HER YAKINLIK DOSTLUK DEĞİLDİR

Mehmet Ali Coşkuner

Hayatta herkes düşmanından yara almaz.

Bazıları, en büyük acıyı "dostum" dediği insanlardan yaşar.

Çünkü açık düşman size uzaktan bakar; sahte dost ise yanı başınıza oturur.

Düşman size meydan okur, sahte dost ise size güven verir.

İşte insanın en büyük yanılgısı da burada başlar.

Bizi yıkan çoğu zaman düşmanlarımız değil, dost sandıklarımızdır.

Sizi sırtınızdan hançerleyecek insan, bunu elinde bıçakla gelerek yapmaz.

Önce elinizi sıkar, omzunuza dokunur, size "Ben senin yanındayım." der.

Sizi dinler, sizi anladığını hissettirir, güveninizi kazanır.

Çünkü bilir ki kalenin kapısı zorla değil, güvenle açılır.

İnsan hayatındaki en büyük tehlike, düşmanını tanımaması değildir.

Asıl tehlike, düşmanını dost sanmasıdır.

Bugün yaşanan birçok ihanetin, birçok kırgınlığın ve birçok hayal kırıklığının temelinde kötü insanlar değil, iyi niyetin yanlış kişilere emanet edilmesi vardır.

Çünkü bazı insanlar dostluk kurmak için değil, bilgi toplamak için yaklaşırlar.

Konuştukça sizi çözmeye, sustukça sizi okumaya çalışırlar.

Onların derdi sizin mutluluğunuz değildir.

Onlar, en zayıf olduğunuz anı, en hassas noktanızı ve en derin yaranızı ararlar.

Çünkü bilirler ki bir insanı yıkmanın en kolay yolu, onun kendi zaafını ona karşı kullanmaktır.

İşte bu yüzden her ilgi masum değildir.

Her "Nasılsın?" sorusu gerçekten hâlinizi merak ettiği için sorulmaz.

Her tebessüm dostluk anlamına gelmez.

Her omuza atılan el samimiyet taşımaz.

Bazen ilgi, sadece yaklaşmanın; yakınlık ise sadece hedefe ulaşmanın yöntemidir.

Doğa bize bunun en çarpıcı örneğini yıllardır gösteriyor.

Kuşları en çok ürkütmemeye çalışanlar, onları en çok sevenler değil; onları avlayanlardır.

Avcı, avının güvenini kazanamayacağını bilir ama korkutmamayı başarır.

Sessizce yaklaşır, sabırla bekler ve doğru zamanı kollar.

İnsanlar arasında da aynı yöntemi kullananlar yok mudur?

Güven, ilk tanışmada dağıtılacak bir ödül değildir.

İnsanları sözleriyle değil, zor zamanlardaki tavırlarıyla tanınır.

Çünkü karakter, yüzünüze söylenen güzel sözlerde değil, arkanızdan kurulan cümlelerde ortaya çıkar.

Her kapıyı çalan misafir değildir, bazıları içeriyi görmek için gelir.

Kalbinizin kapısını açmadan önce, kapıyı çalanın yüzüne değil, niyetine bakın.

Çünkü bazen en büyük kötülük nefret ederek değil, gülümseyerek yanınıza oturur.

Her ilgiye aldanmayın.

Her yakınlığı dostluk sanmayın.

Çünkü bazı insanlar kalbinize girmek için değil, en zayıf yerinizi bulmak için yaklaşırlar.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.