KİMSESİZLERİN GÜCÜ VE RAMAZAN
Yeryüzünde en sessiz dua, kimsesizlerin duasıdır. En ağır ah ise, dayanacak omzu olmayanın ahıdır. İnsan, gücünü çoğu zaman kalabalıktan aldığını zanneder. Arkasındaki çevre, makam, para, akraba, destekçi sayısı; güç ve kuvvet olarak görülür. Oysa hakikat bambaşkadır. Kimsesiz görünen nice insan vardır ki, arkasında yalnızca Allah vardır. Allah c.c. kimsesiz görünen kimseye güç olarak yeter.
Kimsesiz; sahipsiz değildir. İnsanların sahip çıkmadığına, Allah sahip çıkar. Çünkü Allah c.c mazlumun yanındadır. Bir kulun dünyada dayanacağı kimse kalmadığında, yöneldiği tek kapı Allah’ın kapısıdır. O kapı çalındığında boş çevrilmez. Nice yetimler büyümüştür tarihte; arkalarında ilahi bir terbiye olmuştur. Nice garipler vardır ki; kimseye güvenemediği için yalnız Allah’a güvenmiştir. İşte asıl güç de orada doğmuştur. Çünkü insan önündeki ve yanındaki kapı kapanınca, gerçek kapıyı ancak o zaman fark etmektedir. Kimsesizlik; insanı ya dağıtır ya da Allah’a yaklaştırır. Eğer kalp isyana düşmezse, sitemi Rabbine yöneltmezse; o yalnızlık bir terbiyeye dönüşür. İnsan, insanlardan beklentisini azalttıkça Allah’tan beklentisi artar. Bu da onu güçlü yapar.
“Acelecilik Allah’a kafa tutmaktır.” Bu sert bir anlayıştır ama hakikattir. İnsan çoğu zaman sürece tahammül edemez. Hemen olsun ister. Hemen sonuç, hemen karşılık, hemen adalet bekler. Oysa hayat ilahi bir imtihandır ve imtihan zamana yayılır hayatınher saniyesinde imtihanınmutlakabir izi vardır. Kur’an’da “İnsan acelecidir” buyrulur. Acele; sabrın zıddıdır. Sabır ise imanın yarısıdır. Acele eden kul, aslında “Benim planım daha doğru” demeye yaklaşır. Oysa kaderin sahibi Allah’tır. O, kulunu ne zaman yükselteceğini, ne zaman bekleteceğini, ne zaman imtihanı ağırlaştıracağını en iyi bilendir.
Kimsesiz olan, sabretmeyi öğrenirse güçlenir. Acele ederse kırılır. Çünkü acele, kalbi huzursuz eder. “Neden olmadı?” sorusu insanı içten içe kemirir. Halbuki doğru soru şudur; “Rabbim bu durumla bana neyi öğretiyor?” Sabır, teslimiyettir. Teslimiyet ise Allah’ın takdirine razı olmaktır. Razı olan kalp, sarsılmaz. Çünkü o bilir ki geciken şey kaybolmamış, onun henüz vakti gelmemiştir. Kimsesizlerin gücü, sabırdan gelir. Sabır ise tevekkülün ürünüdür. Tevekkül, çalışmayı bırakmak değil; sonucu Allah’a bırakmaktır. İnsan elinden geleni yapar, ama neticeyi zorlamaz. Çünkü zorlamak, ilahi takdire müdahale etmeye kalkmaktır.
Bir insan düşünün ki; etrafı kalabalık ama kalbi yalnız. Bir de başka bir insan düşünün ki; etrafı boş ama kalbi Allah’la dolu. Hangisi güçlüdür? Gerçek güç; kalabalıkta değil, kalpteki itimattadır. Kimsesiz görünen bir kulun duası, nice güçlülerin planını bozmakta alabora etmekte, mazlumun gözyaşı nice sarayları yıkmaktadır. Çünkü o gözyaşı doğrudan Arş’a yükselmekte, en ve tek güçlü olan Rabba ulaşmaktadır.
Acele eden, süreci baltalar. Sabreden, sürecin içinden olgunlaşarak çıkar. Allah, bazı kullarını bekleterek büyütür. Beklemek, aslında bir inşadır. İnsanı derinleştirir. Duruş kazandırır. Kimsesizliğin içinde bir sır vardır, o sır da; insanın en çok yalnız kaldığında Allah’ı daha yakından hissetmesidir. Kalabalıklar dağıldığında, gerçek dostun kim olduğu anlaşılır. Çoğu zaman o dost, insan değildir. Hayat, her istenenin hemen verilmesine göre yaratılmamıştır. İmtihan; isteyip beklemek, çalışıp sabretmek, düşüp kalkmaktır. Acele eden, sabır imtihanını kaybeder. Sabreden ise, zamanla iç huzuru kazanır.
Kimsesizlerin gücü; Allah’a yaslanmalarındadır. Acele etmeyen, kaderle kavga etmeyen, “Rabbim bilir” diyebilen insan; sarsılmaz, dağılmaz, huzursuz ve mutsuz olmaz. Kimsesiz insan; belki yalnız ve güçsüz görünür, bu nedenle bazı hayalleri gecikmiş hatta hiç gerçekleşmemiştir, belki bazı insanlar ondan uzaklaşmış olabilir. Ama, onun dostu Allah’tır ve dost olarak yetecektir. Dostu Allah olan, yalnız ve kimsesiz değildir.
Acelecilik; kaderle yarışmaktır. Sabır ise; kaderle barışmaktır. Kimsesizlerin en büyük gücü; Allah ile barışık olmalarıdır. Ramazan ayı kimsesizlerin en güçlü olduğu aydır. Onların sesini kadiri mutlak Allah c c. her zaman duyar ama bu ses ramazanda çok daha etkilidir. Soruçları da etkili olur. Mazlumun ahı ile kimsesizin duası; arşın kapı anahtarıdır. Onlar güçsüz değil, gücü görünmeyen güçlülerdir. Ramazanda onlara ulaşıp,dualarına konu olmak bir nimettir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.