• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Samsun 25 °C
  • Ankara 22 °C
  • İstanbul 22 °C
  • KOMBİNELER SATIŞA ÇIKTI 
  • ÇAĞRI ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI
  • ÇARŞAMBASPOR TOPBAŞI YAPTI 
  • KOMBİNELER SATIŞA ÇIKTI 
  • ÇAĞRI ATTI SAMSUNSPOR KAZANDI
  • ÇARŞAMBASPOR TOPBAŞI YAPTI 

AT İZİ İT İZİNE NASIL KARIŞMIŞ BİLİYOR MUSUNUZ?

Adnan Bahadır

       Bugünkü yazımızda giriş kısmını es geçiyorum, çünkü işin edebiyat kısmını geçmek zorundayız! Aldığım son duyumlar beni çileden çıkardı. Bu işin edebiyatı, mantığı, psikolojisi kalmadı haberiniz olsun. Cumhurbaşkanımız “At izi İt izine karışmış” deyince herkes olayı farklı anladı. Toplum olayı FETÖ’den alınanların büyük bir kısmının yanlış alındığı şeklinde yorumladı; oysaki bana göre durum tam aksine. Neden böyle dediğime gelince olaya Samsun bazında bakacak olur isek bugüne kadar gözaltına alınanlara bakıldığında “Şu adamın Cemaatle ilgisi yoktu” diyebileceğimiz tek bir kişi var mı? Bana göre yok, size göre varsa yazın da biz de bilelim. Peki, Cumhurbaşkanı neden böyle söyledi derseniz, O’nun bildiklerini bizim bilme şansımız yok. Bu sözü ilk duyduğumda ben de herkes gibi düşünmüştüm ancak daha sonra bana gelen bilgiler Cumhurbaşkanı’nın bu anlamda değil tam aksi yönde bu sözü söylediği kanaatini taşımaktayım. Dilerseniz neden böyle düşündüğümü izah edeyim.

     Zaman zaman sıkıntı yaşayıp, sıkıntılarını yasal yollardan aşamayanlar soluğu bizim yanımızda alırlar. Bu insanlar haklı oldukları halde sorunlarına yasal yollardan çözüm bulamayınca “Bir de şu DENGE gazetesine gidip derdimi anlatayım” diyerek soluğu yanımızda alıyorlar. Karşılaştığım Bu tür olayları önce çok hassas bir biçimde tahlil ettikten sonra gerekli gördüklerimi buradan kamuoyu ile paylaşıyorum. Geçtiğimiz hafta gelen bilgiler bir hayli canımı sıktı. İlk gelen bilgi OMÜ’den FETÖ kapsamında gözaltına alınan bir öğretim görevlisi için ta Ankara’dan bir bakanın adliyedeki bazı etkili ve yetkili şahsiyetleri arayarak o kişinin gözaltına alınmasını engellediği şeklindeydi. Bu bilgiyi biraz irdeledim maalesef doğru çıktı ama burada detaylarını vermeye kalksam yasal açıdan sıkıntı olacağından detaylarını veremiyorum.

    Bir başka önemli ve çok daha fazla can sıkıcı bir bilgi geldi. O da hani şu 800 milyon lira hesabından çıktığı iddia edilen avukat var ya, o paranın olup olmadığıyla ilgili tartışma yaşanırken Cumhuriyet Başsavcılığı’nın çıkıp yok böyle bir para demiş olması benim de kafamda bazı soru işaretlerine yol açmıştı. Meğer bir siyasetçi yine adliyeden bazı yetkilileri arayarak paranın olup olmadığı yönünde bir açıklamanın yapılmasını istediği ve bunun üzerine bu açıklamanın yapıldığı iddiası geldi. Şayet bu iddia doğru ise bu resmen tuzun koktuğu yerdir, haberiniz olsun… Çok daha enteresan bir bilgi geldi geçtiğimiz hafta. Bizim de öğrenci yurdumuz olduğundan, gelen öğrencilerin tamamı kalacakları yurdun Cemaat’le ilgisi olup olmadığı soruyorlar. Elbette personelimiz de  “Hayır, hiç ilgimiz yok” cevabını veriyor. Öğrencilerden birisi geçen yıl devlet yurdunda kaldığını ama her akşam öğrencilerin belli periyotlarla Cemaat evlerine sohbete götürüldüklerini söylemiş ve elbet o yaşadığı tedirginliği de üzerinden atamamış... Ben bu iddiayı daha önce üç dört yerden duymuştum. Hatta ve hatta Cemaat’in Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun en üst bazı yetkililerine Cemaat adına takibat yapmak üzere isimler verip yurtlara yerleştirdiklerini çok iyi biliyorum. Ama bunu kimse söylemez diye haber yapmamıştım. Geçtiğimiz hafta bu bilgi gelince Kasapoğlu kardeşlerin ne kadar mübarek insanlar olduklarını bir kez daha öğrenmiş oldum.

