Körü körüne ırkçılık hoş değil!..

Yazdığım yazılardan hoşlananlar olduğu gibi hoşlanmayanların da olması kadar doğal bir durum olamaz elbette. Ancak eleştiri yazan arkadaşlarımızın, açık kimliğini ve telefon numarasını yazması halinde daha rahat iletişim kurma şansına sahip olabiliriz ve biz kendisini arar, anlatmak istediğimizi daha rahat anlatırız. Kendileri de bizi arayıp fikirlerini beyan ederse daha verimli bir diyalog ortamı sağlamış oluruz.

Değerli bir okurum, Samsun"un çok eski tarihlere dayanan bir şehir olduğunu, bu konuda yanlış düşündüğümü beyan ediyor. Doğrudur... Ona da saygı duymak gerek, zira Samsun"un M.Ö. 2000'li yıllarda Karasamsun veya Baruthane olarak adlandırılan bölgede Amisos adlı bir şehir olarak var olduğunu, ondan sonra da çeşitli medeniyetlerin gelip geçtiğini ilkokulda okuyan çocuk bile biliyor.

Ancak benim anlattığım olay, şu anda şehrimizin gerek coğrafi yönden, gerekse demografik yönden, içerisinde bulunduğu mevcut durumu özetlemektedir. Bundan fazla değil; 80, 90 yıl öncesine gittiğimizde şehrin merkezindeki Saathane Meydanı, Cumhuriyet Meydanı, Çiftlik Caddesi ne durumda idi, kaç ev, kaç işyeri vardı; oralarda bunlar belgelerle ve resimlerle bellidir.

Ben burada tarih dersi vermiyorum kimseye. Şehrimizde var olan sıkıntıların tespitini yapıp çözüm yolları arıyorum.

Neymiş efendim, Samsun'a vergi vermekle, istihdam yaratmakla Samsunlu olunmazmış... Bırakın ortaçağdan kalma körü körüne ırkçılık yapmayı. Allah, Kur"an"da; 'biz sizleri kabilelere böldük ki birbirinizi tanıyasınız diye' buyurmaktadır. Ömrümde hiçbir zaman yakın arkadaşlarım, kendi doğduğum yerden olmamıştır. Bundan asla da rahatsız olmadım. Elime geçen fırsatları onlara sundum, hiç gocunmadım.

Ahmet Demircan, Bafra'da mütevazı bir doktor iken onu getirip milletvekili olmasını temin ettim de kötü mü oldu!.. Adam bakan oldu, şehrimize hizmet etti. O mubadil, ben Trabzonlu...

Hem şöyle geriye dönüp bir bakarsak bu şehirde taş üstüne taş koyan hep dışarıdan gelen insanlar. Bu insanları dışlayarak ne elde edeceğiz, ben doğduğum yerden hiç utanmadım. Bilakis gurur duydum. Beni Cenab-ı Hak orada dünyaya getirdi ise bunda benim suçum ne?..

Doğrusunu ararsanız bu şehirde birilerinin, özellikle bu şehirde iş yapan, siyasetle uğraşan, istihdam yaratan insanları bu şehirden soğutup bu şehre kötülük yapmak üzere politika ürettiklerini göz ardı etmemek gerek. Topluma psikolojik baskı uygulayıp insanları şuralılar ve buralılar diye bölerek şehre hizmet etmelerine engel olmak istiyorlar haberiniz olsun. Bu tipler, hayatlarında iş üretmeyip iş üretenlerin önünü kesmeye çalışan pısırık insanlardır.

Bence ırkçılık, nedir bilir misiniz? Bu şehre başka bir şehirden gelip, bu şehrin ekmeğini yiyip yatırımlarını başka şehirlerde yapanların, ellerine fırsat düştüğünde onu bu şehrin insanına değil de kendi doğduğu yöreye sunan ve 'yerli, yerli' palavraları atarak kendi bölgesinin insanının kurduğu 'bilmem nereliler derneği'nde yöneticilik yapıp o kültürü bu şehre hakim kılmaya çalışması gerçek ırkçılıktır.

Bir de bu ırkçıların cepçileri var: 'bilmem nereliler derneği başkanı' olarak belediye başkanının huzuruna varıp, "Başkanım, 'bilmem nereliler' emrinize amade, seçimde sizinleyiz; ancak ben falanca işi yapıyorum, himmetinize de muhtacım" deyip malı götüren "cepçi ırkçıları" da zamanı gelince yazacağımdan kimse şüphe etmesin.

Severiz veya sevmeyiz (ben şahsen sevmem), ancak 4 dönem bu şehirde belediye başkanlığı yapan K. Vehbi Gül" ün yaptığı eserler ve hizmetler  şehrimizin yüz aklarıdır. Bugün, Atakum Belediyesi hariç, tüm belediyeler onun yaptığı binalarda oturmaktadır. Ondan sonra gelenler, bol bol peyzaj çalışması veya onun yaptıklarını yıkıp, satıp sermaye yapmakla toplumun gözünü boyuyorlar.

Eğriye eğri, doğruya doğru, körü körüne saplantılara kapılmanın bir anlamı yok. Önemli olan bu şehre adam gibi hizmet etmektir. Ne mutlu beklentisi olmaksızın hizmet edenlere.
İyi pazarlar...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum
Adnan Bahadır Arşivi
SON YAZILAR