Kral çıplak demenin zamanı geldi

        Uzun zamandır yazmayı düşündüğüm konulardan birisi de Büyükşehir belediyesinin özelleştirdiği işletmelerin bu günkü durumu hakkında siz değerli okurlarımızı aydınlatmaktı, ancak bu konuda sıkıntısı olan birçok arkadaşımız idareden çekindiklerinden sürekli kaçak güreşmek zorunda kaldıkları için konuyu gündeme getiremediklerinden, bizde yazmakta geciktik.
 1999 yıllarında iş başına gelen belediye yönetimi yaptığı güzel çalışmalardan birisi zarar eden işletmeleri özelleştirip, onları sübvanse etmekten kurtulmaktı, bu çok doğru bir yaklaşım idi, halkımızdan alınan vergilerin tekrar halkımıza hizmet olarak dönmesi gerekir iken, zarar eden işletmelere gitmesi hiç doğru bir uygulama değildi, bu düşünce doğrultusunda ilk olarak mezbahana özelleştirildi, ardından otobüs işletmesi özelleştirildi, bu özelleştirme politikaları devam eder iken, yeni yapılan otogar ve sebze hali de bu kapsama alınarak özelleştirildi, böylece Büyükşehir belediyesine bağlı iştiraklerin tamamına yakını özelleşmiş oldu, buraya kadar güzel ancak bundan sonrası berbat, Çünkü olması gereken bu işletmeleri sadece özelleştirmek değil, işletmelerin ayakta durmasınıda sağlamaktır, özelleştirdikten sonra ne halleri varsa görsünler politikası uygulanırsa doğru bir yaklaşım olmaz ve bu işletmeler batar, nitekim de öyle olmuştur, mezbahana özelleştikten sonra kaçak etle mücadele edilmemiş, işletme belediyeye olan borçlarını ödeyememiş, batma noktasına gelmiştir, otobüs işletmesi özelleştikten sonra yapılması gereken bir takım uygulamalar yapılmamış(söz verilmesine rağmen) otobüs alan insanlar çoluk, çocuklarının nafakasını karşılayamaz hale gelmiştir, sebze halinin özelleşmesinden sonra yapılması gereken denetimler yeterince yapılmamış, birçok insan batma noktasına gelmiş, kepenk kapatmış veya devretmiştir.
 Şehrimizin en önemli işletmelerinden biri olan otogar özelleştirildiğinde ben de encümen üyesi idim ve o evrakta imzam var, şartnamede ilçelerden gelecek olan minibüslerin yeni otogara gireceği yazılarak o şartlarda  Büyük İstanbul otobüs işletmelerine satıldı, bu doğrultuda da UKOME (ulaşım koordinasyon Merkezi) de karar alındı, otogarı satın alan firma almada çok nazlı davranıyordu zira zarar edeceğini biliyordu, şartnameyi değiştirip, ilçelerden gelen minibüslerin şehre girmeyip, otogara gireceğini belirten şartın girmesi ile birlikte ihaleye giren firma otogarı aldıktan sonra güzel bir jest yapıp, büyükşehir belediye başkanının adını otogara verdi, çok güzel bir ortamın oluşmasına bu denli katkı sağlayan firmaya hiçbir destek verilmedi diyemiyorum, zira genel sekreter arkadaşımız her zaman verdiği sözün arkasında durmaya çalıştı, ancak başkan bir müddet direndikten sonra vazgeçti, gelen baskılara boyun eğdi, aslında Kenan bey ve ben kendisine işin başında dedik ki; başkanım şayet baskılara boyun eğecek iseniz bu arkadaşlara satmayalım otogarı, çünkü zarar eder, bu insanlar neticede bizim şehrimizin insanı onların zarar etmesi bizleri üzer,deyince çocuklar siz merak etmeyin ben sözümün arkasında dururum, yeter ki siz burayı satın dedi ve Kenan bey hayli uğraş vererek bu otogarı sattı, bizim başkan arkamızda durmuş ancak mesafeyi çok kısa tutmuştu, biz daha sonra farkına vardık ama iş işten geçmişti, şimdi haklı olarak METRO gazetelerde boy boy ilanlar vererek şartnamenin ve verilen sözlerin uygulanmasını istiyor,aksi halde işim olmamasına rağmen ilçelerden yolcu taşıyacağım diyor, isterseniz çözmeyin bu sorunu, ben kendi işimi kendim görürüm diyor.
 İşte Kral Çıplak demenin vakti geldiğini bundan söylüyorum, konuşurken mangalda kül bırakmayanlar icraata sıra geldiğinde kaytarıyorsa buna çıplaklık denir, görev adamı olmak edebiyat yapıp, onu bunu yalamakla olmuyor. hoşçakalın   

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum
Adnan Bahadır Arşivi
SON YAZILAR