Kılıçdaroğlu, Tüsiad Ziyaretçisiydi

TÜSİAD, Türk sanayici işadamlarının!

Sanayi işadamlarının toplaştığı dernek!

Dertleştiği dernek!

Türk hükümetlerini yıkmak…

Yeniden yapmak…

Bu iki işi siyaset adına düzenlemek!

Türk sanayiciliğini geliştireceğine;

Türk hükümetini… devletini…

Diledikleri gibi düzenlemek…

Ayarlamak…

Kimin seçileceğini…

Kimin siyasetten azledileceğini kestirmek!

TÜSİAD, yalnız çalışmazdı;

Onu da akort eden

Dövüp kımıldayamayacak hale getiren;

Bremen mızıkacılarının mızıkasının

öteki tellerini de uyumlu kılan dublörleri var:

Atatürkçü Düşünce Derneği…

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği…

Eski HSYK Üyeleri…

Eski YÖK terziyanları…

Eski AYM üyeleri…

Hepsi de aynı deliğe akıtırlardı.

Bir bütündü;

Bütün bu telleri kort edenler vardı.

O Türkiye'nin içine edenler;

Türk askerinin de karnını kaşıyan idi.

Generalliğe terfi ettirenler de yıllar önce ayarlıydı.

Emekli generallerin hangi telde çalacağı da ayarlanmıştı.

Bu tek ses çıkaran çalgının mimarı var!

Belli!

Bir kısmı;

Bugün;

Silivri E tipi kapalı cezaevinin sakinleri…

O sakinlerden beslenen…

O sakinlerin avukatlığını da üstlenen;

C H P…

Tamam mı?

Değil!

Daha kim var o zaman?

 Kim olacak!

M H P

Daha?

Elbette var!

 Kim o zaman?

Süleyman Demirel… Mesut Yılmaz…

Cindoruk… Biraz da N. K. Zeybek…

Görüyorsunuz; neler oluyor.

Rahmetli Erbakan'ın;

“Erkek sakalsız; kadın çarşafsız olmaz!”

Diyebilen Hocanın;

“Siz hiçbir şey yapamazsınız!”

“85 yılda taş üstüne taş koyamazsınız!”

“Al birini; vur ötekine!”

Dediği siyasi önderler!

 İşte Tayyip Erdoğan…

İşte Kılıçdaroğlu!

Kılıçdaroğlu, bu TÜSİAD'ı ziyaret etmiş!

Ne demiş?

Değişim… Milli anayasa!

Erdoğan peşinden sürüklüyor.

İstemeseler de sürüklüyor.

Açılımlar… demokrasi açılımları!

Boşuna değildi!

Türkiye artık eski Türkiye değil!

Eski CHP'nin…

MHP'nin Türkiye'si değil!

İşte Kılıçdaroğlu bunu anlamış!

Türkiye'de köprünün altından çok suların geçti!

 Onu da iyi kavramış, Kılıçdaroğlu!

Çırpınıyor!

TÜSİAD yeni bir anayasa çalışması yapmış;

Bu ne perhiz! Bu ne lahana turşusu!

Hani; tartışılamaz…

Hani; tartışılması teklif bile edilemezdi!

Azıcık tartışanların vah! Vah!

devletin anayasal yapısını yıkmaktan

İdam edildikleri günler ne olacak!

Bırak kitabının taslağını hazırlamak;

Kafasından geçirdi… tasarladı diye…

idam edilenler ne olacak!?

Bu idamlar; Tek Parti döneminde olmuş!

Ne değişimi!?

Ne demek değişim!?

Her değişim düşüncesi eyleme geçirilmeden;

Polisin… MİT çalışanlarının…

Jandarmanın… JİTEM'in…

Batı Çalışma Grubunun adıçlaması yeterdi.

Jopları… dipçikleri… namluları altında çiğnenler

Ne olacak!

Demokrasilerde fikir özgürlüğünden korkulmaması…

herkesin düşüncelerini özgürce dile getirmesi…

gerekir;

diyorlar.

Süheyl Batum;

Anayasa profesörü…

CHP'nin MYK'sına seçilmiş!

Kağıttan kaplanları da var.

bir ekip oluşturmuş;

bütün sivil toplum örgütlerine yazmış;

“öngördükleri bir anayasada temel normlar ne olmalı?”

“nasıl değişiklikler yapılmalı?” diye;

Bilgi istemiş.

Ergenekon'a uzanmış;

Ergenekon sanığı Balbay'ı… Özkan'ı aday göstermiş.

CHP danışmaz ki!

Her şeyin alasını bilir.

Ne diye birilerinin düşüncesini sorar ki!

Ama sancı var.

Tayyip Erdoğan'ın halkın içine dalma…

Halk adamı olma yolunda 8 yıllık sınavı başarmış;

Yüzde ellileri şimdiden yakalamış.

CHP ne yapsın?

Çırpınışları var ama;

Son nefeste tevbenin ne faydası olacak!

Firavun Allah'a cc ne demiş?

“Boğulma gerçeği kendisini yakalar yakalamaz:

"İnandım ki İsrailoğullarının iman ettiği ilahtan başka hiçbir ilah yok!

O halde ben imanını dışa vuran Müslümanlardanım" dedi.

"Şimdi mi!

Oysaki ta baştan bayrak kaldırmış;

ilâhî düzeni kundaklayanlardan olmuştun.

O halde senden sonrakilerine bir ayet olman amacıyla

seni bedeninle bugün yükseğe atıyoruz" diye ses geldi.

Oysa büyük çoğunluk eğitim politikalarında ayetlerimizin kültürünü almamışlar”

Yunuz Suresi: 90-92.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Salih Parlak Arşivi
SON YAZILAR