kime karşı sorumlu olduğu, hangi işleri yapmakla mükellef olduğu bellidir. Siyaset kurumuna sıra geldiğinde işler biraz karışıyor, nedenine gelince İktidar partilerinde görev yapan teşkilat mensupları tüm kamu kurumlarından sorumlu imişler gibi görev yapmaları hüsnü kabul görmüş durumda.

Çok yakın bir zaman da şehrimizde bu anlattığıma tıpa tıp uyan çok enteresan bir olay yaşandı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma Bakanlığı'na bağlı İş Müfettişlerinden bir tanesi özel bir hastaneye teftişe gitmiş. Çalışma Bakanlığı müfettişleri işçi çalıştıran her işletmeyi rutin olarak teftiş ederler. Bu uygulama yaklaşık kırk, elli yıldır var. Özel hastaneyi teftişe giden müfettişi hastane müdürü karşılıyor ve kendisinin aynı zamanda bir partinin il başkan yardımcısı olduğunu, hastane yönetim kurulu başkanının da hastanenin yönetim kurulu başkanı olduğunu, o nedenle hastanede teftiş yapmasına izin veremeyeceğini söylüyor. Müfettiş şaşırıp kalıyor. Böyle bir olayla ömründe ilk kez karşılaşan müfettiş “Hastanenin ve senin kim olduğun beni ilgilendirmez, ben görevimi yapıyorum” deyip görevini yapmak istemesine akıllı hastane müdürü engel olmaya devam edince müfettiş hastaneye 1.5 milyon lira para cezası kesip, konuyu Cumhuriyet Savcılığı'na taşıyarak görevini adam gibi tamamlıyor.

Bu ayrıntıyı verme nedenim siyasetçilerin yapmaları gereken işlerle değil de üzerlerine vazife olmayan veya yanlış işleri görmezlikten gelinmesi noktasında hareket etmiş olmaları işi mecrasından çıkarıp farklı mecralara taşımaktadır. Ülke genelinde mevcut iktidarın verdiği mücadele ile yerel siyasetçilerin iştigal alanları mota mot zıt bir durum oluşturduğunu görmek insanı çileden çıkarıyor. Milletvekili arkadaşlarımızın seçildikten sonra yapmaları gereken en önemli görev vatandaşın sıkıntısına yardımcı olabilmek için halkın içerisinde onların dertleriyle hemhal olmaktır.

Ramazan ayında protokol iftarlarında dolaşan, akşamları kafelerde, eğlence merkezlerinde, sosyal tesislerde dinlenip keyif çatmak onların görevi asla olamaz. Seçildikleri şehirde yaşanan sıkıntılarla bire bir ilgilenip çözmeye çalışmayan milletvekilleri aldıkları maaşı hak etmedikleri gibi, milletten aldıkları oyların hesabını da veremezler. Şehirde olup, biten her şeyi iyi takip edip ortada bir sıkıntı varsa buna derhal müdahale etmek zorundadırlar. Milletvekillerinin öncelikli olarak ilgilenmeleri gereken konuların başında İlkadım İlçe Müftülüğü'nde yaşanan akıl almaz olaylar geliyor. İddialar çok ağır, şayet bu anlatılanlar doğru ise bunun vebali hepimizin üzerindedir haberiniz olsun.

İlkadım İlçe Müftülüğü ile ilgili elime geçen yeni iddiaları yayınlıyorum, vekillerimize duyurulur. İddialar şunlar; 1-Büyük Camii WC'sini çalıştıran camii derneği tamamen Hamdi Demirbaş'ın kontrolünde, alınan paraların meblağları yüksek olmasına rağmen paraların akıbeti belli değil

İddia 2-2008-2010 yılları arasında Kalkanca Kuran Kursu adına toplanan paralar oratada yok.

İddia 3- Ramazan ayında okutulan mukabelelerden toplanan paraların çok küçük bir kısmı hafızlara veriliyor, kalan büyük miktar birileri tarafından iç ediliyor.

İddia 4- İlkadım ilçesine bağlı camilerden toplanan yardımların tamamından belli bir miktarda para kesilerek oluşturulan bir döner sermaye hesabında müftülükte çalışan bir memur adına bankaya faize yatırıldığı ve bu parayı belli kişilerin daha sonra kendilerine alacağı.

Madde 5-Kalkanca Kuran Kursu için şu anda dahi toplanan paraların sadece üçte birinin kuran kursuna verildiği, kalan paranın akıbetinin belli olmadığı

Madde 6- Piyasadan fazla fatura alınmak sureti ile giderler fazla gösterilip aradaki paranın iç edildiği.

İddiaların bir kısmı bunlar ancak tamamı çok fazla olduğundan yazmaya yerim kalmadı, kalan kısmı da bende mevcut, hala daha bu konuları çözmeye uğraşmayıp, fuzuli işlerle uğraşan vekillerimize duyurulur. Bugünlük bu kadar yeter, önümüzdeki günlerde kalan iddiaları da yayınlamak üzere kalın sağlıcakla

  • Yorumlar 12
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim