BAŞARILAR DİLERİM SAYIN MÜFTÜM..!

Aydın İl Müftüsü iken Samsun İl Müftülüğüne tayin edilen Sayın Hasan Güneş hocamız görevine başladı. Aydın’a tayin olan Seyfullah Çakır hocamızdan hizmet bayrağını devralan Sayın Güneş’e öncelikle “Hoş geldiniz” diyor, yeni görevinde başarılar diliyorum. Hasan Güneş hocamız aslında Samsun’a bütünüyle yabancı değildir. Karadenizli olması, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun olması ve dolayısıyla bu şehrin havasını teneffüs etmiş bulunması önemli bir avantajdır. Trabzon'da müftü yardımcılığı, Artvin’de İl Müftülüğü, son olarak da Aydın’da İl Müftülüğü yapmış olması, kendisine ciddi bir idari tecrübe kazandırmıştır. Kanaatimce bu tecrübe, Samsun gibi büyük ve sosyal yapısı oldukça hareketli bir şehri tanımak ve din hizmetlerini yönetmek için yeterli bir birikimdir.

Samsun İl Müftülüğünün en az kırk yıllık dönemini yakından bilen birisi olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim; Samsun’da müftülük yapmak sadece makamda oturmakla yapılabilecek bir görev değildir. Samsun insanı yöneticisini görmek, tanımak, konuşmak ve gerektiğinde ona ulaşabilmek ister. Dolayısıyla Samsun’un müftüsü makamın müftüsü değil, şehrin müftüsü olmalıdır. Müftü; camiyi de cemaati de, imamı da müezzini de, Kur’an kursu öğreticisini de, gençleri de, kadınları da, esnafı da, üniversiteyi de tanımalıdır. Şehrin sadece protokol programlarında değil; cenazesinde, sevincinde, sıkıntısında, mahallesinde ve ilçesinde de görünmelidir. Çünkü din hizmeti masa başından yönetilebilir ama gönül hizmeti masa başından yapılamaz.

Bugün müftülük makamlarının en büyük sorumluluklarından biri de insanla kurum arasındaki mesafeyi azaltmaktır. Vatandaş müftülüğü yalnızca fetva soracağı veya resmî bir işi olduğunda gideceği kurum olarak görmemelidir. Müftülük; insanın derdini anlatabileceği, gencin sorusuna cevap bulabileceği, ailenin sıkıntısında rehberlik alabileceği, toplumun manevi meselelerinde güven duyabileceği bir merkez olmalıdır. Kur’an-ı Kerim, Hz. Peygamber’in insanlarla ilişkisindeki başarının sırrını anlatırken, “Allah’ın rahmeti sayesinde onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı yürekli olsaydın, etrafından dağılıp giderlerdi” buyurur. (Âl-i İmrân, 159) Bu ayet sadece din anlatanlara değil, dini hizmetleri yönetenlere de çok şey söylemektedir.

İnsanları yönetmenin yolu önce gönüllerine ulaşmaktan geçer. Sayın Hasan Güneş hocamızın ilk zamanlarda Samsun Müftülüğünün personel yapısını, ilçelerini, din görevlilerini ve hizmet ağını yakından tanıyacağı muhakkaktır. Bu tanışma ve intibak döneminden sonra hizmetlerin daha seri şekilde ilerleyeceğine ve mevcut ivmenin daha da artacağına inanıyorum. Burada önemli bir hususun da altını çizmek gerekir. Yeni gelen yönetici, her şeyi yeniden başlatmak zorunda değildir. İyi yönetici kendisinden önce yapılan güzel işleri yok saymaz; onları korur, eksiklerini tamamlar ve üzerine yenilerini koyar. Kurumlarda devamlılığın anlamı budur.

Seyfullah Çakır hocamız Samsun’da altı yıl görev yaptı. Kendisiyle ilgili düşüncelerimi daha önce ifade ettim. Samsun gibi demografik ve sosyal yapısı çeşitlilik gösteren bir şehirde dengeleri gözeterek başarılı bir hizmet dönemi geçirdiğine inanıyorum. Şimdi o hizmet bayrağını Hasan Güneş hocamız devraldı. Bayrak yarışlarında bayrağı kimden aldığınız önemlidir; fakat asıl önemli olan onu nereye kadar taşıdığınızdır.

Yeni müftümüzden beklentimiz; mevcut hizmetleri devam ettirmenin yanında yeni dönemin ihtiyaçlarını da iyi okumasıdır. Çünkü toplum değişiyor, gençlerin dili değişiyor, insanların dinî soruları değişiyor. Dün camiye gelmesini beklediğimiz insana bugün bizim ulaşmamız gerekiyor. Özellikle gençlerin dinle, camiyle ve din görevlileriyle bağlarının güçlendirilmesi artık ertelenebilecek bir mesele değildir. Müftülük; sadece camiye gelenlerin değil, camiye gelmeyenlerin de müftülüğü olmalıdır. Müftünün, iyi bir ilahiyatçı olması gerektiği gibi, aynı zamanda iyi bir yönetici, iyi bir dinleyici ve iyi bir insan ilişkileri uzmanı da olmalıdır. Personelinin sevincini ve sıkıntısını bilmeli, başarıyı takdir etmeli, hatayı düzeltirken insanı kaybetmemelidir. Yönetmek; insanı harcamak değil, insanı kazanmaktır.

İdareci; istişare etmeli, dinlemeli, sahaya çıkmalı ve ehliyet sahibi insanların birikiminden yararlanmalıdır. Kur’an’ın, “Onların işleri aralarında istişare iledir” (Şûrâ, 38) ölçüsü, din hizmetlerini yönetenler için de vazgeçilmez bir prensip olmalıdır. Sayın Hasan Güneş hocamızın önceki görevlerinden taşıdığı tecrübesini Samsun’un kurumsal birikimiyle buluşturacağına inanıyorum. Biz kendisinden mucizeler değil; samimiyet, gayret, adalet, istişare ve ulaşılabilirlik bekliyoruz.

Kapısı açık bir müftülük, personelini dinleyen bir yönetim, gençleri anlayan bir din dili, şehri sadece makamından değil, sahadan da takip eden bir müftü, insanı merkeze alan bir hizmet anlayışı; günümüz hizmetlerinde istenen ve beklenenlerdir. Bunlar olduğunda başarı zaten beraberinde gelecektir. Görevi devreden Seyfullah Çakır hocamıza Samsun’a yaptığı hizmetlerden dolayı tekrar teşekkür ediyor, Aydın’daki görevinde başarılar diliyoruz. Sayın Hasan Güneş hocamıza da bir Samsunlu, bir ilahiyatçı ve bu şehrin din hizmetlerini uzun yıllardır yakından takip eden biri olarak gönülden “Hoş geldiniz” diyorum.

Makamını hizmete, tecrübesini insanımıza, bilgisini gençlerimize, mesaisini şehrimizin manevi hayatına bereket kılsın. Hizmet bayrağını aldığınız yerden daha ileriye taşımanız temennisiyle; BAŞARILAR DİLERİM SAYIN MÜFTÜM..!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sami Kesmen Arşivi
SON YAZILAR