SİYASETTE SIRTA BASARAK YÜKSELENLER

Mehmet Ali Coşkuner

Siyasetin en büyük sorunu fikir ayrılıkları değildir.

Çünkü fikirler değişebilir, görüşler farklılaşabilir, yollar ayrılabilir.

Asıl sorun, yükselmek uğruna her değeri ayaklar altına alan karakter yoksunluğudur.

Bazı insanlar vardır; bir yere gelene kadar herkesin dostudur.

Omuz omuza yürür, aynı sofraya oturur, aynı davanın neferi olduğunu söyler.

Makamı yokken sadakatten, vefadan ve kardeşlikten bahseder.

Ancak koltuğun gölgesi üzerine düşünce geçmişini inkâr etmeye başlar.

Dün kendisine kapı açanları bugün kötüleyenler, dün elini sıkanları bugün hedef gösterenler, dün beraber mücadele ettiği insanlara bugün iftira atanlar aslında sadece başkalarına değil, kendi karakterlerine de ihanet etmektedir.

Çünkü insanın gerçek yüzü zor zamanda değil, güç sahibi olduğunda ortaya çıkar.

Kurnazlıkla zekâyı karıştıranlar vardır.

İnsanları kullanmayı marifet, dostlarını satmayı strateji, iftirayı siyaset zannederler.

Kısa vadede başarılı olmuş gibi görünürler.

Çevrelerinde alkışlayanlar bulunur.

Onlara makam verenler, imkân sağlayanlar ve önlerini açanlar olur.

Fakat unuttukları bir gerçek vardır.

Bir insan, kendisini bulunduğu noktaya taşıyanları satabiliyorsa, yarın kendisini o noktaya getirenleri de satabilir.

Bugün yanında duranları yarın sırtından vurmayacağının hiçbir garantisi yoktur.

Çünkü ihanet bir tercih değil, karakter meselesidir.

Dün aynı masada oturduğu insanları karalayarak makam elde eden biri, yarın yeni bir makam için bugün oturduğu masayı da devirecektir.

İftira onun için araçtır.

Yalan onun için yöntemdir.

Menfaat onun için pusuladır.

Böyle insanların en büyük sermayesi dürüstlük değil, hafızası zayıf insanlardır.

Ancak tarih göstermiştir ki; emek vererek yükselenler kalıcı olur, insan harcayarak yükselenler ise bir gün yalnız kalır.

Çünkü makamlar geçicidir, koltuklar geçicidir, güç geçicidir.

Kalıcı olan tek şey insanın ardında bıraktığı itibardır.

Bugün bu tür insanlara güvenerek yol yürüyenler de bir kez olsun durup düşünmelidir.

Dün yanında yürüdüğü insanları acımasızca harcayan biri, yarın sizi neden harcamasın?

Dün kendisine iyilik yapanları hedef tahtasına koyan biri, yarın size karşı aynı yöntemi neden kullanmasın?

Çünkü karakter değişmez.

Maskeler düşer, şartlar değişir, roller değişir ama karakter eninde sonunda kendisini ele verir.

Bu yüzden siyasette akıl kadar ahlaka, başarı kadar sadakate, zekâ kadar vicdana ihtiyaç vardır.

Aksi halde birileri yükseliyor gibi görünürken aslında sadece etrafındaki insanların omuzlarına basarak biraz daha yükseğe çıkmış olur.

Ve insanları basamak yapanların sonu, basamak kalmayınca düşmekten başka bir şey değildir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.