Mehmet Ali Coşkuner

Mehmet Ali Coşkuner

TELEFONDAKİ YALAN

Telefon dolandırıcılığı artık sıradan bir suç yöntemi olmaktan çıktı.

Bugün karşımızda, devletin adını, üniformasını ve terörle mücadele hassasiyetini istismar eden, bilinçli ve organize bir suç düzeni var.

İçişleri Bakanlığı tarafından vatandaşlara gönderilen uyarı mesajı da bu tehlikenin ne kadar yaygın ve ciddi boyutlara ulaştığını açıkça ortaya koyuyor.

Son dönemde birçok vatandaş, kendisini polis, asker ya da savcı olarak tanıtan kişiler tarafından aranıyor.

Telefonda söylenen cümleler neredeyse aynı: “Adınız FETÖ/PDY, PKK gibi terör örgütleriyle ilgili bir soruşturmada geçiyor. Gizli bir operasyon yürütülüyor. Konunun büyümemesi için para veya altın teslim etmeniz gerekiyor.” Bu senaryo tamamen kurgudur ve tek amacı insanları korkutarak dolandırmaktır.

Bu yöntem özellikle korku duygusu üzerinden çalışır.

Terör kavramı bilinçli olarak kullanılır.

Çünkü bu kelime insanın aklını değil reflekslerini harekete geçirir.

Panikleyen kişi düşünemez, sorgulayamaz, karşısındakinin kimliğini doğrulama ihtiyacı duymaz. O an tek isteği, “başına bir iş gelmemesidir.”

Dolandırıcılar da tam olarak bu duyguyu hedef alır.

Altını çizerek ifade etmek gerekir ki; devlet, hiçbir koşulda vatandaşını telefonla arayıp para ya da altın istemez.

Savcı, polis ya da asker, gizli operasyon bahanesiyle vatandaşı yönlendirmez.

Terör soruşturmaları telefon görüşmeleriyle yürütülmez.

Gerçek bir soruşturma varsa, bu süreç yazılı tebligatla, resmî kurumlar aracılığıyla ve hukuk çerçevesinde yürütülür.

Vatandaşın savunma ve avukat hakkı güvence altındadır.

Bu dolandırıcılık yönteminin en çok zarar verdiği kesim ise yaşlılar, yalnız yaşayanlar ve teknolojiyle arası iyi olmayan vatandaşlardır.

Devlete olan güvenleri ve saygıları, dolandırıcılar tarafından bir silah gibi kullanılmaktadır.

Bir ömür boyu biriktirilen para, birkaç dakikalık bir telefon görüşmesiyle yok olup gitmektedir.

İşin en acı tarafı ise mağdurların çoğu utandığı için yaşadıklarını uzun süre kimseyle paylaşmamaktadır.

İçişleri Bakanlığı’nın gönderdiği uyarı mesajı bu yüzden hayati önemdedir.

Bu uyarının gerçek karşılığını bulabilmesi, toplumun her kesiminin bilinçlenmesiyle mümkündür.

Herkesin kendi ailesini, özellikle anne babasını ve yaşlı yakınlarını bu konuda uyarması artık bir sorumluluktur.

Bilgi paylaşıldıkça çoğalır, paylaşıldıkça koruyucu olur.

Şüpheli bir telefon geldiğinde yapılması gereken tek şey, görüşmeyi derhal sonlandırmak ve durumu resmî makamlara bildirmektir.

Korkuya kapılmadan, panik yapmadan, sağduyuyla hareket etmek bu suçla mücadelenin en etkili yoludur.

Gerçek devlet korkutmaz, hukukla konuşur.

Telefonda kurulan sahte bir otoriteye inanmak, sadece bireysel bir kayıp değil, toplumsal bir yaradır.

Bu yarayı büyütmemek için susmamak, uyarmak ve bilinçli olmak zorundayız.

Çünkü bazen bir cümlelik uyarı, bir ömrün emeğini kurtarır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet Ali Coşkuner Arşivi
SON YAZILAR