AİLE MEKTEBİ...
Aile; insanın hem sığınağı hem de mektebidir. İnsan, ilk nefesini aldığı andan itibaren aile ortamında şekillenir. İlk kelimesini aileden öğrenir, ilk adımını onların teşvikiyle atar, ilk sevinçlerini onların yanında yaşar. Fakat bugün çoğu insanın zihninde aile; yalnızca anne, baba ve çocuklardan ibaret bir çekirdek olarak canlanmaktadır. Oysa İslâm’ın sunduğu model, çok daha kuşatıcı ve geniş aile modelidir.
Geniş aile modeli İslâmî referanslıdır. Kur’ân-ı Kerîm’de aile yalnızca ebeveyn ve çocuklarla sınırlandırılmaz. “Sıla-i rahim” emri; akrabalık bağlarını canlı tutmayı, büyükleri ihmal etmemeyi, küçüklere sahip çıkmayı zorunlu kılmaktadır. Peygamber Efendimiz (sav), akraba bağlarını koparmanın kişiyi cennetten uzaklaştıracağını bildirmiştir. Bu nedenle İslâm’ın aile anlayışı; kuşatıcı, katmanlı ve nesiller arası köprü kuran bir yapıdır.
Çekirdek aile; modern hayatın getirdiği bir zorunluluk gibi sunulmuştur. Ancak İslâm’ın aile modelinde; dede, nine, amca, hala, dayı ve teyze ile birlikte büyüyen çocuk modeli vardır. Çünkü iman ve ahlak; yalnızca kitaplardan veya derslerden değil, hayatın içinden ve yaşayan örneklerden öğrenilir. Geniş aile, bir okuldur, nesiller arası kültür aktarımı geniş aile modeliyle ancak gerçekleşebilir.
"Dede ve Nine"; geniş ailenin kalbidir, mektep olan ailenin ilk öğreticileridir. Onlar bir yandan evin duasını semaya yükseltirken, diğer yandan torunların gönlüne hikmet ekerler. Dede; vakar, sabır ve metanetin timsalidir. Zorluklara göğüs germeyi, alın teriyle kazanmanın onurunu gösterir. Nine; şefkat, merhamet ve fedakârlığın örneğidir. Sofranın bereketini, duanın gücünü, sabrın huzurunu öğretir. Bir çocuk; anne-babasından sevgiyi görür ama dedesinden direnci, ninesinden sabrı öğrenir. Eğer bu halkalar koparsa, kültür de iman da yeni nesle eksik aktarılır.
Çekirdek ailenin sınırları dardır. Buna rağmen modern çağ; çekirdek aileyi “ideal model” gibi sunmaktadır. Bu yapı; ilk bakışta bağımsızlığı ve hareket serbestliğini sağlıyor gibi görünse de aslında insanı yalnızlaştırmaktadır. Çekirdek ailede; anne-baba, çocuğun tüm yükünü tek başına omuzlamaktadır. Dede ve ninenin manevi desteği kaybolmaktadır. Çocuk; gelenekten değil, sosyal medya kültüründen beslenmektedir. Sonuçta köklerinden kopuk, kimlik arayışı içinde, yalnızlaşmış bireyler yetişmektedir. Halbuki geniş ailede çocuk; hem dikey bağlarla (ata-torun) hem de yatay bağlarla (amca, hala, teyze, kuzen) güçlü bir sosyal ağ içinde büyümektedir.
Ailenin kimlik ve yapısının oluşmasında öncelikle İlahiyatçıların sorumluluğu çoktur. İlahiyatçıların görevi yalnızca akademik tartışmalarla sınırlı kalmamalıdır. Hutbelerde, vaazlarda ve derslerde İslâm’ın aile modeli işlenmelidir. Toplumun dinamizmi ailenin dinamikliğine bağlıdır. Çünkü aile çözülürse toplum da çözülecektir. Geniş ailenin önemi anlatılmalı, dede-ninenin ev içindeki rolü yeniden vurgulanmalı, genç nesle, aile bağlarını koparmanın manevi sorumluluğu öğretilmelidir. Sadece “anne-baba hakkı” değil, “dede-ninenin hakkı” da işlenmelidir. Çünkü onların duası, torunun hayatında bir kalkan gibidir.
İslâmî aile yapısı, bir zincir gibidir. Bu zincirin halkaları anne-baba ile sınırlı değil; dede, nine, amca ve teyze ile tamamlanmaktadır. Bu zinciri koparmak, sadece bireysel bir tercih değil, toplumsal bir kayıptır. Çünkü kültür, iman, edep ve görgü; ancak kuşaktan kuşağa aktarılarak korunur. Aile mektebinin mimarları dede ve ninedir. Aile mektep olmaktan çıktığında, rahmet ve bereket de aileden uzaklaşır. Böyle olunca da; duasız bereketsiz yalın bir yapı oluşur.
Dedeler ve nineler evlerin dışına itiliyorsa, aslında çocukların geleceği ucuzlatılıyordur. İslâmî aile yapısı geniştir, köklüdür, bereketlidir. Onu yeniden ihya etmek; toplumu da geleceği de yeniden inşa etmektir. İmam-hatip ve ilahiyat fakülteleri de dahil okullarda ahlaki pratik öğretilememektedir. Kısmen teorik bilgiler verilse de etkisiz ve tesirsiz kalmaktadır. Büyük ailede ahlâkî ve kültürel eğitimi dedeler ve nineler vererek, aileyi mektep haline getirmektedir. Vatan,devlet, millet, din, iman sevgisi aile mektebinde verilir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.