KARAKTERİN DEĞER BİRİMİ "GÜVEN"DİR...

Dünyada her şeyin bir değer ölçüsü vardır. Altın ayarla, para kurla, arazi metrekareyle, bilgi ise faydasıyla değerlendirilir. İnsanın değeri de karakterle ölçülür. Karakterin gerçek değer birimi güvendir. Bir insana ne kadar güveniliyorsa, karakteri de o kadar değerlidir. İnsanlık her zaman güven krizi yaşamıştır, günümüzde de yaşamaktadır. Teknoloji gelişmekte, şehirler büyümekte, imkânlar artmakta fakat insanların birbirine duyduğu güven aynı oranda gelişmemektedir. Hatta birçok alanda tam tersine güven düşüklüğü görülmektedir. Kapılar daha sağlam kilitlerle korunmakta, sözler daha kalın sözleşmelerle güvence altına alınmakta, dostluklar bile menfaat hesaplarıyla tartılmaktadır. Çünkü güven azaldıkça tedbirler çoğalıyor. Oysa güven, satın alınabilecek bir sermaye değildir. Hiçbir banka güven satmaz. Hiçbir makam güven dağıtamaz. Hiçbir reklam kampanyası güven üretemez. Güven, yıllarca doğrulukla yaşanmış bir ömrün meyvesidir. Bir damla gibi birikir, fakat bir sel gibi kaybolabilir. Yıllarca inşa edilen güven; bazen bir yalanla, bir ihanetle veya tutulmayan bir sözle yıkılabilir.

Kur'ân-ı Kerîm, mümini tarif ederken emanet ve sadakati öne çıkarmaktadır. "Onlar emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler." (Mü'minûn, 8). Bu ayet, karakterin en önemli ölçüsünü ortaya koymaktadır. Çünkü güvenilir olmak, sadece doğru konuşmak değildir; emaneti korumak, ahde vefa göstermek, adaletli davranmak ve her şartta aynı doğruluk çizgisinde kalabilmektir. Peygamber Efendimiz (sav), peygamberlikten önce bile Mekke'de "el-Emîn" unvanıyla tanınıyordu. İnsanlar onun inancını kabul etmeden önce karakterine teslim olmuşlardı. Düşmanları bile mallarını ona emanet ediyor, onun doğruluğundan şüphe etmiyorlardı. Demek ki güven, tebliğin de kapısını açan en büyük ahlâktır. İnsanlar önce karaktere inanır, sonra söze kulak verir. Bugün ailelerin ayakta kalması da güvene bağlıdır. Eşler birbirlerine güvenmiyorsa sevgi zamanla yıpranır. Anne ve babasına güvenemeyen çocuk, hayatın hiçbir döneminde tam anlamıyla huzur bulamaz. Evler betonla değil, güvenle ayakta durur. Sevgi yuvayı süsler, güven ise yuvayı ayakta tutar. Ticaret hayatında da en büyük sermaye paradan önce itibardır. Nice küçük esnaf vardır ki dükkânı küçüktür ama güveni büyüktür. Müşterisi, malı görmeden alışveriş yapar. Çünkü bilir ki aldatılmaz. Buna karşılık milyonlarca liralık şirketler vardır, güvenlerini kaybettikleri için bir gecede çökmüşlerdir. Para kaybeden yeniden kazanabilir, güven kaybeden ise çoğu zaman eski yerine dönemez.

Devlet yönetiminde de durum aynıdır. Bir yöneticiyi güçlü yapan sadece yetkisi değildir. Asıl güç, milletin ona duyduğu güvendir. Kanun korkuyla uygulatılabilir, fakat adalet ancak güvenle yaşatılabilir. Tarihte iz bırakan devlet adamları, sertlikleriyle değil, güven veren adaletleriyle hatırlanmaktadır. Maalesef günümüzde, görüntü karakterin önüne geçmiştir. İnsanlar güvenilir olmaya değil, güvenilir görünmeye çalışmaktadır. Reklamlar, unvanlar, gösterişli hayatlar ve etkileyici konuşmalar bazen karakterin eksiklerini gizleyebilir. Fakat zaman, bütün maskeleri indirir. Çünkü karakter, insanın yalnız kaldığında da değişmeyen hâlidir. Kimsenin görmediği yerde de emanete sahip çıkan insan, gerçekten güvenilir insandır. Hz. Ömer'e atfedilen şu söz ne kadar anlamlıdır; "Bir kimsenin çok namaz kılmasına ve çok oruç tutmasına aldanmayın. Onun doğru sözlü olup olmadığına ve emanete riayet edip etmediğine bakın." Çünkü ibadet insanın Rabbiyle ilişkisini gösterirken, güvenilirlik insanlarla ilişkisini ortaya koyar. Allah'a karşı samimi olan kul, kullara karşı da dürüst olur.

Aslında karakter, görünmeyen bir servettir. Cebinizde taşınmaz ama her kapıyı açar. Miras bırakılamaz ama evlatlara örnek olur. Parayla satın alınmaz ama bütün servetlerden daha kıymetlidir. Güvenilir insanın sözü senet gibidir. Varlığı huzur verir, yokluğu hissedilir. İnsanlar onun yanında kendilerini emniyette hissederler. İşte gerçek zenginlik budur. Çocuklarımıza bırakabileceğimiz en büyük miras; evler, arsalar, makamlar veya bankadaki hesaplar değildir. Onlara bırakılacak en büyük miras; dürüst bir soyadı, temiz bir geçmiş ve güvenilir bir aile ismidir. Mal tükenebilir, servet el değiştirebilir; fakat güvenle kazanılmış bir itibar, nesiller boyunca yaşamaya devam eder. Hayatın sonunda insanın hesabı alkışlarla değil, ahlâkıyla görülecektir. İnsanlar bizi kaç kişinin övdüğüyle değil, kaç kişinin bize gönül rahatlığıyla emanet bıraktığıyla hatırlayacaktır. Ardımızdan söylenecek en kıymetli cümle, "Çok zengindi, çok meşhurdu, çok güçlüydü." değil; "O güvenilir bir insandı. Sözüne güvenilirdi. Emanete ihanet etmezdi." cümlesidir. Karakterin gerçek değer birimi ne servettir ne makamdır ne de şöhrettir. Karakterin gerçek değer birimi güvendir. Güven arttıkça insanın kıymeti artar, güven azaldıkça sahip olduğu her şey değerini kaybetmeye başlar. Dünyada da ahirette de en büyük sermaye; güvenilir bir kul olarak yaşayabilmektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sami Kesmen Arşivi
SON YAZILAR