• BIST 108.434
  • Altın 151,492
  • Dolar 3,6547
  • Euro 4,3288
  • Samsun 17 °C
  • Ankara 17 °C
  • İstanbul 20 °C
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan
  • 'SORUN KALMADI KENDİMİ İYİ HİSSEDİYORUM'
  • 4 FUTBOLCU TAKIMDAN AYRI ÇALIŞTI
  • Hedef 3 Puan

MİHRAPCIBAŞI’NIN TAAMCIBAŞI’LIĞA TERFİSİ

Adnan Bahadır

Geçtiğimiz hafta iş yoğunluğu nedeniyle hikayelerimize ara vermiştik. Bu hafta sizlere tarihte Amisos olarak bilinen kentin düzenbazlarından birisi olan, Mihrapcıbaşı ünvanlı Hafız Efendi"nin Taamcıbaşı unvanına nasıl terfi ettiğini ve bu hızlı yükselişinde kendisine yardımcı olan zatı muhteremlerin yaptıklarından bahsedeceğiz. Önce hikaye kahramanımızın Mihrapcıbaşı unvanını nasıl aldığını hatırlatmakta yarar var; Malumunuz tüm kutsal dinlerin ortak kurallarından birisi de zinanın yasak oluşudur. İbrahim Peygamber döneminde yaşayan hikaye kahramanımız bir mabette maaşla din görevlisi olarak çalışmakta imiş. Amisos ahalisi çocuklarına Hak yolu öğretmek üzere tapınma evine gönderdikleri çocuklarını, eğitimden geçiren bizim hikaye kahramanı nefis terbiyecisi olarak kendine yeni bir yöntem bulmuş. Bu yöntem gereği nefsinin istediklerini ona verip, nefsini terbiye etme kuralını dinin bir gereği imiş gibi kendisini avutmaya başlamış. Bu doğrultuda tapınma evine gelen kız çocuklarından birisini iyice eğitimden geçirmeye karar verip, onun da nefsini terbiye etmek üzere tapınma evine kilitleyip, mihrap adı verilen (Şeytanla harp edilen yer) bölgede olayı icra etmeye başlamış. Amisos halkı bu durumu tesadüfen görünce olayı dönemin Baş Papazına haber verirler, olay yerine müfettiş gönderen Baş Papaz olayın doğruluğunu tespit edince, bizim olayın kahramanının görevine son verir. İşte o günden sonra olay kahramanımızın adı Mihrapcıbaşı olarak kalır. Mihrapcıbaşı din görevlisi olarak zina yapmanın ceza almayı gerektirdiğini anlayınca, bu işin hangi meslekte yükselmeye yarayacağını araştırmaya başlar, yaptığı araştırma sonucu görevine son verilmesine neden olan menhiyatın siyasette yükselme nedeni olduğunu görünce siyaset yapmaya karar verir.  Siyaset yapabilmek için paraya ihtiyacı olduğunu gören Mihrapcıbaşı, Taamcılık (Yemek işi) mesleğinde karar kılar. Bir yandan Taamcılık mesleğine devam ederken, diğer yandan siyasetle de uğraşmaktan geri kalmaz. Önce ufak bir derebeylikte yönetici olmaya karar verir, ancak uzun yıllar siyaset yaptığı hizip onu aday göstermeyince, bu kez başka bir hizipten aday olur. Seçimde hem kendisi kaybederken, hem de daha önce aday olmayı denediği hizbi kaybettirmeye muvafık olur. Bu arada sürekli olarak Kırk Haramiler"e yandaşlık yapıp, onların reklamını yapmaktan da geri kalmaz. Kırk Haramiler"in boyu uzun, aklı kısa kollarını medhü sena etmekten dillerinde neredeyse yara olmuştur. Bu Haramilerin başında olan "Uzunçalar" lakaplı İbrahim sülalesinden gelen adamı o kadar över ki sormayın gitsin. Adamın çok adaletli olmasından tutun da, herkesin ondan korktuğunu, İmparatorluğun Amisos şehrinin yöneticisinin dahi bu adamdan korktuğunu, bu adamın bir lakabının da adaletli kısa adam olduğunu söyleyen Mihrapcıbaşı, onun sayesinde meslek dalı olan tamcılık mesleğinin ahilik teşkilatının başkanlığını da elde eder. Bu kez lakabı Mihrapcıbaşılık"tan, Taamcıbaşılığa terfi eder. Eski alışkanlıklarından da vazgeçtiğini ve artık tövbe ettiğini etrafında söyleyince, onunla dargın olan birçok insan onunla barışır. Bu kez samimi bir tövbe ile pişmanlık duyduğunu sanan dostları birde ne görsünler, Taamcıbaşı ince işlere kaldığı yerden devam ediyor. Dostlarına günde üç kez kutsal kitabı hatim ettiğini söyleyip, bir yandan onları inandırmaya çalışırken, diğer yandan ortalıkta gözükmediğinden, dostlarının şüphelenmemesi için onları kutsal kitapla kandırdığını sanıyormuş. Ancak Molla Kasım isimli bir zat ile Etçi Maho adındaki bir zat birlikte yaptıkları uzun bir araştırma sonucu Taamcıbaşı"nın vukuatlarına devam ettiğini tespit etmişler, bu durumu üstadı azam olan Uzunçalar Efendi"ye de söylemişler. Uzunçalar Efendi bu işe hayli canı sıkılmış gibi gözükmüş, ancak bu hareketinin de rol olduğu daha sonra ortaya çıkmış.  Amisos kentinde Hizbul Ebyez adlı hizbin reisliğini yapan Akyüzlü görünümlü Kapkara Fadime Hala lakaplı adamın babası yaptığı ticaret nedeniyle piyasaya hayli borçlanınca, bu borçların alacaklıları alacaklarını tahsil edemeyince işi zorbalığa döktüklerinde, karşılarında Uzunçalar Efendi"yi bulup, vazgeçiyorlarmış. Uzunçalar Efendi Akyüzlü görünümlü Kapkara Fadime Hala Lakaplı adamı bir yemekhaneye çağırıp, ona Taamcıbaşı"nı eyalet temsilcisi olarak seçmesini, aksi halde babasının Amisos kentinde yaşayamayacağını söyler. Bunun üzerine ilk seçimde Taamcıbaşı, daha önce ihanet edip, kazık attığı partiden bu kez eyalet temsilcisi olarak temsilciler meclisine girer.  Böylece bizim Taamcıbaşı hem Ahilik Ocağı"nın başına geçer, hem Hizbul Ebyez  Hizbi"nin temsilcisi olarak temsilciler meclisine girer. Daha önceki mesleğinde, meslekten atılmasına neden olan zinanın, bu kez siyasette ne kadar yükselmesine neden olduğunu bilmem anlatabildim mi? Değerli okurlarım işte size tarihten bir kesit, alabileceğiniz dersi almanız temennisiyle ve haftaya yeni bir hikaye kahramanı ile buluşmak üzere kalın sağlıcakla.

  • Yorumlar 6
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim