• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Samsun 24 °C
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 22 °C
  • KOMBİNELER SATIŞA ÇIKTI 
  • ÇAĞRI ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI
  • ÇARŞAMBASPOR TOPBAŞI YAPTI 
  • KOMBİNELER SATIŞA ÇIKTI 
  • ÇAĞRI ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI
  • ÇARŞAMBASPOR TOPBAŞI YAPTI 

MERDİ KİPTİ NEDEN ...

Adnan Bahadır

MERDİ KİPTİ NEDEN DÜNYAYI SALLAMAYA TALİP?

Herkes  kendi  inancına, yaşam biçimine, ahlaki değerlerine ve düşüncelerine uygun hareket etmekle serbesttir. Hatta bu doğrultuda mücadele etmesi de gayet normaldir. Kişi aile hayatına, çocuk eğitimine, kendisinden sonraki nesillerin sağlıklı yetişmesine ve ülkenin geleceğinin kendi inandığı kriterler ölçüsünde olması için mücadele etmesi kadar doğal bir şey olamaz. Bir insan yetiştirdiği çocuğun toplumun ahlaki kurallarına uygun, dünya ve ahiret mutluluğunu temin noktasında belli ölçülere bağlı kalmak üzere yetiştirilmesini istemiyorsa o insana söyleyecek sözümüz yoktur.

            Kanal 7 TV'de sabahları izlediğim İkbal hanımın programında bir kaç gün önce enteresan bir olay dinledim. İkbal hanım geçtiğimiz hafta Çekoslavakya'ya gitmiş, yanında oğlu Efe'de varmış, Efe ile çarşı, pazarı gezerken manavdan yemiş almak istemiş, Efe yemiş kabının içerisinden bir tane yemiş alıp yiyince manav ortalığı ayağa kaldırmış. Nedeni ise yemiş kabını tartmadan Efe'nin yemiş yemesi imiş. İkbal hanım aldığı yemişin parasını fazlasıyla ödemesine rağmen bizim manav bağırmaya devam ediyormuş. İkbal hanım aldığı kültür gereği bu olaya çok bozulunca kendisine refakat edenlere olayın nedeni sormuş. Meğer Çekoslavakya'da yaşayan insanların yüzde sekseni ateist imiş, yani Allah'a inanmıyorlarmış (Haşa).

            Allah'a inanmayan bir toplum ikram nedir, misafirpervelik nedir, Rabbimizin ikram edilen her şeyin on katını vereceğini bilebilir mi? Elbette bilemez. İkbal hanım iyi ki Türkiye'de yaşıyoruz, iyi ki Müslüman'ız deyip programı sürdürdü. Bir toplum Allah'a ve ahiret gününe inanmayan bireylerden oluşmuş ise o toplumda yaşamak kabustur. Ortak hiç bir değeriniz yoksa, vicdan muhasebesi yapma şansınız yoksa, sadece yasalardan korkarak hayatınızı şekillendirmek zorundaysanız, gerçekten böyle bir toplumda yaşamak çileden başka bir şey değildir.

            Batı toplumlarında refah düzeyi ne olursa olsun insanlar ciddi anlamda bunalımda ve boşlukta olduğundan intihar olayları da hat safhaya çıkmış durumda. İnsanların geçim derdi olmamasına rağmen mutsuzsa bunun tek nedeni manevi boşluktur. Yüce Mevlamız iki cihan saadetimiz için o kadar güzel kurallar koymuş ki insan derinliklerine vakıf oldukça hayran kalıyor. Aile müessesesinden, anne baba hukukuna, ticari kurallardan, evlilik hukukuna, beşeri münasebetlerdeki kurallardan, nezaket kurallarına varıncaya dek o kadar güzel kurallar koymuş ki anlatmakla bitirmek mümkün değil. Anne babaya öf demeyi yasaklayan, yakınlara ve akrabaya bakmayı emreden, nesli muhafaza etmek için zinayı yasaklayan bir kültürün mensubu olmaktan gurur duymamız gerekirken geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı eğiten kurumlarda çocuklarımıza öğretilmek istenen kalçalarını ve memelerini sallayarak dünyayı sallama kültürünü savunanlara hem inancımız, hem kültürümüz, hem de törelerimiz lanet ediyor.

            Yazdığım köşe yazısından ve yaptığımız haberlerden rahatsız olan toplumun çok ama çok küçük bir kesimi seslerini çıkarabilmek için o kadar mücadele ediyorlar ki aklınız durur. Önce beni tanıyanları devreye koyup idarecileri savunmaya kalktılar. Yok neymiş efendim idarecilerden falanca  falanca partiliymiş de onunla ilgili haber yapmak doğru değilmiş de, mış mış mış. Beni arayanlara dedim ki bakın arkadaşlar benim derdim filanca veya falanca ile değil, yapılan işin çirkinliği ile ilgili. Baktılar oradan sonuç alamayacaklar bu kez döndüler yorum yaparak hakaretler yağdırmaya başladılar, hatta o kadar ileri gittiler ki Tülay Demirtaş adını kullanan bir yorumcu 195.174.189.65 nolu IP den yazdığı şiirde tam kendisini tarif eden ahlaktan, şereften, namustan mahrum bir şiir yazarak yayınlamamı istemiş. Ben o şiiri gerekli düzeltmeleri ve ilaveleri yaparak yayınlarım ancak soluğu nerede alır bilemem.

            Önceki gün tam üç kişiden oluşan okul aile birliği basın açıklamasını sadece merdi kiptinin gazetesi haber olarak görmüş, diğer gazeteler ve haber ajansları haber değeri olmadığından ciddiye bile almamış. Peki neden merdi kiptinin gazetesi ciddiye almış derseniz kişinin ayinesi iştir lafa bakılmaz, bu konuyla ilgilenenlerin aile hayatlarına bakın, kaç kez evlilik yapmışlar, çocukları yaştaki insanlarla mı birlikte oluyorlar yoksa kendilerine her yönüyle münasip olan bayanlarla mı birlikte oluyorlar. Çok enteresandır geçenlerde birisi beni savcılığa şikayet etmiş ve Necaseti Galiza'nın eşi olduğunu beyan etmiş. Savcıya dedim ki sayın savcım müşteki dilekçesinde iddia ettiği gibi Necaseti Galiza'nın eşi değil dostudur, zira eşi olması için nikahlanmaları gerekiyor, bunların hayatta nikah yapmaları mümkün değil, çünkü nikah yapar iseler bayanın maaşının tamamı Necaseti Galiza'nın icralarına gider. Savcı Bey dedi ki o zaman suç duyurusunda bulunmamanız gerekir, ifadeyi değiştirip, sevgilisi yazalım da suç duyurusunda bulunmayalım bari. Ben de olur dedim.

            Kalça ve meme sallama işiyle ilgilenen gazetenin başyazarı olan merdi kiptinin ve saz arkadaşı olan necaseti galizanın yaşam tarzlarını inceleme imkanınız olur ise kalça ve meme sallayarak dünyayı sallamayı neden çok önemsediklerini rahatlıkla anlarsınız. Kalın sağlıcakla

 

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim