KUYU KAZANLAR...

 

KUYU KAZANLAR KAZDIKLARI KUYUYA KENDİLERİ DÜŞTÜLER

Her mesleğin bir şerefi olduğu gibi Gazetecilik mesleğinin de şerefi olmak zorundadır. Aksi halde çıkardığınız gazeteyi sizden başka hiç kimse okumaz, kendiniz çalar, kendiniz oynarsınız. Kuruluşunun henüz beşinci yılına girmiş olmamıza rağmen Bölgede en çok okunan gazete olma özelliğini yakalamış olmamızın tek nedeni yaptığımız haberlerin doğruluğudur. Bizden beş, on yıl önce kurulmuş gazeteleri sollayarak liderlik koltuğuna oturmak öyle kolay olmasa gerek.

Gazeteyi kurduğumuzda şehrimizdeki yerel basının tavrı, haber yapma şekli ve olaylara bakış açısı çok farklı olduğunu herkesin malumu, eline kalem alan istediği gibi yazıyor, işine geleni baş tacı yapıp, işine gelmeyeni perişan ediyordu. Şehirdeki egemen güçler diledikleri gibi haber yaptırıyorlar, haksız oldukları konuda rahatlıkla haklı pozisyona geçebiliyorlardı, bu durum beni o kadar isyan ettirmişti ki elimden gelse bu gazetelerin tamamını sektörün dışına atmak isterdim ama buna imkan olmayacağına göre yapmam gereken şey yeni bir gazete kurmaktı. İşin enteresan tarafı camiada muhafazakar, inançlı, vicdan muhasebesi yapabilecek insan sayısı yok denecek kadar azdı.

Gazeteyi kurduğumuzda başarılı olamamamız için uğraşanların sayısı o kadar fazla idi ki anlatamam, şehrin egemen güçlerinin tamamı karşımızdaydı, adamların tüm tezgahları bozulmuş, takke düşmüş kel görünmüştü. Bir şişe yetmişlik rakıya haber yapma dönemi bitmiş, olayın failinin gücüne göre haber yapma işi bitmiş, artık olayların gerçek şekline göre haber yapma gerçekleri ile bu şehir tanışma fırsatı bulmuştu. Hatta bugün bizi eleştirenler o gün yere göğe sığdıramıyor, internetten yorum yazmak sureti ile otuz yıllık gazetecilik hayatlarında bizim kadar kaliteli gazeteci görmediklerini söylüyorlardı, ancak o gün yazdıklarına da bu gün yazdıklarına da itibar etmem söz konusu olamaz.

Gazetecilik mesleğini yapma nedenlerimin başında siyasette yapamadıklarımı yapmak olduğunu her fırsatta söylerim, kokuşmuş, yozlaşmış siyasi politikaların ve politikacıların karşısında durmak adına ortaya koyduğum duruş, bir çoğunu siyaset dışına itince daha önce biri birini yiyen bu menfaat şebekeleri anında bir araya gelip benimle uğraşmaya başladılar ama bana vız geldi tırs gitti. Beni yıldıramayacaklarını anladıklarında çetelerle iş birliğine girip beni öldürtmek istediler ama Yüce Allah onlara fırsat vermedi.

Şimdi bu siyaset hurdaları bazı gazeteci bozuntularının kalemlerini kiralayıp, benimle uğraşmanın yolunu aramaya başladılar ancak nafile, güneş balçıkla sıvanamaz, ne kadar uğraşırsa uğraşsınlar unutmasınlar ki onların bir hesabı var ise Yüce Allah'ın da bir hesabı vardır. Bu siyaset hurdalarının kiraladıkları bazı satılık kalemler bizimle ilgili yalan, yanlış haberler yapmaya başlamışlar, sonuç alamayınca bu kez bir CHP li Milletvekilinin bizim gazeteden çok az satan ulusal basını kullanmak sureti ile bazı tezgahları planlamışlar ama orada da yaptıkları tezgah ağızlarına burunlarına bulaştı.

Önceki gün bir bayan sekreter hanımı arayıp benimle görüşmek istediğini söyleyince ben bağla görüşeyim dedim, hanımefendi arama nedeninin yazdığım bir köşe yazısı olduğunu yazımda elimde bazı siyasetçilerin kasetleri olduğunu ama yayınlamayacağımı yazdığımı, bunun nedeninin herhangi bir ihale almak gibi bir söz olup olmadığını sorunca ona dedim ki beni tanıyanlar para ile işim olmayacağını çok iyi bilirler sana ayıracak zamanım yok dedikten sonra telefonu suratına kapattım. Aramızda geçen konuşma bu, dün birde ne göreyim gazetenin manşeti bana ayrılmış, ben benzinliklerden haraç almışım da tutuklanmışım da bakanın kaseti varmış da yayınlayacakmışım da daha neler neler. İnsan biraz utanır, biraz da sıkılır bu kadar büyük bir yalanı söylerken olayın mahkemelere yansıyacağını düşünmeli bakalım mahkemede ne cevap verecekler.

Olayla ilgili anında noter kanalı ile tekzip gönderdim, Bakanlık yüz bin liralık manevi tazminat ve ceza davası açtı, ben de aynısını yapacağım bakalım mahkemede ne söyleyecekler. Hanımefendi dün beş, on kez aradı ancak muhatap alma gereği duymadım, bu kadar büyük yalanı yazabilmişse onunla muhatap olmak bana züldür. Olayın perde arkası nedir derseniz onu da izah edeyim… Yaklaşan Ak Parti İl Başkanlığı kongresinde devre dışı kalan bazı siyasetçilerin kiraladıkları kalemler vasıtası ile bu haberleri yaptırıp, benimle bakanın arasını açacaklarını zannettiler ama Allah öyle Allah ki bunların sayesinde Bakanla kanka olduk haberleri olsun. Ebu Cehilin kuyu hikayesini önümüzdeki yazıda anlattığımda bunların da aynı kuyuya düştüklerini göreceksiniz. Kalın sağlıcakla.


Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum
Adnan Bahadır Arşivi
SON YAZILAR