Çiçekler sadece süs değildir

Bir eve ilk kez girdiğinizde dikkatinizi çeken şey çoğu zaman mobilyalar ya da duvarların rengi değildir. O evin havasıdır. Kimi evler insanı dinlendirir, kimi evler ise tüm gösterişine rağmen soğuk ve ruhsuz gelir. İşte bu farkı oluşturan en önemli ayrıntılardan biri de çiçeklerdir.

Bir saksıda büyüyen fesleğen, pencere önündeki sardunya ya da salondaki yemyeşil bir barış çiçeği... Bunlar yalnızca dekoratif birer obje değildir. Yaşayan, büyüyen ve eve nefes katan canlılardır. Günün telaşı içinde birkaç dakika ayırıp çiçekleri sulamak, kuruyan yapraklarını temizlemek bile insanın zihnini dinlendiren küçük bir ritüele dönüşebilir.

Araştırmalar da doğayla iç içe olmanın stresi azalttığını, yaşam alanlarında bitki bulunmasının psikolojik olarak rahatlatıcı bir etki oluşturduğunu gösteriyor. Betonlaşmanın hızla arttığı şehirlerde, evimizin bir köşesini yeşile ayırmak artık bir lüks değil, ihtiyaç haline geliyor.

Çiçekler aynı zamanda sabrın da öğretmenidir. Bir tohumu toprağa bırakır, günlerce hiçbir değişiklik görmezsiniz. Sonra bir sabah minicik bir filizin toprağı yarıp çıktığına tanık olursunuz. Hayat da biraz böyledir. Emek verdiğimiz güzel şeyler, çoğu zaman hemen değil, zamanı geldiğinde yeşerir.

Elbette çiçeklerle dolu bir ev tek başına mutluluğun garantisi değildir. Ancak temiz, düzenli ve sevgiyle yaşanan bir evde çiçekler adeta son dokunuşu yapar. Misafire sıcaklık, ev sahibine huzur verir. Çocuklara doğa sevgisini, büyüklere ise hayatın her mevsim yeniden filizlenebileceğini hatırlatır.

Belki bugün yapabileceğimiz en güzel şeylerden biri, evimizin bir köşesine yeni bir çiçek koymaktır. Çünkü bazen küçücük bir yeşillik, koca bir eve umut taşımaya yeter.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Rabia Bahadır Arşivi
SON YAZILAR