GRÖNLAND GERÇEĞİ
Grönland’da bugün buzlar eriyor, siyaset sertleşiyor.
Dünya gündemini izleyenler için Grönland, son haftalarda haritaların yeniden açılmasına neden olan bir coğrafya hâline geldi.
Mesele sadece askeri hareketlilik ya da büyük güçlerin açıklamaları değil.
Grönland bugün, iklim krizi, jeopolitik gerilim ve bağımsızlık arayışının aynı anda yaşandığı nadir yerlerden biri.
Grönland, resmen Danimarka Krallığı’na bağlı özerk bir bölge.
Ocak 2026 itibarıyla ada, NATO’nun Arktik güvenlik planlarının merkezine yerleşmiş durumda.
Avrupa ülkeleri, Danimarka öncülüğünde Grönland’a sembolik ama süreklilik arz edecek askeri birlikler konuşlandırmaya başladı.
Fransa, Almanya, İngiltere ve İskandinav ülkelerinden gelen askerler, toprak savunması kadar siyasi mesaj da taşıyor.
Yani Grönland sahipsiz değil ve uluslararası hukuk geçerli.
Bu hamlelerin arka planında ise Amerika Birleşik Devletleri var.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı satın alma söylemini yeniden ve daha sert bir tonda gündeme taşıması, Danimarka ABD ilişkilerinde ciddi gerilime yol açtı.
Grönland Başbakanı açık bir dille “Grönland satılık değildir” derken, ada halkı bu söylemleri bir güvenlik tehdidi olarak algılıyor.
Yerel basında ve sokakta hâkim olan duygu ise endişe ve öfke.
Tabi ki jeopolitiğin bu kadar sertleşmesinin bir nedeni var.
Grönland, Arktik’in anahtarıdır.
Kuzey Kutbu’nda eriyen buzlar yeni deniz yollarını açıyor.
Enerji kaynakları, nadir toprak elementleri ve askeri üstünlük yarışında Grönland, vazgeçilmez bir konumda.
Bu nedenle Avrupa Birliği ve NATO, ABD’nin tek taraflı hamlelerine karşı kolektif duruş sergileme ihtiyacı hissediyor.
Avrupa Parlamentosu’nun son açıklamaları da bu yönde.
Ancak Grönland’daki asıl ve sessiz kriz, buzların altında yaşanıyor.
2024–2025 erime sezonunda Grönland buz tabakası yaklaşık 105 milyar ton kütle kaybetti.
Bu rakam, son otuz yılın kesintisiz erime sürecinin devam ettiğini gösteriyor.
Üstelik erime artık yaz sonuyla sınırlı değil; eylül ayına kadar uzayan sıcaklıklar, iklim değişikliğinin geri dönülmez bir eşiğe yaklaştığını düşündürüyor.
Bu tablo, Grönland halkının bağımsızlık tartışmalarını da doğrudan etkiliyor.
Bir yanda Danimarka’dan kopma arzusu, diğer yanda ekonomik bağımlılık ve büyük güçlerin baskısı…
Nuuk yönetimi bağımsızlığı açıkça konuşuyor ama temkinli ilerliyor.
Çünkü bugün atılacak yanlış bir adım, Grönland’ı özgür bir ülke değil, küresel güçlerin rekabet alanı hâline getirebilir.
Özetle Grönland’ın güncel durumu şudur.
Buzullar eriyor, askerler geliyor, büyük devletler konuşuyor ama küçük bir halk kendi geleceğini korumaya çalışıyor.
Grönland artık sadece kuzeyin sessiz adası değil; dünyanın nereye gittiğini gösteren bir erken uyarı sistemi.
Bugün Grönland’da yaşananlar, yarın tüm dünyanın yaşayacaklarının provasıdır.
Çünkü mesele sadece bir ada değil; mesele iklim, egemenlik ve insanlığın sınavıdır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.