ERDOĞAN TOK KİMİN DANIŞMANI

                          

            İlkadım Belediyesi"nin eski başkanı olan Erdoğan tok iki belediyenin birleşmesinin ardından aday olamayınca geçtiğimiz yıl yapılan AK Parti İl Kongresi"nde İl Başkanlığı"na adaylığını koymuş, ancak arkasında Bebek Yüzlü Vekil ile Kamyoncu olunca kaybetmişti. Bilahare Bebek Yüzlü Vekil"in Grup Başkan Vekilliği koltuğuna oturması sonucu, TBMM Danışmanlığı veya müşavirliği görevine getirildiği hepimizin malumu. Aslında buraya kadar anormal bir durum da yok. Asıl tantanalı durum bundan sonrası için geçerli Erdoğan Tok şayet meclisin kadrolu danışmanı ise 657 sayılı Devlet Memuru kadrosundadır, yok Milletvekili Danışmanı ise yine memur statüsündedir, ancak burada istisnai bir durum var, Milletvekilliği Danışmanlığı yarı siyasi, yarı 657 hükmünde bir görevdir. Bağlı bulunduğu Milletvekilinin emrinde olduğundan ona tabi olmak durumundadır.

            Yaklaşık bir aydan beri Erdoğan Tok Bebek Yüzlü Vekilimizle birlikte referandum kampanyalarında vekilin koruması gibi dolaşmaktadır. Şayet vekilin danışmanı kadrosunda ona korumalık yapmakta ise saygı duyarız, diyecek sözümüz yoktur, yok TBMM kadrosunda 657 Sayılı Devlet Memuru statüsünde danışman ise o zaman söylenecek çok şey var. Atanmış bulunduğunuz kadro, istisnai bir kadro değil, TBMM"ye ait kadrolardan birisidir, bu kadroda görev yapar iken siyasetçilerin oyuncağı olamazsınız, olmak isterseniz basarsınız istifanızı yaparsınız siyasetinizi. Yok beni mevcut iktidar bu göreve atadı bedel ödüyorum diyorsanız o zaman iktidar partisinin tek milletvekili yok altı vekile de korumalık yapmak zorundasınız, bırakın altı vekili, aday adaylığınız döneminde size destek veren ve en son atandığınız görevde karşı duruş vaziyeti almayan dört vekile vefa borcunuzu ödemek zorundasınız. Bir insan kendi ayağına kurşun sıkmak istediği zaman ne yapacağını şaşırırmış, hani eskilerimiz derler ya şaşan ördek suya arkasından dalarmış diye, işte bizimkinin de işi aynı şaşan ördeğin işine benziyor, siyasette izzet ve ikbal beklentisi olduğundan ne yapacağını şaşırmış. Malumunuz geçtiğimiz hafta sevgili kayınçom Kamyon Şoförü iftar yemeği vermişti, bizim  danışman efendi almış eline telefonu önüne de açmış fihristi ne kadar tanıdığı, eski arkadaşı, teşkilat mensubu var ise tamamını arayıp, iftara iştirak etmelerini istemiş. Bu iftar onlar için çok önemli imiş siyasi bir gösteri hükmünde olduğundan, masalarda boş yer kalmamalı imiş. Hakikaten masalarda boş yer yokmuş, en önemlisi de kayınçomun bir tarafında Bebek Yüzlü Vekilimiz, diğer tarafında Vezir Hazretleri"nin şimdiki vekili pozisyonunda olan ve ondan korkusuna onun kızdığı adamların telefonlarına dahi bakmayan, Turan Çakır Hazretleri, bir diğer tarafta ise sevgili kayınçomun eskiden beri çok sevdiği, bir türlü ayrılmak istemediği her meclisinde irfanından, ilminden bahsettiği Fikri Özsamsun ağabeyimiz ve daha nice değerli ırgatlarla salon doldurulmuş. Yemekten sonra, önce kayınçom, ardından selefim Turan Efendi Hazretleri, son olarak da Bebek Yüzlü Vekilimiz birer konuşma yaparak programı bitirmişler. Şimdi sorarım sizlere bu yemek ne yemeği idi teşkilat yemeği mi, hayır, eski dostların buluştuğu yemek mi hayır, peki Allah rızası için Ramazanı Şerif"i ihya etmek için verilmiş bir yemek mi hayır. O zaman bu yemeğin tarifi nedir diyecek olursanız siyasi izzet ve ikbal beklentisi olanların karşılarındakilere boy gösterme yemeğidir. Bunda ne Allah rızası var, ne kul rızası, baştan aşağı riya ve gösteriş. Katılımcıların bir kısmı bizzat arandıkları için katılmak zorunda kalmışlar, bir kısmı ileride ne olur, ne olmaz bu Kamyoncubaşı yeniden bir yerlere gelirse bu yemekte beni de görürse belki bir menfaatim olur hesabını yapanlardır, bir bölümü ise sırf tiyatroyu seyretmeye gelen uyanık insanlardır. Kayınçom yemekte Bebek Yüzlü Vekili yedi kat göklere çıkarmakla yetinmemiş, yer yüzündeki ehli siyasetin geçmişte onunla ilgili söylediklerini de örnek vermek sureti ile onun geçmişte bugünlere geleceğinin anlaşıldığını ifade etmiştir. Peki Turan Çakır Hazretleri ne dedi diye sual buyuracak olursanız salonda bulunanlardan bir Allahın kulu onun ne dediğini anlayamamış, hatta bazı arkadaşlar gidin kendisine sorun, kendisi ne dediğini biliyorsa  biz de hatırlarız demek suretiyle olayın vahametini ortaya koymuşlardır.

            Bekir Mustafa"nın Sultan Ahmet Camisi"ne imam olması misali şehrimizde siyaset yapan insanların içerisinde bulundukları durumu bir nebze olsun anlatmaya çalıştığım kanaatindeyim. Bu yazdıklarım yazacaklarımın önsözü olduğunu da hatırlatarak satırlarıma son vermek istiyorum. Kalın sağlıcakla.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Adnan Bahadır Arşivi
SON YAZILAR