YANLIŞI BİLEREK YAPMAK FECAATTİR
Bugün birkaç konuya değinmek istiyorum. Bunlardan ilki Büyükşehir Meclisi'nde otogarla ilgili gündem maddesi konuşulurken meclis üyelerinin otogarın 2006 yılında süresiz özelleştirilmesiyle ilgili sorduğu soruya belediyenin avukatı olan arkadaşın “Doğru bir hüküm değil” ifadesidir, bu ifade akıllara ziyan bir ifadedir. Neden böyle söylediğime gelince, o gün o sözleşmeyi merhum Kenan Şara ile avukat olan o arkadaş birlikte hazırladılar. Sonra meclise geldi, meclis onayladı. Meclis üyeleri olayın yasal boyutunu bilmezler. Bürokratların hazırladığı kararlara belediye başkanı onay vererek meclise yollar. Meclisten geçtikten sonra tekrar belediye başkanı onaylayarak yürürlüğe girer. Kamu hizmetlerinin süresiz olarak özelleştirilemeyeceğinin Anayasa Mahkemesi kararlarına ve hukuk esaslarına göre güvence altına alındığını sadece hukukçularla ilgili kamu görevlileri bilir. Belediye meclis üyeleri bilmezler. Yapılan özelleştirme maddelerini hazırlayanların dışında kimse bilmez. O gün de belediye avukatı olan bu arkadaş, şayet bu maddeyi bilmiyor idiyse hukukçuluğu tartışılır, işini bilmediği ortaya çıkar. Şayet biliyor idiyse görevini yapmadığı ortaya çıkar. Her iki hâlde de vahim bir hata yaptığı açık ve net ortada. Bir meslektaşımız olayı yakalamış ve haber yapmış, kendisini tebrik ediyorum. Burada ortaya enteresan bir durum çıkmakta. Bu şartlarda yapılan satış, CHP'nin butlan kararı gibidir. Bugünkü belediye idaresi mahkemeye giderse satış düşebilir. Burada asıl konuşması gereken Vezir Hazretlerinin olayın kıyısından köşesinden bile geçmemesi, her zamanki hâlinin tekrarıdır. Farklı bir şey beklemek abesle iştigaldir. Ortada bir yanlış var, düzeltilmeli ama bakalım nasıl düzelecek, bekleyip göreceğiz.
Gelelim ikinci konumuza, fon konusunda çıkarılan yasayla ilgili ilk imzayı koyan Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi ve Samsun Milletvekili Av. Ersan Aksu Bey'den TBMM'de kanunla ilgili yaptığı konuşma metnini istedim, sağ olsun gönderdi, inceledik, haberini yaptık. Kanun gayet güzel hazırlanmış, hem yatırımcıyı koruyor hem hazine bütçesinden para kullanmıyor hem de parayı iade edenlere af sağlamıyor. Devlet bazı şeyleri önceden görür ama mali piyasaların güvenini bozmamak adına zamanı gelmeden müdahale etmez. Bu olay da yaklaşık bir yıldan beri bilinmekteydi ama ekonomik piyasalardaki güveni bozmamak ve devletin denetiminde olan kurumların zamanlamasını beklemek adına operasyonun zamanı gelmeden düğmeye basılmadı. Zamanı gelince de şu partili, bu partili ayrımı yapılmaksızın gereği yapıldı. Ortada yanlış var mı? Var ama bunu devlet yapmadı, devlette görev yapmış bazı açgözlüler yaptı. Bedelini de ödeyeceklerinden en ufak bir şüphem yok. Konuyu değerlendirirken şu partili, bu partili ayrımı yapmanın alemi yok. Yanlışı kim yaparsa yapsın, gün gelir karşısına çıkar. Yönetimde kim olursa olsun gereğini yapmak zorundadır. Benim bu konulardaki tavrım bellidir. Yanlışı kim yaparsa yapsın karşısında olurum, aynı şekilde doğruyu kim yaparsa yapsın onun da karşısında olurum.
Yanlış demişken, üçüncü ve son konumuz da bir meslektaşımız bir belediyenin özelleştirilen kurumunda yediği yemeğe verdiği paraya yapılan emekli indirimi ile yemek kalitesinden ve mekânın güzelliğinden bahsetmiş, ona da değinerek bitirmek istiyorum. Dedik ya, yanlışı kim yaparsa yapsın karşısında duracağız diye. Şimdi ben o meslektaşıma soruyorum: O tesisin tadilatını kim yaptı, yapan firmayla ilişkisi nedir ve yapılan iş karşılığında belediye o firmaya ne kadar para ödemiş? Onu da bir anlatsın da hakkaniyet ölçüsünü toplum öğrensin. Kimse unutmasın ki yanlışı kim yaparsa yapsın, gün gelecek hepsi ortaya çıkacak. Ödenen devasa rakamlar, hak edilmediği hâlde üç beş katı ödenen paralar, bu ihalelerin alınmasında aracı olan üst düzey siyasetçileri zamanı gelince mutlaka kamuoyu öğrenecek. Hakikatler ne kadar gizlenirse gizlensin, gün gelir ortaya çıkar. Öyle yalandan allayıp pullamalarla, güzellemelerle bu işler yürümüyor. Olayların arkasında dönen dolapları zamanı gelince herkes öğrenecek. Bu milletin parasıyla kimler kimlere neler ödemiş, bu ihalelerin alınması noktasında hangi siyasetçiler baskı yapmış, bu toplum bunları da öğrenecek ama zamanı gelince. Buradan açık ve net uyarıyorum: Kim olursanız olun, siyasi gücünüz ne olursa olsun asla ve kata yanlışa tevessül etmeyin. Yaptığınız her şeyi önce Allah'ın, sonra da pek çok bilenin olduğunu unutmayın. Fon konusu nasıl patlak verdiyse gün gelecek herkesin günah defteri ortaya çıkacak. Bugün öve öve yere göğe sığdıramadığımız bazı isimlerin arka planda neler yaptığı ortaya çıkınca hepimiz vay anasını demekten kendimizi alamayacağız. Bu fakir çok şeyler biliyor ama vatanı kurtaran şaban başkası olsun dediğinden sesi soluğu çıkmıyor. Kamu malını peşkeş çeken kim olursa olsun, asla yanında kalmaz. Salı günü WebTV programında görüşmek üzere. Kalın sağlıcakla.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.