Bakan Göktaş: 30 bin 296 "kırılgan hane" tespit ettik
Bakan Göktaş, bir otelde düzenlenen "Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İzleme Birimi ve Vaka Yönetimi Çalıştayı"nda yaptığı konuşmada, yıllardır sahada büyük emekle yürüttükleri sosyal yardım çalışmalarını daha güçlü zemine taşımak üzere bir arada olduklarını söyledi. İhtiyaçları karşılamanın ötesine geçen, çocukların geleceğini önceleyen ve kurumları aynı hedef etrafında birleştiren bir vizyonu ele alacaklarını belirten Göktaş, UNICEF işbirliğinde gerçekleştirdikleri çalıştayla sahadan gelen bilgiyi karar alma süreçlerine daha etkili şekilde yansıtmayı amaçladıklarını vurguladı. Göktaş, içinde yaşanan dönemin tüm dünyada sosyal devlet anlayışını her zamankinden daha kritik bir noktaya taşıdığına işaret ederek, "Bugün küresel ölçekte derinleşen sosyal eşitsizlikler, göç, afetler, savaşlar ve aile yapısını zorlayan yeni riskler, sosyal politikaları ülkelerin en stratejik alanlarından biri haline getirdi." ifadesini kullandı. Artık sosyal devletin sadece ihtiyaç anında devreye giren bir yapı olmadığını vurgulayan Göktaş, sosyal devletin riskleri önceden gören, aileyi ayakta tutan, çocuğu koruyan ve toplumun dayanıklılığını artıran güçlü bir gelecek tasavvuru olduğunu kaydetti. Bakan Göktaş, Türkiye'nin bu anlayışı en güçlü biçimde hayata geçiren ülkelerden biri olduğunu ifade ederek, "Dünyanın birçok ülkesinde sosyal koruma sistemleri krizler karşısında yeniden yapılanma arayışına girmişken, Türkiye bu alanda güçlü bir uygulama birikimine sahiptir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ülkemiz, sosyal yardım ve sosyal hizmet alanında çok geniş bir kurumsal kapasiteye ulaştı. Son 24 yılda hayata geçirilen politikalarla Türkiye, sosyal devleti hayatın her alanına dokunan güçlü bir sisteme dönüştürdü." değerlendirmesinde bulundu.
![]()
Sosyal devlet tecrübesiyle sahaya inen, her haneye ulaşan ve ihtiyacı yerinde tespit eden güçlü bir model inşa ettiklerini dile getiren Bakan Göktaş, şunları söyledi: “İşte bu anlayışın sahadaki en güçlü taşıyıcılarından biri, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarımızdır. Bugün 1003 vakfımız ile ülkemizin en ücra köşelerine kadar uzanan güçlü bir sosyal koruma ağına sahibiz. Bu büyük yapı, devletimizin şefkatini milletimizin dayanışma ruhuyla buluşturan mekanizmalardan biridir. Günden güne değişen sosyal ihtiyaçlar ise farklı gereklilikleri de beraberinde getiriyor. Sosyal devletin sahadaki varlığını daha dinamik, daha erken harekete geçen ve daha bütüncül bir yaklaşımla güçlendirmeyi gerekli kılıyor. Çünkü artık mesele destekleri ve hizmetleri sadece başvuru geldiğinde ulaştırmak değildir. Esas mesele ihtiyaç derinleşmeden, riskler büyümeden, kırılganlıklar kalıcı hale gelmeden vatandaşımıza ulaşabilmektir.” Göktaş, İzleme Birimini geçen yıl bu anlayışla kurduklarını anımsatarak, "Bu birimle Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi üzerinden bugüne kadar 30 bin 296 kırılgan hanemizi tespit ettik. Bu haneleri 920 sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfımızla paylaştık. Kimi zaman bu hanelerde ebeveyn kaybı yaşamış bir çocuğa ulaştık. Bazen öz bakım ihtiyacını karşılamakta zorlanan bir yaşlımızın yanında olduk. Kimi zaman ağır engelli ve yalnız yaşayan bir vatandaşımızın hayatına dokunduk. Bazen de okul devamsızlığı riski taşıyan bir çocuğumuzu yeniden eğitime kavuşturduk." dedi.
Kaynak:AA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.