NİTELİKLİ İNSAN...

İnsan, yeryüzünde sadece yaşamak için değil, yaşadığı yere değer katmak için de vardır. Allah Teâlâ, insanı akıl, irade ve vicdan gibi büyük nimetlerle donatmış; ona yeryüzünün halifesi olma sorumluluğunu yüklemiştir. Bu sebeple İslam'ın hedefi; nitelikli insan yetiştirmektir. Toplumları ayakta tutan binalar değil, o binaların içinde yaşayan kaliteli insanlardır. Medeniyetler taşla değil şahsiyetle kurulur, devletler silahla değil adaletle yaşar, aileler zenginlikle değil ahlakla ayakta kalır. Bugün dünyanın birçok yerinde bilgi artmış, teknoloji gelişmiş, imkânlar çoğalmıştır. Buna rağmen huzursuzluk, güvensizlik, yalnızlık ve merhametsizlik de artmaktadır. Bunun temel sebebi; bilginin karakterden, başarının ahlaktan, gücün vicdandan ayrılmış olmasıdır. Nitelikli insan yetişmeyince, nitelikli toplum da oluşmaz.

Kur'an-ı Kerîm, insanın gerçek değerini şu ilahî ölçüyle belirler; "Allah katında en üstün olanınız, O'na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır." (Hucurât, 49/13) İnsanın değeri; makamıyla, servetiyle, soyu sopuyla veya diplomasıyla değil, takvası ve güzel ahlakıyla ölçülmektedir. Sevgili Peygamberimiz (sav) ise bu hakikati şöyle özetlemektedir; "Sizin en hayırlınız, ahlakı en güzel olanınızdır." Bu hadis, nitelikli insanın özgeçmişini tek cümlede yazmaktadır. Çünkü güzel ahlak; dürüstlüktür, emanettir, merhamettir, sabırdır, vefadır, adalettir ve kul hakkına riayettir.

Nitelikli insanın ilk sermayesi sağlam imandır. İman; sadece kalpte saklanan bir inanç değil, hayatın her alanına yansıyan bir kulluk bilincidir. Namaz onu kötülükten alıkoyar, oruç nefsini terbiye eder, zekât cimriliğini kırar, hac kardeşlik şuurunu güçlendirir. İbadetler sadece yerine getirilen görevler değil, insanı olgunlaştıran bir eğitim sürecidir. İbadetin meyvesi güzel ahlaktır. Güzel ahlaka dönüşmeyen ibadet; insanın kendisini yeniden muhasebe etmesini gerektirir. Nitelikli insan aynı zamanda ilim sahibidir. Ancak İslam'ın istediği ilim; kibir üreten değil, hikmet üreten ilimdir. İlk emir olan "Oku!", sadece kitap okumayı değil; insanı, kâinatı ve hayatı doğru okumayı da emreder.

Gerçek âlim, bilgisi arttıkça tevazusu artan insandır. Bilgiyi başkalarını ezmek için değil, insanlığa hizmet etmek için kullanandır. İslam tarihi bunun en güzel örnekleriyle doludur. Nitelikli insan; makamıyla değil sadakatiyle, gücüyle değil adaletiyle, servetiyle değil cömertliğiyle insanların hafızasında yer edinir. Onların ortak özelliği; Allah'ın rızasını her şeyin önünde tutmalarıdır. Nitelikli insan, emaneti yük olarak değil, şeref olarak görür. Görevi varsa hakkını verir, sözü varsa tutar, borcu varsa öder, ailesi varsa korur, komşusu varsa gözetir. Kimsenin görmediği yerde de Allah'ın gördüğünü bilir. İşte ihsan şuuru budur. İnsanların denetlemediği yerde vicdanıyla kendini denetleyebilen kişi, gerçek anlamda kaliteli insandır.

Diploma meslek kazandırabilir, fakat ahlak insan kazandırır. Makam yetki verebilir, fakat güven kazandıramaz. Güveni kazandıran şey, sağlam karakterdir. İslam medeniyetini asırlarca ayakta tutan da budur. Bir Müslüman tüccarın dürüstlüğü; orduların yapamadığını yapmış, insanların gönüllerini fethetmiştir. Endonezya'dan Afrika'ya kadar birçok coğrafyada İslam'ın yayılışında en büyük pay, güzel ahlak sahibi tüccarların ve örnek müminlerin olmuştur. Güçlü bir toplum olmak; nitelikli insan yetiştirmek gerçekleşir ancak. Her insan, aynaya baktığında şu soruyu kendisine sormalıdır; "Ben çevreme yük mü oluyorum, yoksa değer mi katıyorum? Benim varlığım insanlar için güven mi, endişe mi oluşturuyor?" Mümin, bulunduğu yere huzur götüren insandır. Resûlullah'ın ifadesiyle Müslüman; elinden ve dilinden insanların emin olduğu kişidir.

Nitelikli insan için; uzun ömür değil, bereketli ömür önemlidir. Çok mal değil, helâl mal hayırlıdır. Çok söz değil, doğru söz esastır. Asıl mesele kalabalıkların içinde yaşamak değil, Allah katında kıymetli bir kul, insanlar arasında güvenilir bir şahsiyet olabilmektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sami Kesmen Arşivi
SON YAZILAR