MAYMUN VE DOMUZ'UN LÂNETİ...

Toplumda zaman zaman duyulan bir ifade vardır; “Maymun ve domuz lanetlidir.” Bu söz, çoğu kez Kur’ân’daki bazı âyetlere dayandırılır fakat mesele çoğu kimsenin sandığı gibi hayvanların bizzat kötü ya da uğursuz görülmesi değildir. İslâm’ın bakışı bundan çok daha derin ve ahlâk merkezlidir.

Kur’ân-ı Kerîm’de, cumartesi yasağını bile bile çiğneyen bir topluluktan söz edilir. Onlar ilâhî emri hafife almış, hileye başvurmuş, menfaat uğruna hakikati çiğnemişlerdi. Bunun üzerine kendilerine ibret verici bir ceza olarak “aşağılık maymunlar olun” denildiği bildirilir. Bazı rivayetlerde bu topluluktan bir kısmının domuz sûretine çevrildiği de anlatılır. İşte halk arasında dolaşan sözün kaynağı burasıdır.

Ancak dikkat edilmesi gereken nokta şudur; Kur’ân bu olayla hayvanları değil, insanın ahlâkî çöküşünü hedef alır. Maymun ve domuz sûretine dönüş, hayvanlara yönelik bir kınama değil, haktan sapan insanın düştüğü trajik hâlin sembolüdür. Müfessirler “lanetlenen hayvan değil, ilâhî emre isyan eden insan karakteridir” derken tam da bunu anlatırlar. İnsan, iradesini kötülükten yana kullandığında, görünüşte insan kalsa bile mânen hayvanî bir seviyeye iner. Kıssanın ana mesajı budur.

Öte yandan domuz etinin haram kılınması da bu konuyla karıştırılır. Haram hükmü; temizlik, sağlık ve fıtratla ilgili hikmetlere dayanır. Bu; domuzun yaratılış olarak kötü olduğu anlamına gelmez. O da Allah’ın yarattığı bir canlıdır, kainatta bir görevi vardır. İslâm’da hiçbir hayvan günahkâr sayılmaz, çünkü hayvanların sorumluluğu yoktur. Sorumluluk, akıl ve irade sahibi olan insana aittir.

Bu kıssa aslında bize insan olmanın ne demek olduğunu hatırlatır. İnsan; aklı, vicdanı ve sorumluluğuyla değer kazanır. Bu değerleri terk ettiğinde, en şerefli varlık iken en aşağı mertebeye düşebilir. Kur’ân’ın uyarısı budur; şeklen insan kalmak yetmez, ahlâken de insan kalmak gerekir.

Bugünün dünyasında bu mesaj daha da anlamlıdır. Menfaat uğruna; hakkı çiğneyen, zayıfı ezen, helâli haramı önemsemeyen nice insan vardır. Bunların; bedenleri insan, fakat davranışları merhametten, adaletten ve hayâdan uzaktır. İşte âyetlerde anlatılan dönüşüm, her çağda yaşanabilecek bu mânevî çöküşün sembolik ifadesidir.

İslâm’ın hayvanlara bakışı ise son derece merhametlidir. Peygamberimiz, susuz bir köpeğe su veren kişinin bağışlandığını, kediyi aç bırakanın ise hesaba çekileceğini haber vermiştir. Böyle bir dinin hayvanları “lanetli” ilan etmesi düşünülemez. Lanet; zulme, nankörlüğe ve bilerek yapılan isyana yöneliktir.

Özetle; “maymun ve domuz lanetlidir” sözü eksik ve hatalı bir anlayışın ürünüdür. Doğrusu şudur; lanetlenen hayvanlar değil, insanın insanlıktan çıkmış hâlidir. Kıssa bize aynaya bakmayı öğretir. Ahlâkımızı kaybettiğimizde, hangi sûrette olursak olalım değerimizi yitiririz.

İnsan kalmanın yolu; adalet, merhamet, doğruluk ve kulluk bilincidir. Bu değerleri koruyan kişi, en zor şartlarda bile yücelir. Aksi hâlde, en modern elbiseler içinde bile ruhen çirkinleşir. Kur’ân’ın maymun ve domuz kıssasından çıkarılması gereken ders işte budur; suret değil, sîret insanı insan yapar.

İnsan yaratılışı itibariyle güzeldir, noksansızdır, en güzel bir şekilde yaratıldığı Yüce Allah tarafından vahiyle bildirilmiştir. Fiziki güzelliğinin yanında ahlâkî güzelliğine de işaret edilmiştir. Ancak, ahlâkî bozuk olanlar da hayvanlardan aşağı olarak tarif edilmiştir. Maymun ve domuz insani bakışla olumsuz bir model olarak sunulmaktadır. Her insan da, bu modelle ne anlatılmak istendiğini bilmektedir. O nedenle, kötü ahlaklı insanların domuz ve maymun tarifiyle hatırlatılması insanın kökülüğünü ifade etmektedir.

Maymun da, domuz da Allah’ın yarattığı varlıklardır ve Allah’ın takdirine kulun tarif getirmesi haddi aşmak olur. Buradan alınacak mesaj insanın, insan gibi olmasının gereğidir. Domuz ve maymun lanetli değil, ahlâkı bozuk insanlar domuz ve maymun tarifiyle lanetlenmektedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sami Kesmen Arşivi
SON YAZILAR