SADAKAT VE EMANET...

İnsanın gerçek karakteri, rahat zamanlarda değil; menfaatle vicdanın karşı karşıya geldiği anlarda ortaya çıkar. Dostlukta sadakat, ortaklıkta emanet, yöneticilikte adalet, ticarette dürüstlük esastır. İşte insanın mayasını gösteren asıl ölçüler bunlardır. Çoğu insan iyi günün adamıdır. Marifet; çıkarın oluştuğu yerde ahlakı konuşturmaktır.

Bazı insanlar dostuna karşı öylesine körleşir ki, haklı ile haksızı ayırt edemez. Dostunun her sözünü doğru, her davranışını meşru görür. Onun günahına mazeret üretir, yanlışını alkışlar, zulmüne sessiz kalır. Hâlbuki dostluk, yanlışın arkasında durmak değil, yanlış yapanı hakikatin yanında durmaya davet etmektir. Maalesef, bu durum; hayatın acı gerçeklerinden biridir. Hz. Ali'ye nispet edilen şu söz ne kadar hikmetlidir; "Dostun seni hakikate yaklaştırıyorsa dosttur, nefsine yaklaştırıyorsa sadece arkadaştır."

Toplumda daha ağır bir sosyal ve ticari hastalık vardır ki, o da; ortakların birbirine ihanetidir. Bir çok insan vardır ki; yıllarca aynı sofraya oturur, aynı kazancı paylaşır, aynı hayali kurar. Fakat para ve çıkar çoğaldığında; vicdan ve kardeşliğin küçüldüğü görülür. Kasaya el uzatan, deftere hile karıştıran, ortağının hakkını gizleyen insan; sadece ortağını değil, Allah'ın "emanet" emrini de çiğnemiş olur. Kur'ân-ı Kerîm'in, "Emanetlere hıyanet etmeyin." (Enfâl, 27) ikazı yalnızca devlet malı için değildir. Ortaklık da, dostluk da, verilen söz de emanettir. İhanet; önce kalbi çürütür, sonra kasayı eritir.

Bugün etrafımıza baktığımızda yıkılan şirketlerin çoğunu ekonomik kriz değil, karakter krizi yıkmıştır. Dağılan ailelerin çoğunu fakirlik değil, güven eksikliği dağıtmıştır. Bozulan dostlukların sebebi fikir ayrılığı değil, vefa yoksulluğudur. İnsanlar para kaybettiği için değil, güven kaybettiği için birbirinden uzaklaşmaktadır.

Ne acıdır ki bazı kimseler, dostuna "Sen merak etme, ben varım." der; fakat hesap günü geldiğinde ilk kaçan yine kendisi olur. Ortaklık kurulurken Kur'an'a el basar gibi söz verilir, ortaklık büyüyünce söz ayaklar altına alınır. Çünkü onun dini vicdanı değil, menfaatidir. Menfaati nereye dönerse, sadakati de oraya döner.Peygamber Efendimiz (sav), "Bizi aldatan bizden değildir." buyurmuştur. Bu hadis sadece alışveriş için değildir.

Dostunu aldatan, ortağını aldatan, milletini aldatan, emanet sahibini aldatan herkes bu ağır ikazdan nasibini almalıdır. İhanetin en tehlikeli tarafı, bir defalık bir davranış olmamasıdır. İhanet bir karaktere dönüşür. Ortağını satan, fırsatını bulursa dostunu da satar. Dostunu satan, günü gelince davasını da satar. Çünkü satışa çıkan şey mal değil, şahsiyettir. Eskiler, "İnsan altını ateşle, dostunu darlıkla, ortağını parayla tanır." demişlerdir. Gerçekten de para; insanın cebini değil, karakterini büyütebilir veya küçültebilir. Kimisi kazandıkça cömertleşir, kimisi kazandıkça zalimleşir. Kimisi yükseldikçe tevazu sahibi olur, kimisi yükseldikçe kibir abidesine dönüşür.

Dostunu kaybeden bir insan yeni dost bulabilir. Parasını kaybeden yeniden kazanabilir. Makamını kaybeden yeniden yükselebilir. Ama güvenini kaybeden, çoğu zaman hiçbirini geri kazanamaz. Çünkü güven; cam gibidir, kırıldığı zaman tamir edilse bile çatlağı görünmeye devam eder. Dosta karşı akıl kullanılmalı, adaletten uzaklaşılmamalıdır. Yanlış alkışlanarak iyilik yapılmaz. Ortağa karşı Allah'tan korkulmalıdır. Kasaya uzanan el, mahşerde mizana uzanacak bir hesap olarak görülmelidir. Çünkü dünyada gizlenen hesaplar, ahirette mutlaka açılacaktır.

Dostluk sadakatle, ortaklık emanetle, devlet adaletle, ticaret dürüstlükle ayakta durur. Bunlardan biri çöktüğünde geriye sadece enkaz kalır. Günümüzün en büyük ihtiyacı; zeki insanlar değil, güvenilir insanlardır. Diploma sahibi insanlar değil, vicdan sahibi insanlardır. Karakteri sağlam olmayanın zekâsı; topluma fayda değil zarar getirir. Ahlâkı olmayanın başarısı; büyümüş bir felakettir. İnsanın serveti; kasasında değil, güvenilir isminde saklıdır. İnsanı tarif eden en güzel cümle; sadakat sahibi olduğunun söylenmesidir. Gerçek zenginlik de, gerçek miras da; sadakattir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sami Kesmen Arşivi
SON YAZILAR