• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Samsun 14 °C
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 16 °C
  • TFF'DEN SAMSUNSPOR'A REKOR CEZA !
  • SAMSUNSPOR'UN TRASNFER TAHTASI KAPANDI
  • ESKİ TAKIM ARKADAŞLARI BİR BİRLERİNE RAKİP OLDU
  • TFF'DEN SAMSUNSPOR'A REKOR CEZA !
  • SAMSUNSPOR'UN TRASNFER TAHTASI KAPANDI
  • ESKİ TAKIM ARKADAŞLARI BİR BİRLERİNE RAKİP OLDU

HERKES İŞİNE GELDİĞİ GİBİ KONUŞUYOR

Adnan Bahadır

                HERKES  İŞİNE  GELDİĞİ  GİBİ  KONUŞUYOR                                    

                Hani  derler  ya şu öğrenciler olmasa okulları idare etmek ne kadar kolay  olurdu. Bizim  işimiz de ona benziyor. Bu şehirde DENGE Gazetesi ve Adnan Bahadır olmasa şehri  yönetmek, yalan konuşmak, yalan haber yapmak  o kadar kolay olurdu ki sormayın gitsin.

Yaklaşık altı yıldır kimse kafasına göre yalan konuşamıyor, haber yapamıyor, insanları kandıramıyor. Şayet bunları yapmaya kalkarsa anında karşısında bizleri buluyor.  Ancak bazı  huylular  huyundan da vazgeçmediği gibi  yalan konuşmaya devam ediyor.

 Doğru konuşmayı beceremedikleri için onlar için yalan konuşmak adeta karakterleri  ile özdeşleşmiş bir durum. Siyaset yapanların bir kısmı  işlerine geldiği  gibi konuşup insanlara mavi boncuk dağıtmaya çalışırlar. Ticaret yapanlar sırf insanlara farklı görünmek için tamamını borç yaparak altlarına sıfır araba çekerler  ama çeklerini senetlerini ödemeye gelince arayın ki bulasınız.  Gazetecilik yapanların büyük bir kısmı  ise konuştuklarının tamamını  yalan konuşarak işlerini yapmaya çalışırlar ama doğrular ortaya çıkınca kaçacak delik ararlar.

                Dilerseniz  anlattıklarımızı biraz  detaylandıralım;  Bizim Vezir Hazretleri geçenlerde basına bir demeç vermiş ve demiş ki, “şehrimiz yöneticiler açısından son zamanların en iyi senkronize dönemini yaşıyor”…

 Bu demeç  ilk bakıldığında çok güzel ve şehir adına sevinilecek bir demeç değil mi?  Ama olayın bir de arka planına bakıldığında durumun çok farklı olduğunu  görüyoruz. Vezir Hazretleri yaklaşık onbeş yıldır bu şehri yönetiyor. Başında bulunduğu müessesede tek bir tane kendi siyasi partisine oy veren bürokratı var mı onu sorgulayalım.

Benim hapishane arkadaşım ve koğuş ağam Kayıkçıbaşı gerek dünya görüşü,  gerekse yaşam biçimi AK parti ile uzaktan yakından ilgisi yok. Sadece belediye başkanlığı seçimlerinde kendi yerini sağlam tutabilmek adına AK Parti'ye oy veriyor. Onun dışında tek bir oyu dahi AK Parti'ye nasip olacağını düşünmüyorum.  Diğer yöneticilerle ilgili bir şey söylememe zaten  gerek  yok. Zaten toplum olarak herkes neyin ne olduğunu çok iyi biliyor.

                Gelelim  “senkronize  olduk” dediği yöneticilere, Vali Bey'le sorunu yok ancak bu kendisinden kaynaklanan bir şey değil. Vali Bey'in  tutumundan kaynaklanan bir durum. TSO'nun  yöneticilerine gelince oda başkanı ile arası çok iyi. Peki oda başkanının siyasi görüşü nedir ? Herkesin  bildiğini söylemeye gerek yok.

Oda yönetiminin büyük bir kısmı sol görüşlü insanlar. Hele hele bir tanesi var ki kessen onu kanından CHP akar. Bu  arkadaşla bizim Vezir Hazretleri adeta kanki,  hatta bu arkadaşın şirketine Vezir Hazretleri  yüklü miktarda iş veriyor. TSO Başkanının kayınbiraderinin sahibi olduğu turizm şirketi belediyenin bir çok işini yapar. Bu nedenle arkadaşların senkronizesi  o kadar iyi ki sormayın gitsin. Gelelim siyasi partilerle olan ilişkisine…

CHP İl Başkanı geçtiğimiz yerel seçimlerde karşısında aday olmasına rağmen belediye aleyhinde doğru dürüst bir beyanat vermediği gibi yılmaz'a çok rahat seçim kazandırılmıştır. CHP  Milletvekilleri ile arası çok iyidir, hiç birisi onunla ilgili en ufak olumsuz beyanat vermez. MHP'ye gelince varlığından haberdar olmadığımız milletvekilinin  ne yaptığını inanın ben bile bilmiyorum, bilen varsa Allah rızası için söylesin de bilelim.

                Peki,  AK Parti'li vekillerle bizim Vezir Hazretleri'nin arası nasıl derseniz onları hiç ciddiye aldığını görmedim. Zaten  onların da bu konuda pek  sıkıntıları yok, kimisi son dönemin rehavetinde kimi “bana değmeyen yılan bin yaşasın” havasında…

Kimisi ise henüz yaptığı işin ne olduğunu bilmediğinden, Başbakan'ın arkasında resim çekinme yarışında. Vekilliğin orada poz vermek olduğunu düşünüp,  hayatını idame ettirmeye çalışarak vekillik  yapmak ne rahat iş değil mi? Kimisi de” acaba Vezir Hazretleri ile kavga etmeden onun makamını nasıl kaparız” derdinde. Bazı vekiller ise akrabalarının işlerini takip etmekten kendisine zaman ayıramıyor.  Bunu bilen Vezir Hazretleri ise onları ciddiye almaksızın kendi dünya görüşüne uygun kişilerle birlikte şehri yönetmeye devam ediyor. Senkronizasyon hikayesini bilmem anlatabildim mi?..

                Meslektaşlarımıza gelince onların büyük bir kısmının ömrü lak lak ile geçtiğinden başkalarını  takip edip onlarla uğraşmaktan kendilerine bakmaya zaman bulamıyorlar. Başkalarının aldığı cezalardan keyif alan insanlar kendilerine azıcık baksalar düştükleri  gülünç durumun ne olduğunu anlayacaklar ama onlarda o feraset olmadığından bu işten hiç anlamayanlar gelip onları sol ceplerinden çıkardılar ne yazık ki..

İnsanlar  bir şeyi söylerken birazcık olsun kendi durumlarına baksalar emin olun sokağa çıkamazlar. Yüzüne tükürüldüğünde “Ya Rabbi şükür” diyecek kadar basit insanlardan bunu beklemek de doğru olmaz kanaatindeyim. Sözlerime son verirken yalansız, dolansız, bir toplum temenni  ediyorum.

Kalın sağlıcakla

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim