Tulum festivali başladı

Tulum festivali başladı
Uluslararası I. Tulum Festivali Artvin'de yapıldı. Romanya, Bulgaristan, Ukrayna ve Gürcistan'dan ekiplerin katıldığı festivale ilgi büyük oldu

MİA Kongre Toplantı Organizasyon şirketinin sahibi Tekin Atacan festivalin amacını şöyle açıkladı:”Festivalin amacı kendi kültürümüzün en sevilen müzik aletlerinden biri olan tulumun yeni nesillere aktarılması, sevdirilmesi ve tanıtılması amacı ile biz bu Festivali başlattık. Bu gece Artvin'deyiz. Biz kendi kültürümüzü tanıtmazsak, kendi kültürümüze hizmet etmezsek, bu kültürü kaybedebiliriz. Başka kültürlerin yemi oluruz. Onun için başka kültürleri de inceleyebilir, öğrenebiliriz. Ancak önce kendi kültürümüzü uluslararası platforma taşıtarak dünyaya tanıtmalıyız. Dünyaya entegre etmeliyiz. Sanat ve müziğin ebadı çok geniştir. Sınırları şimdilik dünyanın kendisidir. Biz sanat, müzik ve kültürler ile dünyada daha az savaş göreceğimize inanıyoruz. MİA Kongre ve Toplantı Organizasyonu olarak Artvin halkının göstermiş olduğu yakın ilgiden dolayı çok teşekkür ediyorum. Bu yıl festivalimize; Bulgaristan, Ukrayna, Romanya ve Gürcistan'dan gelen halk dansları ekipleri katıldı. Gelecek yıl yapacağımız II. Uluslararası Tulum Festivalinde daha çok katılımcı ülkeler ve daha fazla dalda etkinlik yapacağımızı şimdiden söylemek istiyorum. Festivale sanatçı olarak Artvinli olan Cemal Çayırcı hiçbir ücret talep etmeden katıldı. Kendisine çok teşekkür ediyorum.”

TULUMUN ÖZELLİKLERİ

Üflemeli bir Türk halk çalgısıdır. Deri kısmı, nav ve ağızlık olmak üzere üç kısımdan oluşmaktadır. Derikısmına hava depolanır ve koltuk altından bastırılarak nav kısmına hava gitmesi sağlanır. Nav kısmı ise melodi çalınan kısmıdır. Analık ve dillik adı verilen iki kısımdan oluşmaktadır. Ağızlık kısmı ise tulumun deri kısmına hava göndermeye yarayan bölümdür. Tulum yurdumuzda Trabzon, Rize, Erzurum, Kars'ta, Kuzey ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde ve Trakya bölgesinde kullanılmaktadır. Genellikle kuzu ve oğlak derisinden yapılan tuluma Trakya'da gayda adı verilmektedir. Tarihçe İskoç gaydasının atası olan gayda-tulum benzeri nefesli sazların Romalılar tarafından Anadolu veya Trakya üzerinden kıta Avrupası'na taşındığı teorisi genelde kabul görmektedir. 17. yüzyılda bölgeye gelen Evliya Çelebi seyahatnamesinde “dankiyo tulum sazı” ve “Sazende-i dankiyo düdüğü” olarak tanımladığı enstrümanı Trabzon Lazlarının icat ettiğini bildirmiştir. Bununla birlikte Antik Yunanca olup “Hayvan derisinden yapılmış torba” anlamına gelen dankiyo kelimesi bugün neredeyse hiç bilinmediği gibi dini sebeplerle yada küçükbaş hayvancılığın terk edilmesiyle unutulmuştur. 1923 mübadelesine kadar Rumlar tarafından özellikle Maçka ve Kuzey Gümüşhane'de (Krom, Santa, İmera) yoğun olarak kullanılmaktaydı. 1970'lere değin Holo[4] boğazı köylerinde de çalındığı bilinmekte, kemençenin bazı parçaları çalmak için tulum gibi akort edildiğinden Trabzon folklorunda etkisi sürmektedir. Günümüzde tulumun en yoğun ve tek enstrüman olarak kullanıldığı bölge Hemşinlilerin yaşadığı Rize'nin Hemşin, Çamlıhemşin ve Erzurum'un İspir ilçesidir. Bununla birlikte Çayeli ilçesinden doğuya doğru Gürcistan sınırına kadar Lazlar ve Artvin'in iç bölgelerinde Gürcüler tarafından da geleneksel enstrüman olarak kullanılmakta, iç bölgelerde Tatos Dağları sınırından itibaren yerini davul-zurnaya bırakmaktadır.

TULUMUN YAPISI

Tüyleri tez imlenmiş çebiç adı verilen oğlak derisinden delik yerleri bağlanıp, gövde bölümü elde edilir ön ayaklardan birine lülük, arka ayaklarından birine de nav takılarak yapılmaktadır Geleneksel olarak boynuzdan yapılan navlar günümüzde ahşaptır ve içine yöresine göre zimbon (Trabzon), çimon/çibu (Rize)adı verilen kamıştan yapılan komalı-pentatonik sipsi yerleştirilmektedir. Lülükten dudula adlı ağızlıktan üflenerek şişirilen enstrümanda sıkışan hava nav içinde bulunan zimbona gelir ve burada parmaklar sayesinde istenilen ses elde edilir.