MESELE BATAKLIĞI KURUTMAK

Bugün belediyelerin iki yılını doldurmaları nedeniyle iki yıllık değerlendirmeye kaldığımız yerden devam edecektik ancak Şanlıurfa’da ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen elim olaylarla ilgili birkaç kelam edip kısa adı SATEM olan Samsun emlak komisyoncuları ve muameleciler, arzuhalciler, matbaa ve tabela reklamcılar, çiçekçiler, hediyelik eşyacılar, kağıt ve alçı dekorasyoncular esnaf odasında yaşanan gelişmelere de değinerek kalan yerimiz olursa belediyeleri de değerlendirmeye devam edeceğiz. Yüce kitabımızın ilk emri olan oku ayeti celilesi ilmin insanlık alemi için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyarak inmeye başladı. Hazreti Adem’den günümüze dek insanoğlu öğrenerek geldi. İlk öğrenmeyi “Ve allemel Âdeme esmâe” Adem’e (AS) isimleri (melekler vasıtası ile) öğretti, ayeti celilesi ile bildirmekte. Bu öğreti bugün sanal aleme taşındı ve öğrenme yaşı da beşikten mezara kadar devam edegelmekte. Eğitim okulda olur, öğretim ise ailede başlar. Öğretimi olmayan çocuklara ne kadar eğitim verirseniz verin robot olmanın dışında hiçbir işe yaramaz. Merhum Erbakan Hoca “önce ahlak ve maneviyat” derken toplum alay ediyordu, maneviyatı olmayan toplumların batması haktır. O katliamı yapan çocukların ailesini araştırın, evlerinde Allah, kitap, peygamber hiç konuşulmuş mu? Dünyanın fani olduğu, baki olanın ahiret olduğu, bu dünyada yapılan zerre iyiliğin ve kötülüğün ahirette karşımıza çıkacağı, yaşamamızın temel gayesinin ahirete hazırlık olduğu, dünya hayatının geçici olduğu, asıl mutluluğun veya cezanın ahirette yaşanacağını evlatlarımıza anlattık mı? Çocuklarımızı Truva Atı gibi sınavlardan sınavlara koşturup en iyi fakülteleri kazanmaları için her türlü desteği verirken, manevi olarak ne verdiğimizi hiç düşündük mü?

Mesele suçu engellemek mi yoksa suç işlememek noktasında bireyleri eğitmek mi? Her çocuğun başına bir polis koysanız ne yazar, onun ruhunda iman, güzellik, şefkat ve merhamet yoksa elinde silah olmadan da yapacağını yapar. Yapılması gereken bataklığı kurutmaktır, havayı ilaçlamakla bataklıktaki sinekler öldürülemez, bataklıktaki larvaları ilaçlayıp sinek olmamasını temin edeceksiniz. Merhum Erbakan Hoca’nın dediği gibi pansuman tedbirlerle bu işler çözülmez. Burada en önemli görevin anne ve baba olarak bizlere düştüğünü unutmayalım. Devletin kolluk kuvvetleri çocuklarımızın ruhuna girip onların suça meyilli olup olmadığına bakamaz, okullarda eğitim ne kadar kaliteli olursa olsun manevi yönü olmayan insan her türlü suçu işlemeye meyillidir. Cennet ve cehennem kavramını bilmeyen, bunları gericilik veya çağdışılık olarak gören nesillere ne yaparsanız yapın asla ve kata suça karşı eğitemezsiniz. Okul, sosyal çevre, polis vs işin ikinci boyutu. İlk boyutu ailedir. Önce biz kendimizi hesaba çekip ne yaptığımıza bakmanın zamanı geldi de geçiyor. Efendimiz bir Hadis-i Şeriflerinde “Hasibu enfuseküm kable en tühasebü” yani 'Hesaba çekilmeden kendi nefsinizi hesaba çekiniz.' buyurmakta. Bu düsturla hareket etmek zorundayız. Her iki katliamda vefat eden evlatlarımıza ve canını öğrencilerine siper eden fedakar, şehit olduğuna inandığımız öğretmenimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı diliyorum.

Gelelim ikinci konumuz olan SATEM konusuna. Bu konuda yapılan en önemli hata ocak ayında yapılan seçimde yönetim kuruluna 30 kişi konulmasıdır. Sırf seçimi alabilmek için yapılan bu hamle aradan üç ay gibi kısa bir zaman geçmesine rağmen 13 kişinin istifası ile sonuçlanmış. Daha sonra Başkan Mevlüt Oral’ın üç ay sonra istifa edeceği yönündeki bilgilerin ardından bir kısmının vaz geçtiği söylenmiştir. Tartışmanın iki önemli nedenlerinden biri başkanın dört asgari ücret tutarında, yaklaşık olarak 120 bin lira maaş alıp, yönetim kurulu üyelerine oturum harcırahı vermek istememesinden kaynaklanmış. İkinci sorun yasa gereği emlakçılık yapmak isteyenlerin almaları gereken belgenin, odanın bir şirket üzerinden eğitim verdirip 19 bin lira civarında para alınması olmuştur. Aynı şirkete başka yerden aranmış gibi yapılarak belgeyi kaça verecekleri sorulunca 15 bin liraya verileceği yönünde bilgi alındığı iddiası var. Burada şunu açıkça beyan etmek isterim ki İl Ticaret Müdürü Kürşat Turpçu Bey'le ilgili oda yönetiminden yana olduğu gibi iddialar kesinlikle doğru değildir. Ticaret Müdürünün görevi seçimi yasalara uygun bir biçimde yapmaktır. İl Müdürü kongre günü bir yakınını kaybetmesine rağmen seçimde sıkıntı olmasın diye cenazesine dahi gitmeyerek seçimi sağlıklı bir biçimde yapmıştır. Asıl sorun nedir bilir misiniz; bu odalardan geçimlerini temin edip yıllarca buralara çöken yöneticilerdir. Oda başkanlığı iki veya en çok üç dönem yaptıktan sonra bırakılmalı. Herkes kendi işini yapmalı. Adam oda başkanı ama odaya bağlı mesleklerden hiçbirini yapmıyor. Uyduruk bir üyelikle seçilip odayı yönetiyorsa bunun önüne geçilmeli. Bu sadece SATEM için geçerli değil, odalara çöken tüm yöneticiler için geçerlidir diyerek sözlerimi bitirmek istiyorum. Sanırım matlup hasıl oldu, kalın sağlıcakla.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Adnan Bahadır Arşivi
SON YAZILAR