Aldığım bir başka bilgi ise şu OMÜ’den FETÖ’cü olduğu için atılan Prof. Dr. Muhammet Dervişoğlu daha önceleri Milli Görüş çizgisinden gelen bir adamdı ama son on yıllık süreçte bu şehir de O’nun Cemaat adına yaptıklarını, OMÜ’deki yapılanmaların tamamının O’nun süzgecinden geçtiğini sağır sultan da biliyor. Ama bu zatı muhteremin müdürlük yaptığı yüksekokulun binasına ekonomik destek verip adlarını okula verdiren ailenin şimdi bu zatı FETÖ’cülükten çıkarmak için çok büyük bir çaba içerisinde oldukları hatta O’nun çok büyük bir Milli Görüşçü olduğuna şehadet edecek derecede aile bireylerinden bir kısmının şehadetnamesi olduğu rivayetleri geldi. Ben bu aileyi çok iyi tanırım. Ailede sadece hoca kökenli olan muhterem bu işlerden anlar, diğerlerinin bu konularla uzaktan yakından ilgileri olmaz. Onlatın işi para kazanmak, protokollere katılmak, şaşaalı debdebeli işler. Ama iyi niyetli olduğundan hiç şüphe etmediğim muhteremi kandırmak çok kolaydır. Demek ki birileri O’nu kandırmışlar ki bu kadar büyük FETÖcü’yü O da savunmuş. Şayet bu adamla ilgili farklı bir şey olursa inanın gidip FETÖ’nün elini öpüp “Sen haklıymışsın, ben bilememişim” diyeceğim, haberiniz olsun!..

     Son bilgimize gelince, bu bilgi değil belgeli haber. Malumunuz geçtiğimiz hafta Büyükşehir Belediye Meclisi’nden KADEM’e bina tahsisi oy çokluğu ile geçti. Bu konunun arka planına gelince, KADEM Reisicumhur’un kızının da yönetiminde olduğu bir STK. Bu STK’nın Samsun’daki yapılanması nasıl yapılmış biliyor musunuz? Şube Başkanı Medicana Hastanesi’nin İletişim Müdiresi bir bayan, yerini veren Vezir Hazretleri. Perşembe günü şubenin açılış merasimi yapılacak. Ankara’dan gelecek olan heyet Sabah Kahvaltısını Büyükşehir’in Amisos tesislerinde yapacaklar. Öğle yemeğini Golf sahasının olduğu yerde yiyecekler. Oradan da saat iki veya üçte, her neyse, şubenin açılışını yapacaklar. Dikkat ederseniz her şey Vezir Hazretleri’nin kontrolünde… Binayı O verdi, Şube Başkanı O’nun şu andaki en yakın adamı Borsan Grup’un İletişim Müdiresi, kahvaltı ve öğlen yemeği de O’ndan. Peki, bu şehirde Vezir Hazretleri’ne yakın isimlere yönelik FETÖ ile mücadeleyi kim, nasıl yapacak bana anlatacak birisi var mı? Sorarım size, at izi İt izine karışmış mı karışmamış mı?  Vekillerden bakanlara, belediye başkanlarına varıncaya dek herkes FETÖ’cülere bir şey olmasın diye devreye girmiş; siz bu şehirde FETÖ ile mücadele edeceksiniz öyle mi? Bekleyip göreceğiz. İnşallah ben yanılırım ama bu yapılanma ile bana göre asla mümkün değil. Yapılan operasyonlar da kadük kalır, kimseye bir şey olmaz. Zavallı, gariban, bu işin ibadet kısmıyla ilgili olan memurlar, aç, susuz, perişan olurlar, diğerleri ise ellerini kollarını sallaya sallaya dolaşmaya devam ederler kanaatindeyim. Şimdi Cumhurbaşkanı’nın “At izi İt izine karışmış” ifadesinden ne anlamamız gerektiğini anladınız sanırım. Şayet anlamadıysanız gelin yanıma daha detaylı anlatayım. Kalın sağlıcakla.

  

  • Yorumlar 13
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 DENGE GAZETESİ | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0362 420 04 28 | Faks : 0362 431 55 53 | Haber Scripti: CM Bilişim